İsrail ve Arap medyasına açıklama yapan yetkililer, Washington'daki Dışişleri Bakanlığında doğrudan görüşmelerin yeni turunun yerel saatle 09.00 civarında başladığını belirtti.
Öte yandan, bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, görüşmelere ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve Bakanlık yetkilisi Mike Needham; Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ile eski Büyükelçisi ve Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Simon Karam; İsrail'i temsilen ise İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile İsrail'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Yossi Draznin'in ve diğer bazı yetkililerin katıldığını ifade etti.
İsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.
ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçmişti.
Görüşmelere ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.
Lübnan'da İsrail ile doğrudan müzakere başlığı, iç siyasette ve kamuoyunda en tartışmalı konuların başında geliyor.
Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, müzakereleri "kanın durdurulması ve kalıcı çözüm" için zorunlu ve tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler ise doğrudan temasları "teslimiyet" şeklinde nitelendirerek sürece karşı çıkıyor.
Bu arada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Başbakan Nevvaf Selam'ın, ABD’de İsrail ile Lübnan arasında doğrudan yürütülen müzakereleri ve Suriye ile ilişkileri ele aldığı bildirildi.

Lübnan Cumhurbaşkanlığının, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki resmi hesabından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Avn, Başbakan Selam’ı başkent Beyrut’taki Baabda Sarayı’nda kabul etti.
Görüşmede son dönemde yaşanan gelişmeler çerçevesinde ülkedeki mevcut durumun değerlendirildiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca, ABD Dışişleri Bakanlığında Lübnan, ABD ve İsrail heyetleri arasında başlayan müzakerelerin de ele alındığı belirtilerek, Lübnan heyetine müzakereler öncesinde verilen talimatlar doğrultusunda sürecin değerlendirildiği aktarıldı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait olduğu öne sürülen hedeflere yönelik hava saldırıları başlatıldığı ifade edildi.
Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail savaş uçakları, güneydeki Sadikin, Tuffahta ve Kefre beldelerini hedef aldı.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Mezraat Sinay, Tuffahta, Kefer Melki ve Yukarı Homin beldeleri ile doğudaki Bekaa bölgesinde yer alan Lebbaya, Suhmur, Yuhmur ve Ayn Tine beldelerini hedef alacağını bildirdi.
Adraee, söz konusu beldelerdeki Lübnanlılardan yaşadıkları yerlerden en az 1 kilometre uzaklaşmalarını istedi.
Sözcünün saldırı tehdidinde bulunduğu beldeler, Litani Nehri'nin kuzeyinde bulunuyor.
ABD, 14 ve 23 Nisan'da Washington'da Lübnan ile İsrail arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından, bugün de müzakerelerin 3. turuna ev sahipliği yapacak.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları sabaha karşı güneydeki Sıreyfe beldesinde bir konutu hedef aldı. Saldırıda 2 kişi yaşamını yitirdi.
İsrail ordusu ayrıca Lübnan'ın doğusundaki Bekaa bölgesinde yer alan Lebbaya, Suhmur, Yuhmur ve Ayn Tine beldeleri ile güneydeki Hadasa ve Kefer Melki beldelerine hava saldırıları düzenledi.
Zerariyye'deki saldırıda 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin yaralandığı belirtildi.
Yuhmur'daki saldırıda ise bir akaryakıt istasyonunun hedef alındığı kaydedildi.
İsrail ordusu öğle saatlerinden bu yana Tuffahta, Furun, Ganduriyye, Doğu Zavtar, Şahhur, Tebne ve Mezraat Sinay beldelerine de hava saldırıları düzenledi.
Kusaybe beldesinde bir sağlık merkezi yakınlarına düzenlenen saldırıda ise bir araç hedef alındı.
Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in dün Lübnan'ın başkenti Beyrut yakınlarına düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırılarında 2'si çocuk 8 kişinin öldüğünü bildirdi.
BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, New York'ta düzenlenen günlük basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelere değindi.
Haq, "Beyrut'un yaklaşık 20 kilometre güneyindeki Ciyeh bölgesinde araçlara dün düzenlenen bir dizi insansız hava aracı saldırısında, Lübnanlı yetkililere göre aralarında 2 çocuğun da bulunduğu en az 8 kişi hayatını kaybetti." dedi.
Hizbullah’tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in ateşkes ihlallerine karşılık olarak Lübnan’ın güneyindeki işgal altındaki bölgelerde bulunan İsrail askerleri ve Merkava tanklarının gece saatlerinden bu yana 7 kez roket ve topçu atışlarıyla hedef alındığı ifade edildi.
