LÜKSEMBURG
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında en yüksek karar organı olan Ortaklık Konseyi’nin 52. toplantısı Lüksemburg’da başladı.
Türkiye’yi AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu’nun, AB kanadını ise Dönem Başkanı Yunanistan’ın Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos ile AB Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Füle’nin temsil ettiği toplantıda ilişkiler tüm boyutlarıyla ele alınıyor.
Toplantıda, Türkiye’nin özellikle müzakere sürecinin hızından duyduğu rahatsızlığı ve süreçte somut ilerleme kaydedilmesi gerekliliği üzerinde durması beklenirken AB kanadının da bir yandan Türkiye ile ilişkilerin önemine atıfta bulunması, diğer yandan son dönemde atılan bazı adımlardan duyduğu rahatsızlıkları dile getirmesi öngörülüyor.
Türkiye’nin bölgesel rolü ve stratejik konumunun, AB açısından önemli bir ortak oluşunun, Türk ekonomisinin dinamizminin ve taraflar arasında terörle mücadele konusunda yürütülen aktif diyaloğun, AB’nin olumlu şekilde bahsedeceği konuların başını çekmesi bekleniyor.
AB’nin eleştiri ve endişe beyan edeceği konular arasında ise son dönemde yapılan bazı yasal düzenlemeler, temel hak ve özgürlükler alanında yaşanan bazı gelişmeler ve Türkiye’nin Ek Protokol’e yönelik tavrının öne çıkması öngörülüyor.
Toplantının ardından Çavuşoğlu, Venizelos ve Füle ortak bir basın toplantısı düzenleyerek toplantıyı değerlendirecek.
"Türkiye, müzakere sürecinde üzerine düşeni yapacak. Aynısını AB’den de bekliyoruz”
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki en yüksek karar organı olan Ortaklık Konseyi’nin 52. toplantısına katılan AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, “Türkiye, müzakere sürecinde üzerine düşeni yapacak. Aynısını AB’den de bekliyoruz” dedi.
Ortaklık Konseyi sonrasında AB Dönem Başkanı Yunanistan’ın Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos ve AB Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Füle ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu, özellikle Ortadoğu ve Doğu Avrupa’daki son gelişmelerin AB-Türkiye ilişkilerinde ortak bir siyasi vizyonun gerekli olduğunu bir kez daha kanıtladığını belirtti.
Çavuşoğlu, “Türkiye için AB üyeliği stratejik bir tercih. AB’nin de katılım sürecimize bazı üye ülkelerin kısa vadeli siyasi çıkarları yerine stratejik bir perspektifle yaklaşması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.
Sağlıklı bir katılım sürecinin inanılır bir müzakere sürecine, düzgün şartlara ve net bir üyelik perspektifine bağlı olduğunu belirten Çavuşoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 2014’ü Türkiye’de AB yılı olarak ilan ettiğini hatırlatarak, “Reform sürecini, gerek siyasi gerekse ekonomik anlamda yüksek standartlara ulaşma amacıyla sürdürme taahhüdümüz var” diye konuştu.
Çavuşoğlu, son yıllarda bu doğrultuda yapılan yasal ve idari düzenlemelere dikkat çekti.
Müzakere sürecine yeni bir hız kazandırılması gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Bu çerçevede, maalesef 17 faslın siyasi nedenlerle bloke edildiğini bir kez daha hatırlattım. Kalan başlıklar daha fazla gecikme olmaksızın açılmalı” dedi.
Çavuşoğlu, Türkiye’nin müzakere sürecini siyasi engellerle karşılaşmaksızın tamamlaması gerektiğinin altını çizdi.
Reform sürecini devam ettirme konusundaki siyasi iradeyi tekrarladıklarını belirten Çavuşoğlu, toplantıda göç, vize serbestisi diyaloğu ve ticari ilişkileri de ele aldıklarını söyledi.
