Dolar
37.97
Euro
41.98
Altın
3,108.00
ETH/USDT
1,788.00
BTC/USDT
82,131.00
BIST 100
9,484.26
Dünya, İsrail-Filistin çatışması

İsrail, Gazze'de yerinden edilenlerin sığındığı BM kliniğini vurdu, 16'sı kadın ve çocuk 22 Filistinli hayatını kaybetti

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki kliniğe düzenlediği saldırıda 16'sı çocuk, kadın ve yaşlı olmak üzere hayatını kaybedenlerin sayısının 22'ye çıktığı bildirildi.

Ekip  | 02.04.2025 - Güncelleme : 03.04.2025
İsrail, Gazze'de yerinden edilenlerin sığındığı BM kliniğini vurdu, 16'sı kadın ve çocuk 22 Filistinli hayatını kaybetti Fotoğraf: Abdalhkem Abu Riash/AA

Ankara

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi, İsrail ordusunun Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait kliniği hedef almasına ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, "İşgalci İsrail Cibaliya Mülteci Kampı'nda UNRWA'ya ait kliniği bombalayarak yerinden edilenlere karşı korkunç bir katliam gerçekleştirdi. Saldırıda 16'sı kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere 22 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı." ifadeleri kullanıldı.

İsrail'in "insanlığa karşı işlediği suçlar listesine yenisini eklediği" ve BM kurumu bünyesindeki klinikte yerinden edilen masum Filistinlilerin hedef alındığı belirtildi.

Açıklamada, "Sağlık kuruluşlarını ve yerinden edilenlerin sığındığı barınakları barbarca ve kasıtlı olarak hedef alan işgalci İsrail'in, sivillere ve yerinden edilmiş kişilere karşı sürdürdüğü soykırım suçunu en güçlü şekilde kınıyoruz." ifadesi kullanıldı.

Gazze'de İsrail ordusunun hedef aldığı yerinden edilenlerin barındığı merkezlerin sayısının 228'e çıktığı bildirildi.

İsrail'in saldırılarının çatışmalarda sivillerin korunmasını garanti eden tüm uluslararası norm ve sözleşmeleri apaçık bir şekilde ihlal ettiğinin altı çizildi.

BM bünyesindeki bir sağlık kuruluşunun hedef alınmasının "tam anlamıyla savaş suçu" olduğu belirtildi ve buna karşı uluslararası eylem yapılması çağrısı yapıldı.

İsrail'in Gazze'de saldırılarını genişletmesinin "büyük bir ciddiyetle takip edildiği" kaydedilen açıklamada, İsrail ordusunun genişlettiği saldırılarıyla toplu katliamlar, sivillerin hedef alınması ve altyapının sistematik olarak yok edilmesi gibi suçlarına değinildi.

Açıklamada, "İşgalci İsrail'in askeri işgalini sürdürüp, tampon bölgelerini genişleterek, şiddetli saldırılar ve soykırım yaparak Filistinlileri göçe zorlama yoluyla sahada yeni gerçeklikler dayatmayı amaçlayan planlarına karşı uyarıyoruz." ifadesi kullanıldı.

Gazze'de işlenen soykırım ve etnik temizlik suçlarından İsrail'in yanı sıra ABD, İngiltere, Almaya ve Fransa gibi ülkeler de sorumlu tutuldu.

Dünya ülkelerine seslenilen açıklamada, İsrail'in Gazze'de işlediği suçların kınanması ve sivillerin öldürülmesinden söz konusu ülkelerin sorumlu tutulması çağrısı yapıldı.

Uluslararası toplumdan, "işgalci İsrail'in tüm sınırları aşan vahşetine son verilmesi için" cesur ve kararlı bir tavır alması istendi.

BM Güvenlik Konseyi ile Uluslararası Ceza Mahkemesine "Filistin halkına karşı günlük olarak işlenen soykırım ve göçe zorlama suçlarından İsrailli liderlerin sorumlu tutulması için" acil ve somut adımlar atma çağrısı yapıldı.

Ayrıca, İsrail'e karşı siyasi, hukuki ve diplomatik baskının artırılması ve uluslararası hukuk ile uluslararası meşruiyet kararlarına uygun siyasi çözümlerin dayatılması talep edildi.

