Hamdi Yıldız
14 Ocak 2016•Güncelleme: 21 Nisan 2016
SİDİ BU ZEYD - Hamdi Yıldız
Arap coğrafyasını etkisi altına alan "Arap Baharı"nın yaşandığı ilk ülke Tunus'ta, Zeynel Abidin Bin Ali'nin 14 Ocak 2011'de ülkeden ayrılmasının ardından bu yana yaşanan süreçte halkın yaşantısında önemli değişikliklerin olmadığı belirtildi.
Arap Baharı'nın sembolü olan Muhammed Buazizi'nın eylemini gerçekleştirdiği Sidi Bu Zeyd kentinde, özellikle kentin sebze halinde çalışan arkadaşları tarafından 5'inci yıl dönümünde saygıyla anıldı.
Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra iş bulamayan ve Bin Ali döneminde birçok kez hapse giren, ülkede işsizliğin ve geçim sıkıntısının devam ettiğinin altını çizerek, "her şeye rağmen şükrediyoruz" diyerek dostu ve iş arkadaşı Buazizi için, "Erkek bir adamdı ve çok çalışkandı. Allah rahmet etsin. Buazizi basit bir insan olarak özgürlüğümüz ve haklarımızı elde etmek için neler yapabileceğini bize gösterdi" dedi.
Buazizi'nın Sidi Bu Zeyd'ın caddelerinde sebze ve meyve sattığı ürünleri alıp el arabasına doldurduğu sebze halindeki arkadaşı, devrimden sonra çok fazla bir şey'in değişmediğini, işsizlik ve yoksulluğun devam ettiğini belirten Lesad, günlük 7 dinara (2,5 dolar) hamallık yaptığını dile getirdi.
Ekonomik alanda olumlu bir gelişmenin olmamasına rağmen siyasi ve fikir özgürlüğü alanında bazı değişikliklerin olduğunu dile getiren Lesad, "Buazzi kendini 17 Aralık günü yakmıştı. Aradan 5 yıl geçti. Bu olaydan sonra gazeteciler kente gizlice gelip çekim yapıyordu. Şimdi ise sizler de sebze haline geldiniz. Endişe duymaksızın burada çekim yapıyorsunuz. Bu daha önce olmazdı. Politikadan ve sosyal olaylardan konuşmamız yasaktı, şimdi ise halk siyaset başta olmak üzere her alanda korkmadan konuşuyor ve fikir beyan ediyor" ifadesini kullandı.
"Eski yönetim çıkar gruplarının elindeydi"
Halkın rahatça konuşmasının devrimin önemli bir kazanımı olduğunu ve Bin Ali döneminde yolsuzluk yapıldığına işaret eden Lesad, "Eski yönetim çıkar gruplarının elindeydi. Devrim bize, yapılan yolsuzluğun boyutunu çok daha net bir şekilde gösterdi ve anlamamıza vesile oldu. Olumsuz olan işler bir anda, bir günde düzelmez. Şimdi eski rejimin çirkefliği ve pisliğinden temizlenmeye çalışılıyor. Taleplerimizin gerçekleşmesini istiyoruz ancak bunun için zamana ihtiyaç olduğunun farkındayız. Fransız devrimin tam anlamıyla oturması için aradan 80 yılın geçtiğini biliyoruz" şeklinde konuştu.
Gelinen durumundan mutlu olanların yanında rahatsız olanlarında olduğunu, az da olsa eski günlere özlem duyanların olduğunu ve karşı devrim hazırlığında olan kişilerin varlığına değinen Lusad, "Karşı devrimler her zaman halkın bilinçsizliği üzerine oynar. Önceki dönemde durumun daha iyi olduğu propagandası yapılıyor. Oysa devrim öncesi durumumuz çok daha kötü bir seviyedeydi. İnşallah ülkemizdeki tüm olumsuzluklar önümüzdeki 15 - 20 yıl arasında düzelecektir. Biz duruma gelmemiz için birçok şehit verdik. Allah'ın izniyle devrimin semeresini gelecek nesil görecektir" ifadelerini kullandı.
Arap coğrafyasını etkisi altına alan "Arap Baharı"nın yaşandığı ilk ülke Tunus'ta, 17 Aralık 2010'da Muhammed el-Buazizi adlı üniversite mezunu gencin seyyar satıcılık yaptığı arabasına el konulması üzerine kendini yakması, devrimin fitilini ateşlemişti. Süreç, 14 Ocak'ta Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali'nin görevini bırakarak ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanmıştı.