İSTANBUL
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Türkiye Diyanet Vakfı'nın Çapa Fatih Yayınevi'nin açılışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Ramazanın Türkiye'ye hayır getirmesini Allah'tan niyaz ettiğini belirten Görmez, ''Bu sene bizim her sene olduğu gibi ramazan için seçtiğimiz tema, selamı yaygınlaştırmak" dedi.
Görmez, şunları kaydetti:
''Ramazanın bu manevi atmosferinde biraz bencilliklerimizden kurtularak, birbirimizi düşündüğümüzü ifade etmek için sevgi ve barışın ilk dokunuşu olarak selamı yaygınlaştırmak üzerinde duracağız. İkincisi de, bu sene hepimizin dikkat edeceği en önemli husus; ramazanı değiştirmeye kalkışmamak, ramazanın maneviyatını değiştirmeye kalkışmamak, ramazanın ruhaniyetine ve maneviyatına teslim olmak, ramazanla değişmek diyoruz.
Benim özellikle altını çizmek istediğim husus; ramazanda elbette bir coşku olacaktır ama bu coşku ibadetin coşkusu olacaktır. Bu coşkuyu asla eğlenceye, reklama, tanıtıma ve gösteriye dönüştürmemektir. Orucun ve ramazanın her mümine kazandırmak istediği en önemli haslet tevazudur. Bu tevazudan ayrılmamak, ramazanı, iftar sofralarını şatafata, israfa dönüştürmemek hepimizin en önemli vazifesi olacaktır'' cevabını verdi.
Üretilen bilginin kalitesi eksik
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Görmez, Beyazıt Meydanı'nda düzenlenen 31. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı'nın açılışında, yaptığı konuşmada ise ''üretilen bilginin evrenselleştirilememesi'' olduğuna dikkati çekerek, bilgi üretiminde, üretilen bilginin kalitesinde eksiklik bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Görmez, ''Son yıllarda tefekkür kaynaklarımız gelişiyor mu azalıyor mu? Düşünce üretimi ne kadar artıyor? İlahiyat fakülteleri çoğalıyor, profesörlerin, hocaların sayısı artıyor, yazarların sayısı artıyor. Ancak ürettiğimiz bilginin kalitesinde olmamız gereken yerde değiliz. Tefekkür kaynaklarımızı, bilgi, duygu kaynaklarını yeniden gözden geçirmeye ihtiyacımız var'' dedi.