İsrail'in Gazze Şeridi'ne son 24 saatte düzenlediği saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti
İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 60 artarak 50 bin 669'a çıktı.

İstanbul/Kudüs/Gazze/Ramallah
Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'de devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.
- Gazze'deki çocuklar, İsrail'in katliamı ve açlık kıskacında hayatta kalma mücadelesi veriyor
- Filistin Çocuk Günü'nde Gazze'deki çocukların tek isteği "dünyadaki diğer akranları gibi yaşamak"
Son 24 saatte İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden 60 kişinin naaşının bölgedeki hastanelere ulaştırıldığı aktarıldı. Saldırılarda 162 kişinin yaralandığı belirtildi.
İsrail ordusunun 19 Ocak'ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1309 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 184 Filistinlinin yaralandığı kaydedildi.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten beri düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının ise 50 bin 669'a, yaralıların sayısının 115 bin 225'e yükseldiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, hala enkaz altında ve yollarda ulaşılamayan çok sayıda cenazenin bulunduğu, İsrail'in ambulans ve sivil savunma ekiplerinin bu kişilere ulaşmasını engellediği aktarıldı.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki saldırılarında 5 Filistinli yaşamını yitirdi
Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusunun insansız hava aracıyla (İHA) Gazze'nin Şucaiyye Mahallesi'ne düzenlediği saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi.
Kaynaklar, aynı mahallede bulunan Es-Salim Camisi yakınındaki bir evi hedef alan topçu ateşi sonucu bir Filistinlinin daha hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını belirtti.
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin Beni Suheyla beldesinde toplanma alanının İsrail hava saldırısına uğraması sonucu bir Filistinlinin yaşamını yitirdiği, çok sayıda kişinin de yaralandığı aktarıldı.
İsrail’in Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerindeki saldırılarında 22 Filistinli yaşamını yitirdi
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus ve Refah kentleri ile Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Hanun, orta kesimlerindeki Deyr El-Belah ile Gazze kentinin Şucaiyye ve ez-Zeytun mahallelerini hava saldırıları ve topçu atışları ile vurduğu bildirildi.
Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail’in sabah saatlerinden bu yana söz konusu saldırılarında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 22 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi de yaralandı.
İsrail'in Gazze Şeridi'nde düzenlediği saldırılarda 11 Filistinli hayatını kaybetti
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail'e ait insansız hava aracı (İHA), Han Yunus’un batısındaki Katatva Mülteci Kampı'nda bulunan aşevini hedef aldı.
Saldırıda 3 Filistinli öldü, birçok kişi yaralandı. Aynı şekilde, İHA ile Han Yunus kent merkezinde bir eve düzenlenen saldırıda bir kişi öldü, eşi ve çocuğu ise yaralandı.
Gazze kentinin Zeytun Mahallesi'ndeki Sikke Caddesi’ne düzenlenen topçu saldırısında ise bir kadın yaşamını yitirdi.
İsrail ordusunun Gazze kent merkezi, Refah kenti ve çeşitli noktalara düzenlediği hava saldırılarında da 5 Filistinli yaşamını yitirdi.
İsrail ordusu ayrıca Refah kent merkezini, kuzeydeki Ariba bölgesini ve çevresini de yoğun topçu ateşiyle hedef aldı.
Hastane kaynakları, Refah’ın kuzeydoğusundaki Nasr beldesine daha önce düzenlenen saldırıda yaralanan Bahaddin Raid Muharib adlı gencin de hayatını kaybettiğini açıkladı.
Gazze'nin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde de bir ev İsrail savaş uçakları tarafından bombalandı. Saldırıda ölen ve yaralananlar olduğu açıklandı ancak detay verilmedi.
❝Ne elinde füze vardı ne de patlayıcı. Barışçıl bir insandı❞
— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) April 5, 2025
❝Yerinden edilmiş ve evsiz insanları doyurmak için yemek yapıyordu❞
İsrail’e ait İHA’nın Katatva Mülteci Kampı’ndaki aşevini hedef alması sonucu 3 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı… pic.twitter.com/cZaX1DG8Cv
Filistin Eğitim Bakanlığı: İsrail Gazze Şeridi'nde çoğu öğrenci 17 binden fazla çocuğu öldürdü
Her yıl 5 Nisan'da kutlanan "Filistin Çocuk Günü" münasebetiyle Eğitim Bakanlığı açıklama yayımladı.
