Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'de devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.
Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 53 ölü ve 503 yaralının getirildiği kaydedildi.
İsrail ordusunun Gazze'de 19 Ocak'ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 4 bin 201 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 12 bin 652 kişinin yaralandığı belirtildi.
Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, 27 Mayıs'tan bu yana İsrail-ABD güdümlü "Gazze Yardım Vakfı" tarafından insani yardım adı altında kurulan dağıtım bölgelerine düzenlediği saldırılarda yaşanan kayıplara ilişkin güncel veriler paylaşıldı.
Açıklamada, "İsrail işgal güçleri, aç durumdaki 3 sivili öldürüp 35 sivili yaralayarak yeni bir suç işledi." ifadesine ver verildi.
Söz konusu saldırının, 93 gündür siviller aleyhinde devam eden "aç bırakma ve sistematik hedef alma" politikasının devamı olarak Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde sözde yardım dağıtım merkezlerinin yakınında gerçekleştiği belirtildi.
Son saldırının ardından Refah ve Netzarim Koridoru bölgelerinde 27 Mayıs'ta faaliyete geçen sözde yardım dağıtım merkezlerine düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 52'ye, yaralıların sayısının da 340'a yükseldiği kaydedildi.
Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu, Refah kentinin batısındaki ABD kontrolündeki dağıtım merkezinden insani yardım alabilmek için bölgeye gelen Filistinlilere ateş açtı.
Saldırı sonucu 3 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.
Ayrıca İsrail ordusunun dün Refah kentinde yardım almak için gelen Filistinlilere açtığı ateş sonucu yaralanan bir Filistinli de bugün hayatını kaybetti.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin çeşitli noktalarına sabah saatlerinden bu yana düzenlediği saldırılarda 33 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.
Hastane kaynaklarının aktardığına göre, İsrail ordusunun Gazze kentinin orta kesiminde Nedim ailesine ait evi bombalaması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti.
İsrail askerleri ayrıca Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Ebu Şerah Kavşağı yakınlarında bulunan sivilleri hedef aldı. Saldırıda 4 Filistinli öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinde ise Filistinli "Bereş" ailesinin evi vuruldu, 16 kişi hayatını kaybetti.
Cibaliya'ya düzenlenen saldırılarda yaşamını yitiren 2 kişinin cenazesi Şifa ve El-Ehli Baptist hastanelerine getirildi.
Söz konusu saldırılarda yaralananların durumunun ağır olduğu, can kaybının artabileceği aktarıldı.
Cibaliya'da "Cuneyd" ailesinin evine düzenlenen bombardımanda da 1 kadın hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah'a düzenlediği saldırıda 3 Filistinli yaşamını yitirdi.
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Zuveyda bölgesinde de Bureyc Belediyesine ait araç hedef alındı. Saldırıda biri belediye çalışanı olmak üzere 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kenti açıklarında avlanan Filistinli 2 balıkçı da İsrail askerlerinin açtığı ateşle yaralandı.
Öte yandan İsrail ordusu gece saatlerinde Gazze kentinin kuzeyi ve doğusu başta olmak üzere farklı bölgelere havadan ve karadan top atışlarıyla saldırılarını yoğunlaştırdı.
Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail askerleri, Gazze ile Han Yunus'un doğusu ile Gazze Şeridi'nin kuzey bölgelerinde konutları havaya uçurmaya devam etti.
Deyr Belah'taki Ensar Camisi de İsrail ordusunun attığı 3 füze sonucu yıkıldı.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah'ta Ensar Camisi'ne saldırı düzenledi pic.twitter.com/isskZNLN7F
— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) June 2, 2025
UNRWA'nın X hesabından yapılan paylaşıma göre UNRWA İletişim Direktörü Juliette Touma, İrlanda basınına Gazze'ye ilişkin açıklamada bulundu.
Touma, "Sadece 20 ayda 50 bin erkek ve kız çocuğu öldürüldü veya yaralandı." ifadelerini kullandı.
UNRWA İletişim Direktörü Touma, sadece bunun bile tüm dünyayı şoke etmeye yetecek ve İsrail saldırılarının durdurulması için daha fazla harekete geçirecek bir şey olduğunu vurguladı.
UNRWA'nın paylaşımında, Gazze Şeridi'nde aralarında çocukların, insani yardım ve sağlık çalışanlarının, ilk yardım görevlilerinin ve gazetecilerin de bulunduğu sivillerin öldürülmeye ve yaralanmaya devam ettiği belirtildi.
Paylaşımda ayrıca, "Gazze'de hiç kimse güvende değil, ayrım yapılmıyor, hiçbir yer güvenli değil." ifadelerine yer verildi.
