TRABLUS - Mustafa Bağ
Libya’da emekli General Halife Hafter'in geçen yıl başkent Trablus'taki geçiş yönetimi Milli Genel Kongre'ye (MGK) karşı başlattığı darbe girişimleri sonucu patlak veren iç savaş şiddetlenerek devam ediyor.
Silahlı yerel grupların etkin olduğu ülkede, çatışmalar sırasında ele geçirilen esirlerin ise zor şartlar altında yaşadığı ve ağır işkenceler gördüğü iddia ediliyor.
Altı milyon nüfuslu ülkede fiilen Trablus ve Tobruk'ta iki ayrı hükümetin ve çok sayıda silahlı grubun bulunması sebebiyle kaç hapishanede ne kadar tutuklunun olduğu net olarak bilinmiyor.
Başkent Trablus’un 80 km batısındaki Zlitan kenti yakınlarında bulunan Milita Hapishanesi’ne giren Anadolu Ajansı ekibi, cezaevini görüntüledi. Şartları diğerlerine göre oldukça iyi görünen cezaevinde 70 mahkum bulunuyor.
AA muhabirine bilgi veren cezaevi müdürü Ali Zableh, mahkumların çoğunluğunun Zintan’da, Libya Şafağı Koalisyonu (Fecr-i Libya) güçlerine karşı çatışırken esir alınan kişiler olduğunu söyledi.
Zableh, ''Buradaki mahkumların savcılık soruşturmasında verdikleri ifadelerde, eski Kaddafi rejiminin devamı niteliğinde olan Zintan’daki kabile güçleri ile birlikte bize karşı savaştıkları anlaşıldı. Savcılık incelemesinden sonra mahkemeye çıkarılıyorlar ve hakim kararını veriyor. Biz buradaki mahkumlara en iyi şekilde davranıyoruz'' dedi.
Zintan yakınlarındaki Aycilet’te savaşırken 45 gün önce Fecr-i Libya güçlerince ele geçirilen mahkumlardan W. N. ise kabile güçlerinin kendisini para vaadiyle kandırdığını iddia ederek, ''Milisler bana yalan söyledi. Savaşırken uyuşturucu kullanıp sürekli alkol aldıklarını gördüm. Bunları görünce de gidip Fecr-i Libya güçlerine teslim oldum. Kabile güçleri bize para sözü vermişti lakin ben hiç para görmedim. Çok kişi kandırılıp savaşmaya getiriliyor ama sonra uyuşturucu bağımlısı oluyor. Onlara tavsiyem eğer problemlerden uzak kalmak istiyorsanız gidin, evinizde oturun'' şeklinde konuştu.
Milita Hapishanesi'ndeki esirler her koğuşta dörder kişi kalıyor ve üç öğün yemek veriliyor. Ayrıca mahkumlar belirli aralıklarla avluya çıkabiliyor. Ancak bazı cezaevlerinde aynı koğuşta onlarca kişinin soğukta, elektrik ve su olmayan yerlerde tutulduğu belirtiliyor.
Mahkumların ağır işlerde çalıştırılmasına ilaveten işkence, tecavüz, aç bırakılma, hastalık sırasında muayene olamama gibi iddialar ve özellikle de esirlerin tutulduğu cezaevlerindeki yaşam koşulları, insan hakları ihlallerini gözler önüne seriyor.
En ağır işkenceyi ise devrik lider Muammer Kaddafi döneminde Afrika ülkelerinden getirilen paralı askerlerin gördüğü öne sürülüyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve Birleşmiş Milletler Libya’ya Yardım Misyonu (UNSMIL) tarafından hazırlanan rapora göre, ülke kanunsuzluk, kargaşa ve silahlı çatışmaların gölgesinde.
Yine BM raporuna göre, Libya, 2011’den bu yana en kötü siyasi krizle karşı karşıya. Ülkede şiddet giderek tırmanıyor ve sivillere yönelik yargısız infazlar yapılıyor.
Bağımsız kuruluşların verilerine göre, Libya'da en az 10 bin savaş esiri olduğu tahmin ediliyor. Ancak küçük silahlı grupların elindeki rakamlar kayıt altına alınmadığı için bilinmiyor.
Öte yandan yargılanmak üzere gözaltında tutulan kişilerin, avukatlarıyla ve aileleriyle görüşmelerine genellikle izin verilmezken gözaltı sürelerinin çok uzun sürmesi, halkın hukuk sistemine olan güvenini de zedelemiş durumda.
Anadolu Ajansı muhabirine bilgi veren ve adının açıklanmasını istemeyen Libyalı bir avukat, ''Kaddafi rejimi sırasında hapse atılan birinden haber almak çok zordu. Libya halkı tüm bu hukuksuzlukların ortadan kalkması için devrim yaptı ama henüz değişen bir şey olmadı. Şimdi çok daha zor çünkü ailesi Trablus’ta olan bir kişi başka kentte esir alındığında güvenlik nedeniyle ailesi onu görmeye gidemiyor. Hatta kiminin ailesine haber bile verilmiyor. Zaman zaman silahlı gruplar arasında esir değişimi yapılsa da bunlar çok küçük rakamlar ve genelde yüksek rütbeli kişileri kapsıyor'' ifadelerini kullandı.
Libya'da 17 Şubat 2011'de gerçekleşen devrimin ardından istikrar sağlanamamış, Mayıs 2014'te ise emekli General Hafter'in Zintan merkezli milis gruplarla başlattığı darbe girişimi, Trablus ve Misrata'daki devrimci gruplarla ortak hareket eden Trablus'taki merkezi yönetim tarafından engellenmişti.
Olayların ardından bazı milletvekillerinin, "Temsilciler Meclisi" adı altında Tobruk kentinde çalışmalara başlamasıyla iki meclisin faaliyete geçtiği ülkede, MGK'ya bağlı "Fecr-i Libya Koalisyonu" ile Tobruk Temsilciler Meclisi'ne bağlı Hafter liderliğindeki "Onur Operasyonu Koalisyonu" arasındaki çatışmalar devam ediyor.