Açıklamada İsrail'in saldırılarında en büyük hedefin çocuklar ve eğitim olduğu vurgulanarak "İşgal güçleri okulları yıktı. Çocukların okullara güvenli şekilde gitmesini engelledi. Özellikle Gazze Şeridi, Kudüs ve Batı Şeria'daki idare ve güvenliği İsrail'e bırakılan "C" bölgesinde öğrenciler günlük olarak zorluklarla karşı karşıya kalıyor." ifadeleri kullanıldı.
İşgal altındaki Batı Şeria'ya bağlı Cenin, Tulkerim'in yanı sıra güneydeki El Halil ve Mesafir Yatta'da çocukların her gün sıkıntı yaşadıkları ve eğitim haklarından mahrum edildiklerine dikkat çekildi.
Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:
"17 binden fazla çocuk Gazze'de şehit oldu, bu sayı, çocukların yaşadığı dramın derinliğini yansıtıyor, her bir rakamın ardında bir hayat hikayesi, anılar ve yaşanmışlıklar var.
Tüm bunlara rağmen daha iyi bir geleceğin tek garantisi olarak Gazze'de çocuklarımız eğitim haklarına sıkı sıkıya bağlılığını sürdürüyor. Bakanlık da bu hakkı garanti altına alan alternatiflerle çevrim içi okullar üzerinden eğitimi güçlendirmeye çalışıyor."
Filistin Esirler Medya Ofisi: İsrail hapishanelerinde 350'den fazla çocuk hukuka aykırı olarak tutuluyor
5 Nisan'da kutlanan "Filistin Çocuk Günü" münasebetiyle Filistin Esirler Medya Ofisi açıklama yayımladı.
Açıklamada, "İşgal güçlerinin, Filistinli çocuklara yönelik suçlarında benzeri görülmemiş bir artış gözleniyor. Ayrıca çocuklar hapishanelerde işkence, aç bırakma, tıbbi ihmal ve hak mahrumiyeti gibi sistematik suçlara maruz bırakılıyor." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada 100'den fazlası idari tutuklu olmak üzere 350'den fazla çocuğun uluslararası hukuka aykırı şekilde ağır koşullar altında İsrail hapishanelerinde tutulduğu bilgisi verilerek 7 Ekim 2023'ten sonra özellikle Kudüs ve Batı Şeria'da 1200'den fazla çocuğun gözaltına alındığı aktarıldı.
Gazze Şeridi'nden alıkonulan birçok çocuğun akıbetinin ise hala bilinmediğine dikkat çekildi.
Hukuka aykırı politikalar 17 yaşındaki Ahmed'in canına mal oldu
İsrail'in insanlık dışı uygulamalarının Silvad kasabasından 17 yaşındaki Velid Ahmed'in Megiddo Hapishanesi'nde şehit olmasıyla sonuçlandığı kaydedilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
"Çocuk mahkumlar meselesi işgalcilerin işlediği suçların açık bir delilidir ve onlara yönelik kötü muameleler açık bir savaş suçu teşkil ediyor.
Uluslararası kurumları sorumluluklarını üstlenmeye, işgalcilerin hesap vermesini sağlamak ve Filistinli çocukları onun zulmünden kurtarmak için acilen harekete geçmeye çağırıyoruz."
Gazze'deki hükümet: İsrail'in, Refah'taki sağlık ve sivil savunma görevlilerini vahşice infaz ettiği belgelendi
Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi, yardıma giden 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını taşıyan ambulans ve bir itfaiye aracını doğrudan hedef alarak ateş açtığı görüntülerin ortaya çıkmasının ardından yazılı açıklama yayımladı.
Açıklamada, "İşgalci İsrail’in kara lekelerle dolu siciline yeni bir suç daha eklendi. Bir video kaydı, işgalci İsrail ordusunun, sağlık, insani ve sivil savunma ekiplerini, insanlık görevlerini yerine getirirken, soğukkanlı bir şekilde ve kasıtlı olarak infaz ettiğini belgeledi." ifadelerine yer verildi.