Aralık 2013’te vize serbestisi sürecinin başladığını, Geri Kabul Anlaşması’nın (GKA) imzalandığını hatırlatan Çavuşoğlu, bu iki adımın Türkiye-AB ilişkileri açısından dönüm noktası olduğunu kaydederek, “GKA geçen perşembe TBMM’de tartışılmaya başlandı. AB’den de vize liberalizasyonu diyaloğunu adil ve sonuç odaklı bir şekilde ele almasını bekliyoruz” dedi.
Türkiye’nin, Gümrük Birliği’nden kaynaklanan, ticaret politikasını AB’ninkiyle uyumlu hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, bu bağlamda AB’nin ticari ortaklarıyla Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması imzalanması gereği üzerinde durarak, “Gümrük Birliği’nin düzgün işleyişi ortak sorumluluk. AB’nin, Türkiye’nin üçüncü ülkelerle Serbest Ticaret Anlaşması müzakere etmesini sağlayacak gerekli adımları atması yönündeki beklentimizi yineledik” diye konuştu.
Reform sürecine hız verilmesi çağrısı
Toplantı sonrasında AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu ve AB Dönem Başkanı Yunanistan’ın Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan AB Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Füle, “Bugün, geçen hafta Ankara’da katıldığım toplantılarda yaptığım gibi, katılım müzakerelerinde momentumu sürdürmenin her iki tarafın çıkarına, gerçek ve somut sonuçlar elde etme açısından önemli olduğunu vurguladım” dedi.
Füle, 3. Yargı Reformu Paketi’nin uygulanmasının da dahil olduğu reformları memnuniyetle karşıladığını, 4. Yargı Reformu Paketi’nin de bu olumlu eğilimi devam ettirdiğini belirterek, “Türkiye’yi özgürlük, demokrasi, eşitlik, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygıyı tam olarak garanti altına alan uygun kontrol ve dengeleri sağlayacak reformlar üzerinde çalışması konusunda teşvik ettim” dedi.
Füle, toplantı sırasında endişesini dile getirdiği konuların ise “yargının bağımsızlığı, güçler ayrılığı ve ifade özgürlüğü üzerinde ters etki yaratabilecek olan” son yasal düzenleme, son aylarda çok sayıda polis, yargı mensubu ve memurun görev yerinin değiştirilmesi ve görevden alınması olduğunu dile getirdi.
Halkın devlete ve kurumlara güveninin ancak yolsuzluk suçlamalarının şeffaf ve tarafsız şekilde ele alınması halinde garanti altına alınabileceğini belirten Füle, Türkiye’yi her türlü yolsuzluk iddiasının üzerine gitmeye teşvik ettiğini söyledi.
Füle, katılım müzakerelerinin Türkiye-AB ilişkilerinin motoru olduğunu ancak bu alanda ilerlemenin sadece siyasi reformlar ve Kıbrıs bağlantılı konularda ikna edici ilerleme kaydedilmesi halinde mümkün olacağını vurguladı.
Ek Protokol’ün uygulanmasının katılım sürecine canlılık katacağının altını çizen Füle, “Bazıları oldukça çabuk olmak üzere çok sayıda başlık açılıp kapanabilir” dedi.
Ek Protokol vurgusu, Venizelos tarafından da yoğun şekilde işlendi. Ek Protokol’ün tam ve üye ülkelere ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasının önemine ve bunun bir zorunluluk olduğuna dikkat çeken Venizelos, Türkiye’ye bu konuda ilerleme sağlama çağrısını yinelediklerini ve bu yönde bir adımın müzakere sürecinde belirgin bir hızlanma yaratacağını belirtti.
Venizelos, “Türkiye’ye Avrupa yolunu açan Helsinki Zirvesi’nin üzerinden geçen 15 yılın ardından hem AB’de hem de Yunanistan Dönem Başkanlığı’nda, cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında Türkiye’nin, yeni ve kararlı bir dinamikle katılım sürecine yeni bir momentum kazandıracak ve Avrupa’daki geleceğinde ilerlemesini sağlayacak reform sürecine döneceğine yönelik yüksek beklenti var” diye konuştu.
Muhabir: Güven Özalp
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