İsrail, saldırıyı itiraf etti

Öte yandan İsrail ordusu da Cibaliya'daki saldırıyı kabul etti.

İsrail ordusu, "Hamas'ın burayı komuta merkezi olarak kullandığını ve sivillere zarar vermemek için önlem aldığını" ileri sürdü.

İsrail'in daha önceki saldırında büyük hasar gören klinik, zorla yerinden edilen Filistinlilerin barındığı bir merkez olarak kullanılıyordu.

İsrail Savunma Bakanı Katz, Gazze'ye saldırılarını genişlettiklerini duyurdu

Katz, X hesabından yaptığı paylaşımda, saldırıların bu sabahtan itibaren genişletilmesiyle Gazze Şeridi'nde daha fazla toprak işgal etmeyi amaçladıklarını söyledi.

Gazze Şeridi'ndeki saldırıları genişletmelerinin Hamas ve Gazze halkı üzerindeki baskıyı arttıracağını kaydeden Katz, bu alanların İsrail'in "güvenlik bölgesine" dahil edileceğini savundu.

İsrail ordusu, Refah'a kara saldırısı başlattı

İsrail devlet televizyonu KAN ise ordunun, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentine bu sabah itibarıyla kara saldırıları başlattığını duyurdu.

Haberde, gece boyu süren yoğun hava saldırılarının ardından ordunun ateşkesin bozulmasından sonra ilk kez bölgeye girerek karadan saldırı başlattığı ifade edildi.

Daha öne işgalin genişletilmesi hazırlıkları kapsamında Güney Komutanlığı'na konuşlandırılan İsrail ordusunun en büyük tümeni olarak kabul edilen, zırhlı araçlar ve tanklardan oluşan 36. Tümen'in Gazze'nin güneyine girdiği kaydedildi.

İsrail'in Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'a düzenlediği hava saldırısında 14 Filistinli öldü

AA muhabirinin sağlık yetkililerinden edindiği bilgiye göre, İsrail savaş uçaklarının Han Yunus'un güneyindeki El-Menara semtindeki bir eve düzenlediği hava saldırısında Filistinli Muhammed Şurrab, eşi ve 3 çocuğu yaşamını yitirdi.

Han Yunus'un batısındaki yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir çadırın İsrail ordusuna ait helikopterle hedef alınması sonucu ise Filistinli Muhammed İsam Abdulmuhsin "Es-Seyyid" hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı.

Filistin resmi ajansı WAFA'nın yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde, İsrail güçlerinin Han Yunus'un batısındaki El-Ketibe bölgesinde bir evi ve yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı çadırları hedef aldığı kaydedildi.

Haberde, saldırı sonucu El-Akkad ailesinden 8 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Filistin'den "Gazze'deki soykırım ölçüsünde İsrail'e ciddi bir uluslararası baskı yapılması" çağrısı

Filistin Dışişlerinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde bulunan Cibaliya'daki mülteci kampında yerinden edilenlerin sığındığı Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait kliniği hedef aldığı; aralarında çocukların da olduğu çok sayıda Filistinlinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı katliamı kınadı.

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki kara saldırısının kapsamını genişletmesi ve Filistinli sivilleri hedef alan toplu katliamını ciddiyetle takip ettiği belirtildi.

İsrail hükümetinin Gazze Şeridi'ndeki askeri işgali sürdürme, tampon bölgelerin genişletilmesi ve bölge sakini Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi planları konusunda uyarıda bulunuldu.

Bu planların, kapsamlı bir kuşatma, sınır kapılarının kapatılması, derinleştirilen aç ve susuz bırakma politikası, yaşamın en temel ihtiyaçlarından yoksunluk, zorla yerinden edilenlerin kaldığı çadırları hedef alan bombardımanın tırmandırılması ve halkın ateş altında göçe zorlanmasının gölgesinde yapıldığına dikkati çekildi.

Filistin, "İsrail'in Filistinli siviller aleyhindeki vahşeti sonlandırmak; soykırımı, zorla yerinden edilmeyi ve ilhakı durdurmak için gerekli önlemleri almak, uluslararası hukuka uygun siyasi çözümleri dayatmak" adına uluslararası cesaret gösterilmesini istedi.