Video kaydının, İsrail askerlerinin 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını gömdüğü toplu mezarda cansız bedenine ulaşılan bir sağlık görevlisinin cep telefonundan alındığına dikkat çekilen açıklamada, görüntülen, İsrail’in "şüpheli şekilde yaklaşıyorlardı" şeklindeki yalanlarını çürüttüğü vurgulandı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Karşımızda, önceden planlanmış ve kasıtlı olarak gerçekleştirilen bir savaş suçu bulunmaktadır. Bu suç, insani ve tıbbi ekiplerin kanlarının tamamen hiçe sayıldığını göstermektedir. İşgalci İsrail, silah taşıyan değil, yara saran ve yangın söndürenleri hedef alacak kadar acımasızdır.
İşgalci İsrail'in bu korkunç suçu tüm insanlık adına şiddetle kınanmalıdır. Uluslararası toplumdan, tüm uluslararası, hak ve insani örgütlerden, tüm ülkelerden bu vahşi suçu kınamaları çağrısında bulunuyoruz."
"Suçluların cezalandırılmasının sağlanması gerekiyor"
Açıklamada, ABD yönetimi ile İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler, Gazze’deki soykırımın devam etmesinden tamamen sorumlu tutularak, söz konusu ülkelerin bu katliama ortak olmalarının, tarihleri için bir kara leke olacağı vurgulandı.
Ayrıca, sağlık ve sivil savunma çalışanlarının infaz edilmesi suçuyla ilgili olarak acil ve bağımsız bir uluslararası soruşturma başlatılması, İsrail’in savaş suçlularının Uluslararası Ceza Mahkemesi ve diğer uluslararası mahkemelere sevk edilmesi gerektiği ve suçluların cezalandırılmasının sağlanması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, Gazze’deki tüm insani ekiplerin, tıbbi personel, sivil savunma ve acil durum ekiplerinin derhal korunması gerektiği aktarılan açıklamada şunlara yer verildi:
"Hedef alınan bölgelerde olayların araştırılması için gerçekleri ortaya çıkarmaya yönelik komiteler gönderilmesi, işgalci İsrail tarafından gizlenen toplu mezarların ziyaret edilmesi ve işgalin sivillere yönelik bu sürekli suçlarının, tıbbi ve insani ekipleri hedef alanların peşinden gidilmesi gerekmektedir."
İsrail ordusunun Gazze’de sağlık ve sivil savunma çalışanlarını hedef aldığına dair yeni görüntüler ortaya çıktı
— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) April 5, 2025
• 23 Mart’ta Tel es-Sultan’da ambulans ve itfaiye aracı doğrudan ateş altına alındı
• Vurulan araçlar yaralılara yardım için olay yerine giden ekipleri… pic.twitter.com/tPp8lT4Mjo
Gazze'deki Sivil Savunma: İsrail'in, Refah'ta sağlık ve sivil savunma görevlilerini infaz ettiği kanıtlandı
Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, videonun yayınlanmasının ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Söz konusu videonun, İsrail ordusunun Rafah'ta sivil savunma mürettebatına ve Kızılay personeline yönelik infaz iddialarını çürüttüğünü söyleyen Basal, videonun, "mürettebatın insani üniformalar giydiğini ve ışıklarını açık ve net bir şekilde yaktığını" kanıtladığını dile getirdi.
Uluslararası insan hakları örgütlerinden ve Birleşmiş Milletler'den "insani yardım çalışanlarını infaz suçundan dolayı İsrail'e hesap sormaya başlamalarını" talep eden Basal, ayrıca "bu olayın ayrıntıları üzerinde doğrudan çalışmak üzere uluslararası ve BM düzeyinde bir soruşturma komitesi kurulması" gerektiğini vurguladı.
İsrail'in bu suçtan sorumlu tutulmaması halinde, bunun İsrail'i Gazze'deki insani yardım görevlilerine karşı daha fazla suç işlemeye teşvik edeceği uyarısında bulunan Basal, bu durumun, tüm dünyanın gözü önünde dokunulmazlıklarını ihlal eden İsrail'e hiçbir işlem yapılmadığını hisseden insani yardım çalışanlarının performansını da etkileyeceğine dikkati çekti.
Basal, sağlık görevlileri ve itfaiyecilerin infaz edilmesinin "hayal gücünün ötesinde ve modern yüzyılın tarihinde yaşanmamış bir şey" olduğunu söyledi.