İsrail ordusu, 27 Mayıs'tan bu yana İsrail-ABD güdümlü "Gazze İnsani Yardım Vakfı" tarafından insani yardım adı altında kurulan dağıtım bölgelerine saldırılar düzenliyor. İsrail güçleri, oluşturduğu sözde "tampon bölgelerde" kurduğu dağıtım yerlerine akın eden sivillere ateş açıyor.
İsrail ordusunun son olarak pazar günü Gazze Şeridi'nde 2 ayrı noktada insani yardım almaya çalışan Filistinlilere düzenlediği saldırılarda 32 kişi hayatını kaybetmiş, 232 kişi yaralanmıştı.

İsrail ordusu ise Gazze Şeridi'nde dağıtım noktasında yardım bekleyen Filistinlilerin üzerine ateş açarak onlarca kişiyi öldürdüğünü inkar etmişti.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, "Gazze Şeridi'nde yardım dağıtımının ölüm tuzağına dönüştüğünü" belirtmişti.
Bu yıl şubatta İsviçre'nin Cenevre kentinde "kar amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütü" olarak kurulduğu belirtilen "Gazze İnsani Yardım Vakfı"nın arkasında, ABD ve İsrail basınında yer alan haberlere göre Tel Aviv ve Washington yönetimleri bulunuyor.
UNRWA ve Gazze'deki Filistin hükümeti, bu vakfın Tel Aviv yönetiminin amaçları doğrultusunda çalıştığını ifade ediyor.
Uluslararası basında çıkan haberlere göre, bu vakıf sayesinde Gazze'ye yardımlar konusunda BM ve diğer bağımsız yardım kuruluşlarının saf dışı edilmesi amaçlanıyor.
İsviçre'nin Cenevre şehrinde kurulan vakıf, ABD tarafından "bağımsız" olarak değerlendirilmesine rağmen, kuruluşun İcra Direktörü Jake Wood, açılış töreninden bir gün önce istifa ettiğini duyurmuştu.
Wood, yardım planını hayata geçirmenin "insani ilkelerle bağdaşmadığını" ve "tarafsızlık, insanlık ve bağımsızlık gibi temel prensiplerden taviz verilemeyeceğini" ifade etmişti.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, işgal altındaki Filistin topraklarındaki son durum hakkında yazılı açıklama yaptı.
"Dün Gazze'de yardım ararken öldürülen ve yaralanan Filistinlilere dair haberler beni dehşete düşürdü." ifadesini kullanan Guterres, Filistinlilerin yiyecek için hayatlarını riske atmak zorunda kalmalarının kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Genel Sekreter, insani yardım almaya çalışan Filistinlilerin üzerine ateş açılmasıyla ilgili derhal ve bağımsız bir soruşturma yapılmasını ve faillerin hesap vermesini istedi.
İsrail'in uluslararası insancıl hukuk uyarınca insani yardımları kolaylaştırma konusunda açık yükümlülükleri olduğunu hatırlatan Guterres, Gazze'ye insani yardımların girişine ve BM'nin bu alanda güvenlik içinde çalışmasına izin verilmesi çağrısı yaptı.
Guterres, çatışmaya askeri bir çözüm olmadığını da ekleyerek, hemen kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkes çağrısını tekrarladı.
amas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi'nde İsrail ordusuna ait bir grup ile askeri noktanın havan topu ve füzelerle hedef alındığını duyurdu.
Kassam Tugayları tarafından yapılan yazılı açıklamada, Han Yunus'un doğusundaki Karara beldesinde bir grup İsrail askerinin havan toplarıyla hedef alındığı belirtildi.
Kentin doğusundaki Ayn Selis noktasının da kısa menzilli 3 füzeyle hedef alındığı aktarıldı.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından, dünyanın en yoğun nüfusa sahip yerlerinden Gazze Şeridi'nde en fazla yerleşimin bulunduğu ikinci nokta olarak bilinen Han Yunus kentinin bloklara bölündüğü bir harita paylaştı.
Han Yunus kentindeki 4 bölgeye "büyük bir güçle saldırılar düzenleyeceğini" açıklayan İsrail ordusu, Filistinlilere "güvenli bölge" olduğunu iddia ettiği batıdaki Mevasi bölgesine zorla göç etmeleri talimatını verdi.
İsrail ordusu daha önce Gazze'yi kalıcı olarak işgal edeceği “Gideon'un Savaş Arabaları" ismini verdiği kapsamlı saldırı planına başladığını duyurmuştu.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde işgali genişletecek ve kalıcı hale getirmek için uygulamaya başladığı saldırı planıyla Filistinlilerin Gazze'nin güneyindeki "toplama kamplarına” sürülmesi öngörülüyor.
İsrail basınında yer alan haberlerde ise ordunun, 2 ay içinde Gazze'nin yüzde 75'ini işgal etmeyi planladığından bahsedilmişti.
Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan açıklamaya göre, sabah saatlerinden itibaren 830 fanatik Yahudi, Mescid-i Aksa'ya baskın gerçekleştirdi.
İsrail polisi, aşırı sağcı Yahudileri gruplar halinde Mescid-i Aksa'nın Magaribe Kapısı'ndan içeri aldı.
Görgü tanıkları, fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa'nın içinde dini ritüeller gerçekleştirdiğini aktardı.
İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırım 20. ayı geride bırakırken, fanatik Yahudilerin, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskınları son dönemde giderek arttı.
Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyonda kritik görevlere gelen aşırı sağcı bakanlar, Mescid-i Aksa'da "Yahudilerin ibadet etmesi ve Mescid-i Aksa'nın yerine bir Yahudi tapınağı inşa edilmesi gerektiğini" açıktan dile getiriyor.
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Mescid-i Aksa'nın yerine "tapınak inşa edilmesini arzu ettiğini, bütçesini kendisinin karşılayacağını" ileri sürmüştü.
Yahudi Gücü'nden aşırı sağcı Milletvekili Zvi Sukkot da Aksa'da İsrail bayrağı açarak dolaştığı görüntüleri paylaşmış, "Mescid-i Aksa bizim elimizde." ifadesini kullanmıştı.
Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.
Yahudiler, 2003'ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor. Bu girişleri baskın olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.
İsrailliler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, "Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu" iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.
İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyarette bulunabildiği" yönündeki tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.
Ancak fanatik Yahudilerin İsrail polisi korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.
İsrail içindeki Ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğunluğu ise Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girmesinin dinen yasak olduğunu vurguluyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze Şeridi’nde, İsrail ve ABD güdümlü yardım dağıtım mekanizmasının, bölgedeki acil insani ihtiyaçları karşılamadığını bildirdi.
UNRWA Gazze Direktörü Sam Rose, yaptığı yazılı açıklamada, “Gazze’deki mevcut dağıtım yolları, özellikle hasta, yaşlı ve yaralılar için acil insani ihtiyaçları karşılamıyor” ifadesini kullandı.
BM’nin 7 günlük ateşkes sürecinde yardımları güvenli ve geniş kapsamlı bir şekilde ulaştırabildiğini kanıtladığını vurgulayan Rose, “UNRWA olarak biz, dünyadaki en büyük sürekli gıda dağıtım operasyonunu yürütüyoruz. Yardım malzemeleri hazır, ancak acil olan ihtiyaç bu yardımların doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasıdır. Kaybedecek zamanımız yok” değerlendirmesinde bulundu.
Rose, Gazze’de 2 Mart’tan bu yana yaşanan ve derinleşen açlık krizine dikkati çekerek, UNRWA'nın güvenli ve engelsiz şekilde yardım ulaştırabilmesi için yetkilendirilmesi çağrısı yaptı.
BM raporlarına göre, İsrail insani yardımlara yönelik sınır kapılarını kapatarak kasıtlı bir şekilde açlığa yol açarak, bu yolla Filistinlileri zorla yerinden etmeyi hedefliyor.
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail askerlerinin Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Sincil köyü yakınlarında ateş açması sonucu yaralanan Filistinli çocuk, gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitirdi.
İsrail askerleri ayrıca bölge yakınlarındaki bir Filistinlinin evine baskın düzenleyerek söz konusu olaya dair kamera kayıtlarını sildi.
Sincil köyü sakinlerinden gazeteci Muhammed Gafri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 14 yaşındaki çocuğun 7 Ekim 2023’ten bu yana kapalı olan köyün kuzey girişinde bulunduğu sırada İsrail askerleri tarafından vurulduğunu söyledi.
Gafri, "İsrail askerleri 14 yaşındaki çocuğu vurduktan sonra kıyafetlerini çıkardı. Çocuk bir süre kan kaybettikten sonra İsrail ordusuna ait bir ambulans geldi ve çocuğu götürdü." dedi.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin (OCHA) raporuna göre, Yahudi yerleşimcilerin işgal altındaki Filistin topraklarındaki şiddeti sistematik olarak artıyor.
Aşırı sağcı İsrailliler, 2025'te ayda ortalama 44 ve 5 ayda ise toplam 220 Filistinliyi yaraladı.
Göçebe Filistinlilerin yaşadığı çoğunluğu kadın ve çocuk yaklaşık 120 kişilik Mugayir ed-Deir köyündekilerin tamamı, evlerinin yakınında Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin 4'üncü yasa dışı kaçak yerleşim yerini kurmasıyla zorla yerlerinden edildi.
İşgal altındaki Batı Şeria'da Selfit kenti genelinde İsrail ordusunun uyguladığı hareket kısıtlamaları ve kontrol noktaları nedeniyle 90 bin kişinin sağlık hizmetlerine, eğitim ve geçim kaynaklarına erişiminin engellendiği aktarıldı.
