Sevgi Ceren Gökkoyun
08 Mayıs 2026•Güncelleme: 08 Mayıs 2026
Michigan Üniversitesi, Amerikalı tüketicilerin eğilimleri doğrultusunda hazırladığı tüketici güven endeksinin mayıs ayına ilişkin öncü verilerini açıkladı.
Buna göre tüketici güven endeksi, mayısta geçen aya kıyasla 1,6 puan azalarak 48,2 değerine indi ve tüm zamanların en düşük seviyesini gördü.
Piyasa beklentisinin altında gerçekleşen tüketici güven endeksinin bu dönemde 49,7 değerini alması öngörülüyordu.
Tüketici güven endeksi, nisanda 49,8 olarak kaydedilmişti.
Amerikalıların şu anki finansal koşullara yönelik değerlendirmesini ölçen mevcut ekonomik koşullar endeksi, mayısta aylık bazda 4,7 puan azalışla 47,8'e düştü.
Tüketicilerin uzun vadeli öngörülerini yansıtan tüketici beklentileri endeksi ise aynı dönemde 0,4 puan artarak 48,5'e çıktı.
Kısa vadeli enflasyon beklentisi düştü
Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, mayısta yüzde 4,7'den yüzde 4,5'e indi.
İran'daki savaşın başlamasından önce şubat ayında görülen yüzde 3,4'lük değerin üzerinde kalmaya devam eden kısa vadeli enflasyon beklentisi, 2024'te görülen seviyelerin ve Kovid-19 salgını öncesindeki iki yılda kaydedilen yüzde 2,3–3 aralığının da belirgin şekilde üzerinde seyretti.
Uzun vadeli enflasyon beklentisi de yüzde 3,5'ten yüzde 3,4'e geriledi.
"Tüketiciler maliyet baskılarının etkisiyle sarsılmaya devam ediyor"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Tüketici Anketleri Direktörü Joanne Hsu, beklentiler endeksinin hafif bir yükseliş kaydettiğini, mevcut koşullar endeksinin ise hem kişisel mali durum hem de yüksek fiyat endişelerindeki artış nedeniyle gerilediğini belirtti.
Reel gelir beklentilerinin mart ayında başlayan düşüş seyrini sürdürdüğüne işaret eden Hsu, tüketicilerin yaklaşık 3'te 1'inin benzin fiyatlarından, yaklaşık yüzde 30'unun da gümrük vergilerinden bahsettiğini aktardı.
Hsu, tüketicilerin akaryakıttaki fahiş fiyatların başını çektiği maliyet baskılarının etkisiyle sarsılmaya devam ettiğini vurgulayarak, "Arz kesintileri tamamen giderilip enerji fiyatları düşene kadar, Orta Doğu'daki gelişmelerin tüketici güvenini önemli ölçüde artırması pek olası görünmüyor." değerlendirmesinde bulundu.