İsrail ordusunun, Refah'ta sağlık ve sivil savunma çalışanlarına doğrudan ateş açtığı görüntüler ortaya çıktı
The New York Times gazetesi, görüntülerin, İsrail askerlerinin 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını gömdüğü toplu mezarda cansız bedenine ulaşılan bir sağlık görevlisinin cep telefonundan alındığını bildirdi.
İsrail'in iddialarının aksine sağlık çalışanlarının kullandığı araçların açıkça ambulans olduğunu ortaya koyan videoda, İsrail saldırısında yaralananlara yardım için giden sağlık ve sivil savunma ekiplerine askerlerin bölgeye ulaşır ulaşmaz ateş açtığı görülüyor.
Olay yerine doğru giden sağlık ve sivil savunma ekiplerini taşıyan araçlardan birinin ön gözünden çekilen videoda, konvoydaki araçların ambulans ve bir itfaiye aracı olduğunu gösteren açık işaretler taşıdıkları fark edilebiliyor.
Görüntülerde, acil durum farları ve ışıkları yanan ambulanslar ve itfaiye aracından oluşan konvoyun yolun kenarına sapmış, yaralılara yardım için daha önce gönderilen bir ambulans olduğu düşünülen bir aracın önünde durduğu görülüyor.
Sağlık çalışanı olduklarını açıkça gösteren üniformalarıyla videoda görülen ilk yardım ekibine doğrudan açılan ateş, görüntülere yansıdığı kadarıyla beş dakika sürüyor.
"Beni affet anne. Bu, benim seçtiğim yol; insanlara yardım etmek"
Haberde görüntülerin yayınlanmayan kısmında, videoyu çeken sağlık görevlisinin kelime-i şehadet getirdiği ve öleceğini anlayarak, "Beni affet anne. Bu benim seçtiğim yol; insanlara yardım etmek" dediğinin de duyulduğu belirtildi.
Bir süre sağlık çalışanlarının iniltileri ve askerlerin, ne dedikleri anlaşılmamakla birlikte, İbranice sert tonda konuştuğunun arka planda duyulduğu kaydedildi.
Filistin Kızılayı Derneği Sözüsü Nebal Farsakh, basına verdiği röportajda, videoyu çeken sağlık görevlisinin cansız bedeninin toplu mezardan kafasına bir kurşun sıkılmış vaziyette çıkarıldığını aktardı.
Ayrıca haberde, bir BM yetkilisinin, söz konusu sağlık çalışanının isminin İsrail'in Gazze'deki akrabalarını hedef alabilecek olması ihtimalinden ötürü şimdilik gizli tutulduğunu kaydetti.
Sağlık çalışanlarının naaşları, Ramazan Bayramı'nın ilk günü toplu mezardan çıkarıldı
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) işgal altındaki Filistin topraklarındaki kıdemli insani işler görevlisi Jonathan Whittall, X hesabından, İsrail askerlerinin 15 sağlık ve sivil savunma çalışanının gömüldüğü toplu mezarın başında açıklamalarda bulunmuştu.
Whittall, "Sağlık ve sivil savunma çalışanları birer birer vuruldular. Cesetleri toplandı ve bu toplu mezara gömüldü. Onları üniformalarıyla, eldivenleriyle çıkarıyoruz. Hayat kurtarmak için buradaydılar. Bunun yerine, toplu bir mezara gömüldüler." ifadelerini kullanmıştı.
8 Filistin Kızılayı, 6 Filistin Sivil Savunma Teşkilatı ve 1 Birleşmiş Milletler personelinin cansız bedenleri Ramazan Bayramı'nın ilk günü olan 30 Mart'ta İsrail askerlerince gömüldükleri yerden çıkarılmıştı.
Filistin Kızılayı, İsrail'in Refah'taki ambulans saldırısına dair iddiaları yalanladı
Kızılay'dan yapılan açıklamada, yayınlanan görüntülerde araçların acil servis işaretleri taşıdığının ve bunun açıkça görüldüğünün ortaya çıktığı belirtildi.
İsrail ordusunun kendilerine bağlı birliklerin ambulanslara gelişigüzel ateş açmadığını öne sürdüğü hatırlatılan açıklamada, "Ele geçirilen görüntüler gerçeği açıkça ortaya döküyor ve bu İsrail anlatısını açıkça çürütüyor." denildi.