BM Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) tahminlerine göre, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin, Nur Şems ve Tulkerim mülteci kamplarında 33 binden fazla Filistinli yerinden edildi ve kamplara geri dönemiyor. Ayrıca İsrail ordusu, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarında onlarca evi yıktı.
İsrail ordusunun 20-26 Mayıs tarihlerinde düzenlediği saldırılarda Batı Şeria'da 2'si çocuk 15 Filistinli yaralandı. 27-28 Mayıs tarihlerinde ise 2 Filistinli, İsrail ordusu tarafından vurularak öldürüldü.
Söz konusu tarihler arasında, 28'i Batı Şeria'nın Filistin kontrolündeki "C Bölgesi"nde, 3'ü ise Doğu Kudüs'te olmak üzere 31 yapı "inşaat izinleri olmadığı" iddiasıyla yıkıldı.
Mayıs ayı genelinde ise İsrail'in yıkımları nedeniyle 16 kişinin yerinden edildiği, bu rakamın OCHA'nın yıkımları belgelemeye başladığı 2009 yılından bu yana en yüksek aylık ortalama olduğu kaydedildi.
Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail hapishanelerinde 47 Filistinli kadın tutuklu bulunduğunu bildirdi.
Cemiyetten yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi'ne yönelik 7 Ekim 2023’te başlayan "soykırım"ndan bu yana, İsrail hapishane idaresinin Filistinli kadın tutuklulara yönelik hak gasplarını ve sistematik ihlalleri daha da artırdığını belirtti.
Açıklamada, "Savaşın başlamasından bu yana kadın tutuklulara yönelik ihlaller benzeri görülmemiş boyutlara ulaştı. Bu durum, sistematik kötü muamele, aşağılayıcı uygulamalar, işkence, aç bırakma, tıbbi ihlaller, çıplak arama ve en temel sağlık koşullarından yoksun hücrelerde tutulma gibi uygulamaları içeriyor." ifadelerine yer verildi.
İsrail’in son dönemde kadınlara yönelik gözaltı ve baskınlarını artırdığı vurgulanan açıklamada, bu nedenle daha önceki esir takası anlaşması sonrasında azalan kadın tutuklu sayısının yeniden yükselişe geçtiği kaydedildi.
Açıklamada, İsrail hapishanelerinde şu anda bir çocuk, beşinci ayında hamile iki kadın, üniversite öğrencileri, öğretmenler ve tutuklu ya da şehit yakınları olmak üzere toplam 47 kadın tutuklu bulunduğu bilgisine yer verildi.
Tutuklanan kadınların çoğunluğu, "sosyal medya üzerinden kışkırtma" gibi suçlamalarla gözaltına alınırken, 8 kadın ise "gizli dosya" gerekçesiyle idari tutukluluk altında tutulduğu aktarılan açıklamada, 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail saldırılarından bu yana yaklaşık 545 Filistinli kadının gözaltına alındığını aktardı.
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail saldırıları nedeniyle böbrek yetmezliği hastalarının yüzde 41’i, diyaliz merkezlerine ulaşamama ve bu merkezlerin yıkılması nedeniyle hayatını kaybetti.
İsrail ordusunun saldırılarında Gazze’nin kuzeyinde böbrek hastalarına hizmet veren Nura el-Kaabi Diyaliz Merkezi tamamen yerle bir oldu.
Uzmanlar, merkezin yıkılmasının böbrek hastalarının sağlık durumu üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulundu.
İsrail’in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki hastane ve özel bakım merkezlerini sistematik şekilde yok ettiği ve bunun öngörülemeyecek bir felakete yol açtığı ifade edildi.
Filistin Kızılayından yapılan açıklamada, "Ekiplerimiz, Dünya Sağlık Örgütü ile koordinasyon içinde, Gazze'nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesinden 3 yaralı, 34 sağlık çalışanı ve iki refakatçiyi kapsayan karmaşık bir insani tahliye operasyonu gerçekleştirdi." ifadelerine yer verildi.
Tahliye işleminin, saatler süren hassas saha koordinasyonu sonucunda başarıyla tamamlandığı vurgulanan açıklamada, bu sürecin, Kızılayın sağlık ekiplerini koruma ve yaralıları daha güvenli bölgelere ulaştırma çabalarının bir parçası olduğu belirtildi.
Gazze'nin kuzeyinde uygulanan ağır abluka ve sağlık merkezlerine yönelik tekrar eden saldırılar nedeniyle bölgedeki sağlık koşullarının trajik boyutlara ulaştığına dikkat çekilen açıklamada, artan risk ve zorluklara rağmen sağlık çalışanları ve yardım personelinin yanında olmaya devam edileceği kaydedildi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