Açıklamada, Reşaf bölgesindeki İsrail askerlerinin roketlerle, Bulat mevkisindeki İsrail güçlerinin ise topçu atışlarıyla hedef alındığı belirtildi.
Bayyada bölgesinde İsrail askerleri ve askeri araçlarına topçu saldırıları düzenlendiği kaydedilen açıklamada, aynı bölgede bir Merkava tankının da güdümlü roketle vurulduğu aktarıldı.
Hizbullah ayrıca Deyr Suryan beldesinde bir evde konuşlanan İsrail askerlerinin roket ve topçu atışlarıyla hedef alındığını, Kefer Kile beldesi çevresindeki bir Merkava tankının da roket saldırısına uğradığını duyurdu.
Deyr Mimas beldesinden yapılan açıklamada, beldede kiliseye ait bir vakıf binası ile su kuyusunun patlayıcılarla havaya uçurulduğu doğrulandı.
İsrail saldırısının yalnızca fiziksel bir hasardan ibaret olmadığı belirtilen açıklamada, aynı zamanda belde halkının hayatının ayrılmaz bir parçası ile insanların güvenlik duyguları ve günlük yaşamlarının da hedef alındığı aktarıldı.
Lübnan basınındaki haberlerde, İsrail ordusunun 2 gün önce Deyr Mimas'taki Ortodoks vakıf binası ve güneş enerjisiyle çalışan tüm beldeye içme suyu sağlayan tesise gece saatlerinde patlayıcı yerleştirdiği havaya uçurduğu aktarıldı.
Vakıf binasının İsrail saldırısından önceki ve sonraki halinin fotoğrafı sosyal medyada sıkça paylaşıldı.
Deyr Mimas Ortodoks Kilisesi de Facebook hesabından vakıf binasının harabeye dönen fotoğrafını birlik mesajı ile paylaştı.
İsrail basınındaki haberlerde, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyinde Lübnan sınırına yakın Roş Hanikra'ya İHA saldırısı gerçekleştirdiği belirtildi.
Bölgedeki Galilee Tıp Merkezinden yapılan açıklamada, 2'si ağır 3 yaralının tedavisinin sürdüğü aktarıldı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Hizbullah'ın bir otoparkı hedef aldığı İHA saldırısında çok sayıda kişinin yaralandığı ifade edildi.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Hizbullah hedeflerini yok etmek bahanesiyle günlük olarak sürdürdüğü saldırıların ve Lübnan'ın güneyindeki işgalin çapını, ABD'de yapılacak kritik görüşmeler öncesinde genişletiyor.
ABD'nin başkenti Washington'da bugün Lübnan ile yapılması planlanan üçüncü tur doğrudan müzakerelere çok kısa bir süre kala İsrail, masaya askeri dayatmayla oturmak amacıyla sahada şiddetin dozunu bir üst seviyeye çıkardı.
Sadece Lübnan sınır hattını değil Litani eksenini de stratejik sınır olarak gören İsrail, Litani Nehri'nin kuzeyine de saldırılar düzenliyor.
Nehrin güneyini "güvenlik bölgesi" ilan eden ve Litani çevresindeki saldırılarını bizzat duyurarak bu bölgede işgali kalıcı hale getirmeye çalışan İsrail ordusu, Litani Nehri'nin kuzeyindeki yerleşim yerleri için de tahliye tehditlerinde bulunarak bu bölgelere saldırılar gerçekleştiriyor.
İsrail basınında ve İsrailli yetkililerin açıklamalarında, Litani Nehri’nin kuzeyine kadar uzanan fiili bir "güvenlik kuşağı" oluşturma hedefi açık bir şekilde ifade ediliyor.
İsrail ordusu 18 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Sarı Hat çevresinde saldırılarına yoğun bir şekilde devam ediyor.
Sınırdaki saldırılarıyla yetinmeyen İsrail ordusu hedef aldığı noktaları Litani Nehri'nin güneyine kadar taşıdı.
Ateşkese rağmen uluslararası hukuku ihlal ederek saldırılarını sürdüren İsrail ordusu, Litani Nehri'nin kuzeyinde de Lübnanlıların evlerini terk etmesini talep eden sürgün emirleri yayınladı.
Nehrin kuzeyindeki bölgelerde de saldırılarını sürdüren İsrail ordusu, bu bölgedeki Nebatiye kentini sık sık hedef alıyor.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki köylerde işgal ve yıkımlara devam ediyor.