Görüntüler, İsrail'in iddialarını çürütüyor
İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim'den bu yana düzenlediği saldırılarda sağlık ve sivil savunma personelini sistematik olarak hedef alması uluslararası kamuoyunda büyük tepki uyandırmaya devam ederken, Tel Aviv yönetimi söz konusu saldırıları inkar politikasını sürdürüyor.
Savunma Bakanı Gideon Saar, İsrail askerlerinin "rastgele bir ambulansı hedef almadığını" savunarak "aracın şüpheli bir şekilde askerlere doğru geldiğini" öne sürmüştü.
İsrail Ordu Sözcülüğünden hafta başında yapılan açıklamada, görüntülerin ortaya çıkardığının aksine araçların "farları kapalı veya acil durum sinyalleri olmadan şüpheli bir şekilde ilerlediğinin" tespit edilmesinin üzerine askerlerin ateş açıldığı iddia edilmişti.
Hamas: İsrail, Refah'ta sağlık ve sivil savunma görevlilerini infaz ederek gerçek yüzünü gösterdi
İsrail askerlerinin 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını gömdüğü toplu mezarda cansız bedenine ulaşılan bir sağlık görevlisinin cep telefonundan alınan 6 dakika 42 saniyelik görüntünün ardından Hamas'tan açıklama yapıldı.
"Filistinli sağlık görevlisinin, Refah'ta ilk yardım ekibine yönelik infazı belgelemesi, İsrail'in gerçek yüzünü ortaya çıkardı ve onun yalan anlatılarını çürüttü." ifadesi kullanılan açıklamada, ilk yardım ve sivil savunma çalışanlarının insani görevlerini yaptıkları sırada "önceden planlı" bir şekilde infaz edildiği vurgulandı.
Açıklamada, "Bu şok edici görüntüler trajik bir sahne olmanın ötesinde, İsrail'in vahşiliğinin, uluslararası kanunları açıkça ihlal edişinin, hedef aldığı kişileri toplu mezarlara gömerek gerçekleri gizlemeye çalışmasının nihai belgesidir. İsrail'in faşist ve suçlu doğasını yansıtmakta ve insanlığa karşı işlediği suçlar siciline bir sayfa daha eklemektedir." ifadeleri kullanıldı.
Bu suçun, İsrail'in Gazze'de sivil savunma ve ilk yardım ekiplerine yönelik saldırıları ile sivillere karşı devam eden ihlallerinin bir uzantısı olduğu kaydedilen açıklamada, Birleşmiş Milletler, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve tüm vicdan sahiplerine, bu ve diğer suçları belgelemek ve uluslararası mahkemelere sevk etmek için acilen harekete geçme çağrısı yapıldı.
İsrail, sağlık çalışanlarının halka hizmet etmesine engel oluyor
Filistin Dışişleri Bakanlığından söz konusu görüntülere ilişkin yapılan açıklamada da "bu suçun, Filistin halkına karşı yürütülen soykırım ve zorla yerinden etme kapsamında gerçekleştiği" dile getirildi.
İsrail'in, sağlık ve insani yardım ekipleri ile gazetecilere yönelik her gün işlediği suçlarla onları Gazze halkına yardım etmekten alıkoymaya çalıştığı vurgulanan açıklamada, Tel Aviv yönetiminin bununla, Gazze'yi yaşanılmaz bir yer haline getirmeye çalıştığı aktarıldı.
Açıklamada, İsrail'in işlediği suçların ortaya çıkarılması ve hesap verme mekanizmasının hayata geçirilmesi için uluslararası platformlarda çalışmaların yoğun bir şekilde sürdürüldüğü belirtildi.
İsrail ordusunun Refah'ta sağlık ve sivil savunma çalışanlarını öldürmesi
Filistin Kızılay'ından 23 Mart'ta yapılan açıklamada, Refah'taki saldırıda yaralananları kurtarmak için bölgeye gönderilen 4 ambulansın ve içindeki ekiplerin, İsrail ordusu tarafından kuşatma altına alındığı ve bazı sağlık görevlilerinin saldırıda yaralandığı bildirilmişti.
Gazze'deki Sivil Savunma Birimi de aynı gün Filistin Kızılayı bünyesindeki sağlık görevlilerini kurtarmak için yola çıkan ekipleriyle bağlantıyı kaybetmişti.
Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada Refah'ta hedef alınan ve cansız bedenlerine ulaşılan kişilerden bazılarının ellerinin bağlı, başlarına ve göğüslerine ateş açılmış ve derin bir çukura gömülmüş vaziyette bulunduğu belirtilmişti.
İsrail'den Gazze kentine giden ana su hattında kesinti oldu
Gazze Belediyesi Sözcüsü Husni Muhenna, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in, ulusal su şirketi Mekorot'tan gelen suyun kesilmesine sebep olduğunu söyledi.
İsrail'den çıkıp Şucaiyye Mahallesinden geçerek Gazze kentine giren hattaki kesintinin nedeninin henüz netleşmediğini belirten Muhenna, hattın İsrail'in yoğun bombardımanı sonucu hasar görüp görmediğinin incelenmesi için Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarıyla koordinasyon kurulduğunu dile getirdi.
"Suyun kesilme sebebi İsrail ordusunun, Şucaiyye Mahallesinde başlattığı askeri operasyon olabileceği gibi Gazze'nin suyunun kesilmesi yönünde alınmış siyasi bir karar da olabilir." diyen Muhenna, su kesintilerinin zaten su krizi yaşanan Gazze'de büyük bir susuzluğa sebep olacağı uyarısında bulundu.
Muhenna, geriye kalan yüzde 30'luk suyu Gazze Belediyesi'nin kuyulardan karşıladığını ancak kuyulardan su pompalamak için yakıt gerektiğini sözlerine ekledi.
İsrail son olarak dün Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi'nde "Gabayin" deniz suyu arıtma tesisini bombalamıştı.
Gazze'de insani kriz her geçen gün derinleşiyor
İsrail, Hamas ile sağlanan ateşkes ve esir takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart'tan itibaren Gazze Şeridi'ne insani yardımların girişini durdurma kararı aldı.
İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi'nde yaklaşık 2 milyon kişi yerinden edildi. Sivil altyapıyı ve hastaneleri de hedef alan İsrail, Gazze'de insani bir felakete neden oldu.
Bölgeye su ve elektrik tedarikinin kesilmesi ve sınır kapılarının kapalı tutulması Gazze'deki Filistinlilerin yaşadığı zor şartları daha da derinleştiriyor.
İsrail, yılın ilk çeyreğinde Kudüs'te 4 Filistinliyi öldürdü
Kudüs Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, 2025'in ilk 3 ayında Kudüs'te yaşanan ihlallere ilişkin bilgi paylaşıldı.
Söz konusu ihlallerin Mescid-i Aksa'ya her gün düzenlenen baskınların yanı sıra, vahşi infazlar, gözaltılar, ev hapsi ve uzaklaştırma kararları ile yıkımlar üzerine yoğunlaştığı ifade edildi.
Yılın ilk çeyreğinde 4 Kudüs sakininin öldürüldüğü, bunlardan birinin naaşının alıkonduğu ve böylelikle İsrail'in morglarda ya da "rakamlar mezarlığında" alıkoyduğu Kudüslülere ait naaş sayısının geçen mart ayı sonu itibarıyla 46'ya yükseldiği kaydedildi.
İlk 3 ay içinde 22'si kadın, 18'i çocuk olmak üzere 239 kişinin gözaltına alındığı, İsrail mahkemelerinde Kudüslü 32 kişiye idari tutuklama, 27'sine ev hapsi cezası, 57'si Mescid-i Aksa'dan olmak üzere 86 kişiye de uzaklaştırma cezası verildiği aktarıldı.
Yılın ilk çeyreğinde Kudüs'te 79 yıkım gerçekleştirildiği, bunlardan 26'sının, para cezası almamak için bizzat Kudüslüler tarafından, 53'ünün ise güç kullanılarak gerçekleştirildiği, 12 defa yolların buldozerle tahrip edildiği, 53 yıkım ihtarı verildiği, 31 kere de toprak gaspı gerçekleştirildiği belirtildi.
Açıklamaya göre, Filistin topraklarını gasbeden 13 bin 64 İsrailli, polis korumasında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlerken, 12 bin 134 kişi de turizm kisvesiyle baskını gerçekleştirdi.
İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik çok sayıda saldırı ve baskın gerçekleşti
WAFA'ya göre, Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, toprağını bekleyen bir Filistinlinin üzerine saldırıp köpek salarak yaralanmasına sebep oldu.
Mesafir Yatta'da gaspçı bir grup İsrailli, hayvanlarını Filistinlilerin tarlalarına salarak ürünlerini talan etti.
Nablus'un güneyindeki Telfit köyünde bir grup İsrailli ise bir çiftçiye ateş açtı ve onu tarlasını terk etmeye zorladı.
İsrail askerleri ise Nablus ile Cenin'in batısındaki Berkin kasabasına baskınlar düzenledi. Nablus'taki El-Asker el-Cedid Mülteci Kampında birçok eve düzenlenen baskında 7, Rafidia Mahallesinde de 1 Filistinli gözaltına alındı.
Berkin kasabasında bir eve düzenlenen baskında ise daha önce serbest bırakılan bir tutuklunun kardeşi ve babası gözaltına alındı.
Filistin'den Gazze'deki hayatları "İsrail'in soykırımından" kurtarmak için uluslararası eylem çağrısı
WAFA'ya göre, Filistin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e, BM Güvenlik Konseyi Dönem Başkanına (Fransa) ve BM Genel Kurulu Başkanı Dennis Francis'e birer mektup gönderdi.
Mansur mektuplarında, uluslararası toplumun derhal harekete geçmesi, Gazze Şeridi'nde ateşkes taleplerini desteklemesi, sivilleri korumak için somut önlemlerle ihlalleri durdurması, işlenen suçlar için yaptırımlar uygulaması, sayısız mağdur için adalet sağlaması ve barışı tesis etmesi gerektiğini vurguladı.
İsrail'in Gazze Şeridi ile Batı Şeria'da korkunç bir yıkıma yol açtığına dikkati çeken Mansur, İsrail’in Filistin halkına karşı her türlü insani ve hukuki ilkeleri ihlal ettiğini ifade etti.
Mansur, İsrail'in Gazze Şeridi'nde tam anlamıyla bir soykırım uyguladığını belirterek, İsrail’in ateşkesi bozarak saldırılarını yeniden başlattığı bölgede 1249'dan fazla Filistinlinin ölümüne ve 3 binden fazla kişinin de yaralanmasına neden olduğunu kaydetti.
Kassam Tugayları'nın paylaştığı videodaki esirler İsraillilere seslendi: "Gazze'de ölüyoruz"
İsrail'in, "esirleri geri getirmek için Hamas'a baskı yapmak" gerekçesiyle ateşkesi bozarak yeniden başlattığı saldırıların akabinde sıklaşan görüntülere bir yenisi daha eklendi.
Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın yayımladığı yeni görüntülerde konuşan ve elinde bandaj olduğu görülen esirlerden biri, "Hava almak, gökyüzünü ve yıldızları görmek için bir an dışarı çıktık. İsrail ordusu bizi bombalamaya karar verdi ve olduğumuz bina hedef alındı. Ölümden sadece bu sıyrıklarla kurtulduk. Hayatlarını tehlikeye atıp bizi tünelden dışarı çıkaran Hamas unsurları tekrar bizi içeri soktu." dedi.
Güneş ışığının ve umudun olmadığı 30 metre derinlikteki tünele geri döndüğünü anlatan esir, "Gazze'de ölüyoruz." diyerek İsraillilerden (Başbakan Binyamin) Netanyahu hükümetine baskı yapmalarını istedi.
Görüntüdeki diğer esir ise "Devletin size söylediklerine inanmayın. Onlar, Hamas'a baskı yaptıklarını söylüyorlar ama işte baskının sonucu bu." diyerek, diğer esirin saldırıda aldığı yaraları gösterdi.
"Bulunduğumuz yer güvenli değil, yatak yok, battaniye yok. Su ve yiyecek bitmek üzere." diyen esir, Netanyahu hükümetinden, serbest kalan esirlere konuşma hakkı tanımasını istedi.
Kassam Tugayları, son olarak 24 ve 29 Mart'ta elindeki esirlerin görüntülerini yayımlamıştı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.