Ayrıca Filistin, "gerçekleştirdiği vahşeti durdurması için İsrail'e karşı Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da işlenen soykırım, zorla yerinden etme ve ilhak suçları seviyesinde ciddi bir uluslararası baskı uygulanması" çağrısında bulundu.

Gazze Şeridi'ne düzenlen saldırılarda 21 Filistinli hayatını kaybetti

Öte yandan, Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde Filistinli "Abdulbari" ailesinin evine düzenlediği saldırıda 13 kişi yaşamını yitirdi.

Han Yunus'un batısında yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı çadırın hedef alındığı saldırıda 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.

Saldırıya tanık olan Filistinli Reda Cebur, cansız bedenlerin etrafa saçıldığı "korkunç" anları anlattı

Saldırıya uğrayan evin yakınlarında oturan Cebur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırı anını ve sonrasında tanık olduğu manzarayı aktardı.

Cebur, "Sabah dört sularında şiddetli bir patlama sesine uyandım. Patlama bölgeyi harabeye çevirdi." dedi.

Patlama anında çevreyi yoğun bir duman ve sisin sardığını; göz gözü görmez hale geldiğini vurgulayan Cebur, duman dağıldıkça korkunç katliamın ortaya çıktığını kaydetti.

Cebur, aralarında kadın ve çocukların bulunduğu Filistinlilerin cansız bedenlerinin etrafa saçılmış durumda olduğuna işaret ederek, "Bombardımanın şiddeti nedeniyle sağlam bir ceset bulamadık; çoğunun başı bedeninden ayrılmıştı." ifadesini kullandı.

Maruz kaldığı katliamın görüntülerine ilişkin Cebur, şunları söyledi:

"Patlamanın şiddetinden üç aylık bir bebeğin başı kopmuş bedenini evin yakınındaki çadırın üzerinde bulduk. Çocuğun ayakları ise evin içerisinde eşyaların üzerindeydi."

Filistinli kadın, beyin parçalarının da çadırın üzerine saçılmış halde olduğunu dile getirdi.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinin Mirac bölgesine düzenlenen hava saldırısında ise Filistinli "Ebu Rızk" ailesinden 3 kişi yaşamını yitirirken, Filistinli "Ebu Senime" ailesinin evinin vurulması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti.

Görgü tanıkları, İsrail ordusunun Refah kentine yoğun ve şiddetli saldırılar düzenlediğini aktardı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı'nda Filistinli "Necm" ailesinin evine düzenlediği bombardımanda 2 kişi yaşamını yitirdi.

Ayrıca İsrail ordusunun pazartesi günü Han Yunus'un kuzeyinde Filistinlilerin sığındığı çadıra düzenlediği saldırıda yaralanan bir çocuğun da yaşamını yitirdiği aktarıldı.

İsrail'in Deyr el-Belah ve Refah kentlerine düzenlediği saldırılarda 13 Filistinli yaşamını yitirdi

Gazze hükümetine bağlı İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Deyr el-Belah kentine hava saldırısı düzenlediği aktarıldı.

Saldırıda 1'i çocuk 2'i polis olmak üzere 4 Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Saldırıda 5 polisin de yaralandığı kaydedildi.

Sağlık kaynaklarından yapılan açıklamada saldırıda yaralanan çok sayıda kişinin hastaneye kaldırıldığı ifade edildi.

Sağlık kaynaklarından alınan bilgilere göre, İsrail ordusu Refah kentine de hava saldırısı düzenledi.

Saldırıda 9 Filistinli yaşamını yitirdi.

İsrail'in Gazze'nin kuzeyine düzenlediği saldırıda 3 Filistinli öldü

Filistin haber ajansı WAFA'ya göre, İsrail ordusu Beyt Lahiya'daki Menşiyye Caddesi'nde Filistinlileri hedef aldı.

İsrail saldırısında 3 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail'in Han Yunus kentine düzenlediği saldırılarda 8 Filistinli çiftçi hayatını kaybetti

Görgü tanıkları, İsrail savaş uçaklarının saldırısında Han Yunus'un güneydoğusundaki Selam Mahallesi'nde bulunan tarım arazisinde çalışan 8 çiftçinin hedef alındığını belirtti.

Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, bombardımanda hayatını kaybeden 8 Filistinlinin cenazesi Gazze Avrupa Hastanesi'ne nakledildi.

İsrail askerlerinin Batı Şeria'daki baskınında 4 Filistinli yaralandı

Filistin Kızılayı'ndan Filistinlilerin yaralanmasına ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, İsrail askerlerinin 1 Filistinliyi gerçek kurşunla yaraladığı belirtilirken 3 Filistinli'nin de şiddetli bir şekilde darbedildiği kaydedildi.

Yaralanan 4 Filistinlinin tedavi altına alındığı aktarıldı.

Görgü tanıklarının AA'ya verdiği bilgilere göre, İsrail askerleri baskın sırasında çok sayıda Filistinliyi gözaltına alırken bölgedeki gazetecilerin ekipmanlarına da el koydu.

Batı Şeria'ya yönelik baskında bir Filistinli yaşamını yitirdi

Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, İsrail ordusu, Nablus'un Eski Şehir bölgesine baskın düzenledi.

Baskın sırasında İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu Filistinli Hamza el-Hamaş (33) yaşamını yitirdi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya göre, İsrail askerleri Nablus'un Eski Şehir bölgesine düzenlediği baskında Hamaş'ın Yasemin Mahallesi'ndeki evine zorla girdi.

İsrail askerlerinin yakın mesafeden açtığı ateş sonucu ağır yaralanan Hamaş, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

İsrail ordusu, baskın sırasında 3 Filistinliyi de gözaltına alındı.

İsrail ordusu Batı Şeria'da düzenlediği baskında Filistinli bir çocuğu öldürdü

Filistin haber ajansı WAFA'ya göre, İsrail ordusu Batı Şeria'da Cenin'in batısındaki es-Silet el-Harisiyye beldesine baskın düzenledi.

Beldeye çeşitli noktalardan giren İsrail ordusu beldenin girişinde ve caddelerinde konuşlandı.

İsrail askerlerinin baskına karşı çıkan Filistinlilere ateş açması sonucu 15 yaşındaki bir çocuk hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

Filistin Kızılayı'ndan yapılan açıklamada, elinden yaralanan 18 yaşındaki bir Filistinli ile ayağından yaralanan 17 yaşında başka bir çocuğun yaralandığı ifade edildi.

Açıklamada, ağır yaralanan başka bir kişinin de bildirildiği ancak özel bir araçla hastaneye götürüldüğü kaydedildi.

İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 50 bin 423'e yükseldi

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'de devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.

Son 24 saatte düzenlenen saldırılarda 24 kişinin yaşamını yitirdiği, 55 kişinin yaralandığı kaydedildi.

İsrail ordusunun 19 Ocak'ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1066 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 2 bin 597 Filistinlinin de yaralandığı belirtildi.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten beri düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının ise 50 bin 423'e, yaralıların sayısının da 114 bin 638'e yükseldiği kaydedildi.

Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce ölü olduğu belirtiliyor.

İsrailli esirlerin aileleri: Gazze'nin güneyine kara saldırısıyla Netanyahu esirleri diri diri mezara gömüyor

Aileler, kurdukları çatı platformdan yaptıkları yazılı açıklamada, Refah'taki işgali genişletme kararından dolayı "dehşete kapıldıklarını" ve Gazze'de tutulan yakınlarının "kurban edildiğini" vurguladı.

Açıklamada, Başbakan Netanyahu'nun "İsrail ile Hamas arasında imzalanan anlaşmayı uygulamayı reddettiği ve esirleri diri diri mezara gömdüğü" ifade edildi.

Esirlerin yakınları, Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Gazze Şeridi'nde işgal ve kara saldırılarının genişletileceğini duyurmasının ardından yayınladıkları açıklamada, "Esirlerin 'toprak kazanımları' uğruna feda edilmesine mi karar verildi?" sorusunu sordu.

İsrail hükümetinin esirleri bir anlaşmayla geri getirmek ve saldırıları sona erdirmek yerine Gazze'ye daha fazla asker gönderdiği ve çatışmaların defalarca yaşandığı aynı bölgelere asker konuşlandırdığı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Hamas tarafından tutulan 59 esirin serbest bırakılmasının sorumluluğu İsrail hükümetine aittir. Bu misyonun öncelikler arasında en alt sıralara itilmesi ve sadece ikincil bir hedef haline gelmesi ciddi endişelerimiz arasındadır."