İsrail ordusu, 18 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Gazze Şeridi'nde olduğu gibi "Sarı Hat" oluşturduğunu açıklamıştı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkese rağmen oluşturulan bu hat çevresinde saldırılara devam edildiği belirtilmişti.
Gazze'dekine benzer şekilde Lübnan'ın güneyinde de işgal ettiği bölgeleri kapalı askeri alanlara dönüştüren İsrail ordusu, duyurulan "Sarı Hat"tın güneyindeki 55 köyü işgal altında tutuyor.
Öte yandan bazı Hizbullah mensuplarının Lübnan'da yeni oluşturulan hatta yaklaştığını öne süren İsrail ordusu, geçici ateşkese rağmen bazı bölgelere hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıklamıştı.
İsrail ile Lübnan arasında 10 gün süreyle geçerli olacak geçici ateşkes, 17 Nisan'da yürürlüğe girmişti.
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde karada oluşturduğu "Sarı Hat", yalnızca karayla sınırlı kalmayıp deniz hattına da uzanarak geniş çaplı bir deniz kuşatmasına dönüşüyor.
İsrail'in "Sarı Hat" içinde belirlediği bu alan, Lübnan ile İsrail arasında 2022 yılında imzalanan deniz sınırı anlaşmasının fiilen ihlal edildiğine ve gaz sahalarının yeniden kontrol edilmek istendiğine işaret ediyor.
Mevcut süreçte Hizbullah'ın faaliyetlerini bahane eden İsrail, "Kana" doğalgaz sahası sınırlarını da kapsayan deniz bölgesine fiilen el koyarak bu alanı yeniden tartışmalı bir bölge haline getirdi.
İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti ile Ras Nakura sahilinden 37 kilometre açığa kadar olan alandaki tüm deniz araçlarına saldırı tehdidinde bulunarak kuzeye gitmelerini istemesi de bu deniz kuşatmasını pekiştiriyor.
İsrail'in Doğu Akdeniz'de stratejik üstünlük sağlama hedefini yeniden şekillendirdiğini gösteren bu hamleler, Lübnan'ın deniz sınırı ve enerji güvenliğini doğrudan tehdit eden başlıca risklerden biri olarak öne çıkıyor.
İsrail ordusunun Litani’nin kuzeyindeki köyler için yayınladığı tahliye uyarıları ile ardından gerçekleştirdiği yoğun saldırıları, Lübnan'ın güneyinden kuzeyine yönelik yoğun göçe neden oldu.
Saldırıların yoğunluğu nedeniyle hayatları alt üst olan Lübnanlılar, doğup büyüdükleri topraklara geri dönemiyor.
İsrail ordusu, Hizbullah noktalarını yok etme bahanesiyle Lübnanlı sivilleri hedef alarak uluslararası hukuku ihlal ederken, Lübnanlılar kendi ülkelerinde rahatça yaşama hakkının ellerinden alındığını ifade ediyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun "güvenlik bölgesinde, güvenlik bölgesinin kuzeyinde ve Litani Nehri'nin kuzeyinde" saldırılar düzenlediğini belirtti.
Öte yandan, Yediot Ahronot ve Kanal 12 gibi İsrail basınında yer alan haberlerde, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde Hizbullah unsurlarından tamamen arındırılmış bir bölge oluşturmayı hedeflediği, Litani Nehri’ne kadar uzanan alanda "tam operasyonel serbestlik" talep ettiği ve bu doğrultuda sınır hattındaki tampon bölgeyi fiilen genişlettiği aktarıldı.
İsrail basınında yer alan haberlerde, saldırılar sebebiyle yerinden edilen yaklaşık 600 bin Lübnanlının Litani’nin güneyine dönüşünün engellenmesinin planlandığı belirtiliyor.
Ateşkese rağmen İsrail yalnızca sınır güvenliği söylemiyle hareket etmiyor; Litani Nehri’ne kadar uzanan fiili bir askeri kuşak oluşturuyor ve bunu İsrail basını ile İsrailli yetkililer açık biçimde tartışıyor.
Bu kapsamda Lübnan resmi haber ajansı NNA'da yer alan habere göre, İsrail'e ait insansız hava araçları, Litani Nehri çevresinde yoğun uçuş yapıyor. İsrail ordusu bölgeyi bombalamakla kalmıyor her türlü hareketliliği anbean İHA'larla kontrol altında tutuyor.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'nin kuzeyinde yer alan beldeler için tahliye emirleri yayınlayarak yüzbinlerce Gazzeliye yaptığı gibi Lübnanlılara da yine "sürgün yolunu" gösterdi.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric ise, 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, İsrail'in yerinden etme emirlerini ve Litani Nehri'nin güneyi ve ötesindeki bölgeleri hedef alan Lübnan kasabalarına yönelik hava saldırılarını endişeyle takip ettiklerini açıkladı.
İsrail basınından Haaretz gazetesinin 15 Nisan tarihli haberine göre, İsrail ordusu son dönemde Lübnan’ın güneyinde ve sınır hattı boyunca ilave askeri noktalar kurdu.
Gazete, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki kara saldırılarının çapını genişlettiğini, askeri noktaları artırdığını ve Gazze Şeridi'nde yaptığına benzer şekilde evleri yıktığını bildirdi.
İsrail'in artan işgaline ve yıkım politikasına karşı Hizbullah, özellikle gelişmiş insansız hava araçları (İHA) ile asimetrik bir savaş yürüterek İsrail birliklerine kayıplar verdiriyor.
İsrail basınına konuşan üst düzey İsrailli subaylar, Hizbullah'ın kullandığı fiber optik sistemlerle yönlendirilen ve düşük iz bırakmaları nedeniyle hava savunma sistemleri tarafından tespit edilmesi zor olan İHA'ların, İsrail için temel bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor.
İsrail ordusunun bu İHA'lar karşısında etkisiz kaldığını itiraf eden subaylar, Lübnan'ın güneyinde "stratejik bir tuzağa" düştüklerini ve büyük bir hayal kırıklığı yaşandığını vurguluyor.
Hizbullah ise işgal altındaki beldelerde İsrail ordusuna ait Merkava tanklarını, askeri iş makinelerini ve askerlerin toplandığı alanları bu İHA'lar ve roketlerle yoğun bir şekilde hedef alıyor.
İsrail ordusunun, Hizbullah'ın patlayıcı yüklü İHA'lara karşı bir çözüm bulamadığı için askerlerini korumak amacıyla askeri araçların etrafına tel ağlar örmek zorunda kaldığı ifade ediliyor. Düzenlenen İHA saldırılarında çok sayıda İsrail askerinin öldüğü ve yaralandığı da bizzat İsrail ordusu tarafından doğrulanıyor.
Hizbullah, işgal altındaki beldelerde İsrail ordusuna ait Merkava tanklarını, askeri iş makinelerini ve askerlerin toplandığı alanları bu İHA'lar ve roketlerle yoğun bir şekilde hedef alıyor.
Başbakan Netanyahu'nun patlayıcı yüklü İHA'lar meselesini ele almak amacıyla yaptığı güvenlik toplantısında, İsrail askerlerini Hizbullah'a ait İHA'lardan korumak amacıyla teknolojik sistemlerin devreye alınması için yaklaşık 700 milyon dolarlık bütçeyi onayladığı belirtilmişti.
İsrail ordusu, Hizbullah'ın fiberoptik insansız hava araçlarına (İHA) karşı askeri araçlar ve yerleşkeler için koruyucu ağ tedarik ettiğini açıkladı.
Hizbullah'ın fiber optik kablolu kamikaze İHA'ları Lübnan'da konuşlu İsrail birliklerine saldırılarda etkili biçimde kullanmaya başlamasının ardından İsrail ordusu yeni tedbirler bulma arayışına girdi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, fiberoptik kamikaze İHA'lara karşı 158 bin metrekarelik koruyucu ağ tedarik edildiği bildirildi.
Tedarik edilen koruyucu ağların 20 futbol sahasına eşdeğer büyüklükte olduğuna işaret edilen açıklamada, fiberoptik kamikaze İHA'lara karşı 188 bin metrekarelik ağ daha satın alınacağı aktarıldı.
İsrail ordusu tarafından paylaşılan fotoğraflarda koruyucu ağların askeri araçlar ve yerleşkelere yerleştirildiği görülürken, yeni uygulamanın İHA'larla test edildiği belirtildi.
Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetine yakın "Israel Hayom" gazetesine 9 Mayıs'ta konuşan isimleri açıklanmayan üst düzey subaylar, İsrail ordusunun Hizbullah İHA'ları karşısında etkisiz kaldığını itiraf etmişlerdi.
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan beri İsrail saldırılarında yaklaşık 2 bin 900 kişinin öldüğünü bildirmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
