Uluslararası Balkan Üniversitesi Türk-İslam mirasını geleceğe taşıyor
Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp'teki Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU), akademik çalışmalarının yanı sıra Balkanlar'daki Türk-İslam kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik projeleriyle dikkati çekiyor.
Mücahit Türetken
22 Mayıs 2026•Güncelleme: 22 Mayıs 2026
Fotoğraf: Mücahit Türetken / AA
Üsküp/İstanbul
Türk hayırsever girişimciler tarafından 2006'da kurulan üniversite, farklı ülkelerden öğrencileri bir araya getiriyor. IBU, Osmanlı döneminden bugüne ulaşan tarihi eserler, kitabeler, mimari yapılar ve kültürel hafızaya ilişkin çalışmalarıyla da bölgede önemli projelere imza atıyor.
Rektör Prof. Dr. Lütfi Sunar, AA muhabirine, hem Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki kültürel, siyasi ve ekonomik ilişkileri geliştirmeye çalıştıklarını hem de Balkanlar'daki Türk-İslam mirasının korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Kuzey Makedonya'nın yaklaşık 600 yıl Osmanlı idaresinde kaldığını, bölgede çok güçlü bir tarihsel ve kültürel miras bulunduğunu belirten Sunar, "Burada çok güçlü bir tarihsel köken, tarihsel eser bütünlüğü var. Dolayısıyla bu hem somut hem de madde olmayan kültür varlıklarının ortaya çıkarılması ve de korunması, gelecek nesillere aktarılması, işlenmesiyle ilgili çok ciddi bir gündem söz konusu." ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda çok sayıda proje yürüttüklerini anlatan Sunar, Kuzey Makedonya Kültür Bakanlığı ve Din İşleri Başkanlığının desteğiyle, Osmanlı eserlerinin kitabelerinin okunması, tercümesi ve yerine yerleştirilmesiyle ilgili proje yürüttüklerini kaydetti.
Projeye ilişkin internet sitesi de oluşturduklarını dile getiren Sunar, "Kuzey Makedonya'ya gelenler, bir tarih eserinin önüne gittiklerinde onunla ilgili ürettiğimiz bilgileri, tabelaları orada görebilir. Burada çok sayıda eserin kitabesi kayıptı. Onların bulunup yerine konulması, yerleştirilmesi gibi çok önemli korumacı yaklaşımları da yapıp geliştirdik." dedi.
Darphanelerde üretilen gümüş sikkelere ilişkin proje
Prof. Dr. Sunar, üniversitenin yürüttüğü diğer çalışmanın ise Osmanlı döneminde Kuzey Makedonya'da faaliyet gösteren darphaneler üzerine olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Bu darphaneler, gümüş sikkeleri burada üretiyor. Osmanlı Devleti'ne şöyle bir yaklaşım var, bir yerde maden varsa darphaneyi oraya götürüyor. Kuzey Makedonya'da hem Kratova'da hem Üsküp'te iki Osmanlı darphanesi vardı. Burada üretilmiş bütün paraları topladık. Bu paralardan bir sergi düzenleyip 'Paranın Yolculuğu' adıyla kitap bastık. Aynı zamanda bir web sitesi hazırladık. Şu anda tarihte, Üsküp'teki, Makedonya'daki darphanelerde basılmış paralarla ilgili farklı vilayetleri, farklı ülkeleri gezen bir sergimiz var. Bu projeyi Yunus Emre Enstitüsü ile ortak yaptık. Bu maddi kültür varlığının ortaya çıkarılması ve gösterilmesi açısından çok kritik bir proje oldu."
Üniversitenin üzerinde çalıştığı önemli projelerden birinin de Kalkandelen'de bulunan Alaca Cami olduğunu ifade eden Sunar, burasının desenleri ve süslemeleriyle Balkanlar'daki önemli kültürel miras eserlerinden biri olduğunu söyledi.
Bu caminin çok güçlü bir tasarım mirası olduğunu vurgulayan Sunar, şu ifadeleri kullandı:
"Hem çok katmanlı hem çok kültürlü hem de aynı zamanda çok kapsayıcı bir kültürel miras var. Biz burada Sanat Tasarım Fakültemizden hocalarla birlikte, Türkiye'den, Mimar Sinan ve Yeditepe Üniversitesinden hocalarla işbirliği içerisinde bu tasarım kültürünü ortaya çıkarmak, yaşar hale getirmek için ciddi bir proje yürüttük. Moda-Tasarım Bölümümüz bu camide yer alan desenlerden hareketle kreasyon üretti. Grafik Tasarım Bölümümüz, Alaca Cami'den hareketle ikonlar üretti. Bir Alaca İkon Kütüphanesi üretti ve bunu ikon kütüphanelerine yükledik. Görsel İletişim Bölümümüz de kampanyalarda kullanılabilecek şablon afişler üretti."
Amaçlarının bu camideki tasarım kültürünü Sanat Tasarım Fakültesinin eğitim mantığının temeline yerleştirmek olduğunu dile getiren Sunar, "Gelecek dönemlerde sanat-tasarım eğitimi alacak öğrenciler, Alaca Cami'deki tasarım kültüründen ilhamlı oluşturmuş olan bir müfredatla eğitimlerini alacaklar. Bu çok boyutlu, çok kapsamlı, çok katmanlı bir tasarım kültürünün yeni nesillere aktarılması anlamına geliyor." diye konuştu.
Rektör Sunar, üniversitenin 20. yılında düzenlediği mezuniyet töreninin de ülkenin hükümet yöneticileri, yabancı misyon temsilcileri ile Türkiye'den misafirlerin katıldığı bir etkinlikle gerçekleştirildiğini kaydetti.
Bu yıl üniversitenin 20. yılında 16. dönem lisans, 10. dönem yüksek lisans ve 5. dönem doktora mezunlarını verdiklerini anlatan Sunar, burasının her geçen yıl genişleyen kapasiteye sahip olduğunu belirtti.
Türkiye'den giden öğrencilerin en çok tercih ettiği bölümler
Üniversitenin Türkiye'den de çok sayıda öğrencinin ilgisini çektiğini dile getiren Sunar, şu ifadeleri kullandı:
"Özellikle son yıllarda diş hekimliği, psikoloji, mimarlık, bilgisayar mühendisliği ve bilgisayar mühendisliğiyle ilgili diğer bölümler Türkiye'den öğrencilerin çok ilgisini çekiyor. Bugün itibarıyla öğrencilerimizin yaklaşık yarısı Türkiye'den gelen öğrencilerden müteşekkil. Bu, aynı zamanda sadece yüksek eğitimini yurt dışında bir üniversitede almış olmak anlamına gelmiyor. Küreselleşen dünyada, küreselleşen iş piyasasının da bir namzedi olarak mezun olmak anlamına geliyor. Biz bugüne kadar Türkiye'den gelen mezunlarımızın gerçekten de farklı sektörlerde başarı hikayelerine şahitlik ediyoruz."
Prof. Dr. Sunar, üniversitenin Yükseköğretim Kurulu ekosisteminin bir parçası olduğunu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin YKS tercih kılavuzunda yer aldığını belirterek, öğrencilerin gerekli şartları yerine getirmeleri halinde denklik konusunda herhangi sorun yaşamadıklarını sözlerine ekledi.
Haberi Paylaş
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.