İsrail askerleri Batı Şeria'da 8 Filistinliyi gözaltına aldı

Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya göre, İsrail askerleri, Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde çok sayıda kasabaya baskın düzenledi.

Filistinlilere ait evlere girip eşyaları tahrip eden askerler, 7 kişiyi gözaltına aldı.

Yerel kaynaklar, İsrail askerlerinin, El Halil kenti ve ona bağlı kasaba, köy ve mülteci kamplarının girişlerine çok sayıda askeri kontrol noktası kurduğunu ve halkın hareketini engellediğini aktardı.

Öte yandan Batı Şeria'nın Beytüllahim kentinde yer alan Ed-Dehişe Mülteci Kampı'na baskın düzenlenen İsrail askerleri, 1 kişiyi gözaltına aldı. Askerler, alıkoyduğu 20 kişiyi de açık alanda sorguladı.

Dünya Gıda Programı, Gazze'deki gıda durumuna ilişkin uyardı

Merkezi Roma'da bulunan BM kuruluşunun X platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, İsrail saldırısı altında bulunan ve yardımların girişine izin verilmeyen Gazze'deki duruma işaret edildi.

Paylaşımda, "Gazze'de WFP destekli 25 fırının tamamı yakıt ve un eksikliği nedeniyle kapandı. Sıcak yemek dağıtımı devam ediyor ancak tedarikler en fazla 2 hafta yetecek durumda. WFP, son gıda paketlerini önümüzdeki 2 gün içinde dağıtacak." ifadeleri kullanıldı.

İsrailli Bakan Ben-Gvir ve beraberindeki işgalciler, Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi

Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, aşırılık yanlısı İsraillilerle birlikte gelen Ben-Gvir, polisin sıkı güvenlik önlemleri eşliğinde Mescid-i Aksa'ya giriş yaptı.

Meğaribe kapısından gruplar halinde giriş yapan İsrailliler, Mescid-i Aksa'nın avlusunda Talmut ayini yaptı.

Ben-Gvir'in ofisi de ayrıntılara değinmeksizin Aksa'ya baskın yapıldığını doğruladı.

Hamas, Ben-Gvir'in Mescidi-i Aksa'ya baskın düzenlemesini "tehlikeli bir tırmanış" olarak niteledi

Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, "Faşist bakan Ben-Gvir'in Aksa'ya baskını, Filistin halkına karşı yürütülen soykırım savaşı çerçevesinde tehlikeli bir tırmanış ve provokasyondur. Ayrıca savaş suçlusu Netanyahu liderliğindeki terör hükümetinin Aksa'yı Yahudileştirme çabaları kapsamındadır." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, Batı Şeria'daki Filistinlilere, "Mescid-i Aksa başta olmak üzere kutsal mekanları ve topraklarını savunmak için her yerde düşmanla çatışmayı tırmandırmaları" çağrısı yapıldı.

Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan (İİT), İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik sistematik ihlallerine son vermesi için acilen harekete geçmesi istenen açıklamada, İsrail'i, Filistin halkına ve Müslüman ve Hristiyanlara yönelik kutsal değerleri hedef alan suçlarına son vermeye zorlayan adımlar atılması talep edildi.

"Tarih, bu suçlara sessiz kalan, bu suçlara ortak olan herkesten hesap soracaktır"

Hamas'tan yapılan açıklamada, İsrail'in Cibaliya Mülteci Kampı'nda yerinden edilenlerin sığındığı BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait kliniği bombalayarak "menfur bir katliam" gerçekleştirdiği belirtildi.

İsrail ordusunun bu saldırısının "Gazze'de işlenen soykırımın devamı ve faşist (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetinin tüm insani yasa ve normları hiçe sayması" anlamına geldiği ifade edildi.

İsrail'in işlediği suçları meşrulaştırmak amacıyla hedef aldığı kliniğin Hamas tarafından kullanıldığını iddia etmesinin "asılsız ve iftiradan ibaret" olduğuna vurgu yapıldı.

