Somali'de “Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem” programı düzenlendi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca Somali’nin başkenti Mogadişu’da “Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem: Güven, İşbirliği ve Stratejik Ortaklık” programı yapıldı.
Mohamud Ismail Kulane
10 Eylül 2026•Güncelleme: 10 Eylül 2026
Fotoğraf: Abuukar Mohamed Muhidin / AA
MOGADİŞU
Aden Adde Uluslararası Havalimanı’nda gerçekleştirilen programa Somali Parlamentosu Halk Meclisi Başkanı Abdülkadir Mohamed Nur, Somali Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Abdulfatah Kasim Mohamud, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) Koordinatörü Deniz Demir, Somali’nin Afyonkarahisar Fahri Konsolosu Onur Çelik, Somali Federal Parlamentosu Halk Meclisi Başkanlık Ofisi Direktörü Mohamed Haji Yusuf ve Somaville Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yahya Amir Hagi İbrahim katıldı.
SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde, Türkiye-Somali ilişkilerinin tarihi, mevcut işbirliği alanları, stratejik ortaklığın geleceği ve iki ülkeyi hedef alan dezenformasyon faaliyetleri ele alındı.
“İlişkiler stratejik ortaklık düzeyine ulaştı”
Programın açılışında konuşan Somali Parlamentosu Halk Meclisi Başkanı Nur, etkinliğin düzenlenmesine katkı sağlayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Somali Cumhurbaşkanlığı, Somali Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı ile diğer kurumlara teşekkür etti.
Türkiye ile Somali arasındaki yeni dönemin insani yardımla başladığını belirten Nur, ilişkilerin kısa sürede kalkınma ve ticaret alanlarına yayıldığını, bugün ise diplomasi, ekonomi ve savunma dahil birçok alanı kapsayan stratejik ortaklığa dönüştüğünü söyledi.
İki ülke arasındaki işbirliği geliştikçe bu ilişkiyi hedef alan dezenformasyon faaliyetlerinin de yoğunlaştığına dikkati çeken Nur, “İki ülkenin ortaklığını çirkin göstermek ve itibarsızlaştırmak amacıyla yayılan yanıltıcı bilgilerle mücadele çalışmalarımızı, mevcut tehdidin boyutuna karşılık verebilecek düzeye çıkarmalıyız.” dedi.
Nur, dezenformasyonun en büyük tehlikesinin Somali ve Türk halkları arasındaki insani ve İslami değerlere, köklü tarihi bağlara dayanan güveni zedelemesi olduğunu vurgulayarak, medya ve kamuoyu oluşturma alanlarında görev yapan devlet kurumları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesini istedi.
Sosyal medyanın geleneksel medyadan daha etkili hale geldiğini kaydeden Nur, bu alanın iki ülkenin iletişim stratejisinde öncelikli konuma getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Nur, “Dezenformasyona verilecek en güçlü karşılık, art arda başarılar ve ilerlemeler kaydetmek, aynı zamanda doğru bilginin yanıltılmak istenen kesimlere eksiksiz biçimde ulaşmasını sağlamaktır.” diye konuştu.
“Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü müzakereye açık değildir”
Somali Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Mohamud da insani yardım ve kalkınma faaliyetleriyle başlayan ilişkilerin güvenlik ve savunma, enerji, balıkçılık, altyapı, limanlar, havacılık, yatırım, eğitim, sağlık ve kurumsal gelişimi kapsayan kapsamlı stratejik ortaklığa dönüştüğünü belirtti.
İlişkilerin yalnızca hükümetler arasında değil, Somali ve Türk halkları arasındaki güçlü dostluk ve kardeşlik duygusu üzerine de kurulduğunu dile getiren Mohamud, “Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü müzakereye açık değildir.” ifadesini kullandı.
Mohamud, dezenformasyonun, manipüle edilmiş anlatıların, koordineli algı operasyonlarının ve terör örgütlerinin propagandalarının kamuoyunu etkilemek, devlet kurumlarına duyulan güveni sarsmak, toplum içinde ayrılıklar oluşturmak ve Somali’ye yönelik uluslararası algıyı çarpıtmak amacıyla kullanıldığını söyledi.
Türkiye-Somali işbirliğinin stratejik sektörlere yayılmasıyla ortaklığın niteliğini, amacını ve faydalarını yanlış göstermeye çalışan söylemlerin ortaya çıkabileceğine işaret eden Mohamud, “Sonuçları sahada görülebilen bir ortaklığın yanlış anlatılarla tanımlanmasına izin vermemeliyiz.” dedi.
DMM Koordinatörü Demir ise dezenformasyonun devletlerin karar alma süreçlerini, toplumsal güveni, uluslararası itibarı ve kamu düzenini hedef alan bir risk ve tehdit haline geldiğini belirtirken, Somali Federal Parlamentosu Halk Meclisi Başkanlık Ofisi Direktörü Yusuf ise Türkiye’de eğitim gören Somalili mezunların bugün bakanlıklarda, orduda, hastanelerde, merkez bankasında ve parlamentoda görev yaptığını kaydetti ve insan kaynağının iki ülke arasındaki en güçlü köprüyü oluşturduğunu dile getirdi.
İlişkilerin tarihi boyutu ele alındı
Somaville Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yahya Amir Hagi İbrahim Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimini anlattı.
Osmanlı Devleti’nin 16. yüzyılda Adal Sultanlığı’na ateşli silah, topçu, asker ve askeri uzmanlık desteği verdiğini aktaran İbrahim, bu işbirliğinin Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki Osmanlı-Portekiz rekabetinin parçası olduğunu belirtti.
İbrahim, Osmanlı Devleti ile Acuran Sultanlığı’nın Portekiz’in Hint Okyanusu ve Doğu Afrika kıyılarındaki yayılmasına karşı ortak stratejik çıkarlara sahip olduğunu, Birinci Dünya Savaşı döneminde de Osmanlı makamlarının sömürge karşıtı Derviş hareketiyle temas kurduğunu söyledi.
Somali’nin Afyonkarahisar Fahri Konsolosu Onur Çelik de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011’de kıtlık ve güvenlik krizinin yaşandığı dönemde Mogadişu’yu ziyaret etmesinin dünyanın Somali’ye bakışını değiştirdiğini söyledi.
Programa ayrıca Türk Kızılay, Türkiye Maarif Vakfına bağlı Somali Maarif Okulları, Mogadişu Somali-Türkiye Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Program takdim edilen ödüller ve aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Haberi Paylaş
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.