Açıklamada, "Klinikte bulunan görgü tanıkları, saldırıdan önce, İsrail'in yalanlarını delilleriyle çürüttü ve orada bulunanların tamamının çoğu kadın ve çocuk olmak üzere sivillerden oluştuğunu doğruladı." ifadesi kullanıldı.

İsrail ordusunun ABD'nin ortaklığında Gazze'deki suçlarını işlediğine vurgu yapılan açıklamada, "Gazze Şeridi'nin dünyanın gözü önünde tanık olduğu şey, bir dizi belgelenmiş savaş suçu, soykırım ve tam bir etnik temizliktir. Tarih, bu suçlara sessiz kalan, bu suçlara ortak olan herkesten hesap soracaktır." ifadesine yer verildi.

Sabırlı Filistin halkının meşru haklarına, birliğine ve direnişine sıkı bir şekilde bağlı kaldığı belirtilen açıklamada, Filistinlilerin davalarını tasfiye etme girişimlerine karşı çıktığı kaydedildi.

İsrail'in işlediği suçların Filistin halkını "özgürlük ve kendi kaderini tayin etme hakkından" alıkoyamayacağına vurgu yapıldı.

İsrail, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait yapıları yıktı

Filistin resmi haber ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail güçleri, Doğu Kudüs'ün kuzeyindeki İseviyye kasabasında at ahırını yıktı.

Görgü tanıkları, İsrail güçlerinin, kasabanın batı bölgesinde bir araziyi de buldozerlerle tahrip ettiğini aktardı.

Haberde İsrail güçlerinin ayrıca Doğu Kudüs'ün kuzeyindeki Anata kasabasına baskın düzenlediği ve Ziyad el-Fuheydat adlı Filistinliye ait bir baraka ev ve bir ağılı yıktığı kaydedildi.

İsrail ordusu, sık sık işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te "ruhsatsız olduğu" gerekçesiyle Filistinlilere ait yapıları yıkıyor.

Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Ayrım Duvarı (Utanç Duvarı) ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Komitesine göre, İsrail ordusu ocak ayında 74'ü meskun ev, 4'ü boş ev ve 29'u tarım tesisi olmak üzere 126 yapıyı etkileyen onlarca baskın ve yıkım gerçekleştirdi.

İsrail makamları, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin "C" bölgelerinde inşaat ve tarım yapmasını engellerken, ruhsat almanın ise neredeyse imkansız olduğu belirtiliyor.

Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e "güvenliği" İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan "C bölgesi"nin "idare ve güvenliği" İsrail'e bırakılmıştı.

İsrail, Ed-Dehişe Mülteci Kampı'na baskın düzenleyerek Filistinli mültecileri yerinden etmekle tehdit etti

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail güçleri, Beytüllahim kentinde yer alan Ed-Dehişe Mülteci Kampı'na baskını kapsamında Filistinlilere ait evlerde arama yaptı.

İsrail askerleri kamp sakinlerine, Batı Şeria’nın kuzeyinde kamplarda yaşanan zorla yerinden edilen Filistinlilerle aynı akıbete uğrayabilecekleri tehdidi yapılan bildiriler dağıttı.

Filistinliler, sosyal medyada söz konusu tehdit bildirilerinin fotoğraflarını paylaştı.

İsrailli komutan, 7 Ekim 2023'te yaşanan olayların boyutunu "yanlış anladıklarını" itiraf etti

İsrail ordusunda komutan Dan Goldfus, 7 Ekim 2023'te yaşanan olaylara ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı açıklamada, Hamas'ın yaptığı planın boyutunu "yanlış anladıklarını" söyledi.

İsrail devlet televizyonu KAN, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik yaptığı Aksa Tufanı operasyonu sırasında Nova Müzik Festivaline gerçekleştirdiği baskına ilişkin İsrail ordusu tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlandığını açıkladı.

İsrailli komutan Goldfus, soruşturma kapsamında verdiği ifadede, "Ordu yanlış yaptı. Olayların boyutunu yanlış anladık." dedi.

Netanyahu'dan Gazze'yi parçalamaya ve işgali genişletmeye devam mesajı

İsrail Başbakanı, X hesabından yayımladığı görüntülü mesajda, şiddetli saldırılar düzenledikleri güneydeki Refah ile Han Yunus kentlerini oluşturdukları yeni koridorla böldüklerini duyurdu.

"Morag Koridoru" olarak isimlendirdiği, Refah ile Han Yunus'u birbirinden ayıran hattın "ikinci Philadelphi Koridoru" olduğunu belirten Netanyahu, "Bu gece Gazze Şeridi'nde vites yükselttik. İsrail ordusu toprakları ele geçiriyor, teröristleri vuruyor ve altyapıyı yok ediyor." ifadelerini kullandı.

Netanyahu, "Şimdi Gazze Şeridi'ni parçalara ayırıyor ve esirlerimizin bize verilmesi için adım adım baskı uyguluyoruz. Ve onları geri getirmedikleri sürece, baskıyı daha da artıracağız." dedi.

İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı ve 9 mahalle için tahliye uyarısı yaptı

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya hesabından paylaştığı haritada Gazze'nin kuzeyindeki bazı bölgeler için tahliye uyarısında bulundu.

Adraee, Beyt Hanun ve Cibaliya bölgesindeki 9 mahalle ile Cibaliya Mülteci Kampı'nda bulunan Filistinlilere bulundukları bölgeleri terk etme çağrısı yaptı.

Söz konusu bölgelerdeki tahliye uyarısının barınma merkezleri için de geçerli olduğunu aktaran Adraee, "Bu saldırıdan önceki son uyarıdır." ifadesini kullandı.

Adraee, İsrail ordusunun bölgedeki Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet gösteren barınma merkezlerini de hedef almasına rağmen, bölgedeki Filistinlilere Gazze kentindeki "barınma merkezlerine" gitme çağrısı yaptı.

Cibaliya Mülteci Kampı'nın yanı sıra Gazze'nin kuzeydoğusunda kalan Tel ez-Zater, en-Nur, er-Ravza, es-Selam, en-Nahda, et-Tuffah, ez-Zuhur, eş-Şeyh Zayid ve el-Menşiyye mahalleleri için tahliye uyarısı yapıldı.

İsrail ordusu Gazze'ye 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği ve 50 binden fazla Filistinlinin ölümüne sebep olduğu saldırılarında hastaneler, barınma merkezleri ve yerinden edilen Filistinlilerin çadırlarını da hedef aldı.

İsrail Genelkurmay Başkanı, Gazze Şeridi'ndeki işgal ve saldırılarını derinleştirecekleri tehdidinde bulundu

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamasına göre, Genelkurmay Başkanı Zamir ile iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar İsrail askerlerinin 15 sağlık ve insani yardım çalışanını öldürdüğü Refah kentinin Tel es-Sultan bölgesine gitti.

İsrail ordusunun şiddetli hava ve kara saldırılarıyla hedef aldığı Refah kentine bağlı Tel es-Sultan bölgesinde açıklamalarda bulunan Zamir, "İsrail ordu birlikleri operasyonu derinleştiriyor ve bu, bilinçli ve kararlı bir hızda devam edecek." ifadesini kullandı.

Refah kentine bu sabah başlattıkları kapsamlı kara saldırılarının süreceği yönünde tehditler savuran Zamir, saldırılarını durdurabilecek tek şeyin İsrailli esirlerin tümünün serbest bırakılması olduğunu öne sürdü.

Zamir, "Daha da ilerlememizi durdurabilecek tek şey esirlerimizin serbest bırakılmasıdır. Onların geri dönüşü, kuvvetlerimizin yeniden konumlanmasını ve müzakerelerin devam etmesini sağlayacaktır." dedi.

İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar da benzer şekilde, Gazze Şeridi'ne iki hafta öne başlattıkları saldırıların şiddetini arttıracakları tehdidinde bulundu.

Bar, 59 İsrailli esir serbest bırakılana kadar saldırılara devam edeceklerine işaret etti.

UNRWA Genel Komiseri Lazzarini: BM koruması aradığı sırada 700'den fazla kişi öldürüldü

Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Gazze: harabeler bile hedef haline geldi. İsrail güçleri Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya'da UNRWA binasını hedef aldı." ifadesini kullandı.

İsrail'in hedef aldığı UNRWA binasının daha önce sağlık merkezi olarak kullanıldığını belirten Lazzarini, savaşın başlarında binanın ağır hasar aldığını hatırlattı.

Lazzarini, İsrail'in hedef aldığı binaya ilişkin, "İlk raporlara göre bina hedef alındığında içinde 700 kişi barınıyordu. Ölenler arasında iki haftalık bir bebeğin bulunduğu 9 çocuğun olduğu bildirildi." ifadesini kullandı.

Gazze'de İsrail saldırılarının yerinden ettiği Filistinlilerin gidecek yeri olmadığına vurgu yapan Lazzarini, UNRWA binası hedef alındıktan sonra bile içinde barınan kişilerin burada kalmayı sürdürdüğünü aktardı.

Lazzarini, "Savaşın başlamasından bu yana, tüm koordinatlar taraflarla düzenli olarak paylaşılmasına rağmen 300'den fazla BM binası hasar gördü veya tamamen yıkıldı." açıklamasında bulundu.

BM yetkilisi, İsrail saldırıları altındaki Gazze'de "BM koruması aradığı sırada 700'den fazla kişi öldürüldü." ifadesini kullandı.

Lazzarini, Gazze'deki UNRWA tesislerinin çatışma amacıyla kullanıldığını belirterek, BM tesislerinin, personelinin ve operasyonlarının dikkate alınmamasının uluslararası hukukun ihlali olduğunu ifade etti.

BM tesislerini hedef alan saldırıların aydınlatılması için bağımsız soruşturma çağrısını yineleyen Lazzarini, "Gazze'de tüm sınırlar tekrar tekrar aşıldı." ifadesini kullandı.

İsrailli aileler tepkili

İsrail basınına açıklamada bulunan aileler, soruşturmanın tamamlanması sonrası yaptıkları açıklamalarda sonuçları yetersiz bularak tepki gösterdi.

Nova Müzik Festivali baskınında oğlunu kaybeden İsrailli Amos Beram, "Yeni bir şey duymadık. Aileler kimin sorumlu olduğunu bilmek istiyor. Böylesi büyük bir başarısızlık nasıl olur?" dedi.

Saldırıda oğlunu kaybeden Ofir Dor ise "İsrail ordusundan birisi ilk kez bize konuşuyor. Oğlum bir RPG tarafından öldürüldü." diyerek sorumluların hapse atılmaları çağrısında bulundu.

İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu, 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı operasyonuna ilişkin resmi soruşturma yapılmasını reddediyor.

Nova Müzik Festivali'ne yapılan baskın sırasında 364 İsraillinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı ve 44 kişinin alıkonulduğu belirtiliyor.

İsrail'in 7 Ekim 2023’teki saldırılarda sivil ölümlerin araştırılması sırasında, görgü tanıklarının şahitliği ve bölgede ağır ateşli silahların kullanılması üzerine Hannibal Protokolü'nün uygulandığı iddiaları gündeme gelmişti.

Yakınlarını Nova Müzik Festivali'nde kaybedenler 2 Ocak'ta İsrail güçlerinin "sorumluluğunun araştırılması" hakkında ihmal davası açarken, Be'eri yerleşim biriminde ölenlerin aileleri 6 Ocak'ta Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'ye, olayın kapsamlı ve şeffaf bir şekilde soruşturulmasını isteyen bir mektup göndermişti.

İsrail basınına göre İsrail ordusu ramazan ayında Batı Şeria'da 13 Filistinliyi öldürdü

İsrail'in Kanal 13 televizyonunun haberinde, İsrail ordusunun Batı Şeria'da ramazan ayında 13 Filistinliyi öldürdüğü belirtildi.

Ramazan boyunca bölgede 401 Filistinlinin gözaltına alındığı aktarılan haberde, 105 silaha da el koyulduğu iddia edildi.

Gazze'de varılan ateşkesin 19 Ocak'ta yürürlüğe girmesinin ardından İsrail ordusu, 21 Ocak Salı günü işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Cenin kenti ve mülteci kampına "Demir Duvar" adını verdiği bir saldırı başlattı.

Ardından saldırılar Tulkerim ve Tubas ile buralardaki mülteci kamplarını kapsayacak şekilde genişletildi. İsrail ordusu, Cenin ve Tulkerim'deki kamplarda işgalini sürdürürken burada 100'e yakın binayı yerle bir etti.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın