İSTANBUL
Forum İstanbul 2013 açılışında konuşan Babacan, Forum İstanbul'un ilk toplantısının 2002 yılında yapıldığını hatırlatarak, o günün Türkiyesi'nin çok sıkıntı içinde olduğunu öyle bir dönemde 2023 gibi bir hedef koyabilmenin, Türkiye'nin ufkunu genişletebilmenin cesaret işi olduğunu söyledi.
Geçen 10 yılda çok şeyin değiştiğini, Türkiye için olumlu gelişmelerin olduğuna değinen Babacan, 2007-2008 yılında başlayan ve 2009 yılında pik noktasına ulaşan küresel finans krizinin bu yüzyılın tarihinde iz bırakacak bir gerçek olduğuna dikkati çekti.
Babacan, krizin henüz bitmediğini ve bunun çok iyi anlaşılması gerektiği vurgulayarak, "Geçici rahatlamalar sağlamak için merkez bankalarının sağladığı likidite bugün için büyük finans kuruluşlarının batmasını engellemiş durumda ve yine büyük ekonomilerin dağılmasını önlemiş durumda..." diye konuştu.
En önemli sorun güven
Merkez bankalarının kimi zaman doğrudan, kimi zaman da ikincil piyasalar üzerinden kamu kağıtları satın alarak çöküşü şimdilik önlemiş ya da ertelemiş olduğunu kaydeden Babacan, pek çok finans kuruluşuyla ilgili sorunların devam ettiğini, şu anda belki de en önemli problemin güven sorunu olduğunu ifade etti.
Ali Babacan, "Bankalar birbirlerine güvenmeyince, bankalar kredi müşterilerine güvenmeyince, merkez bankaları ne kadar likidite sürerse sürsün piyasaya yine fayda etmiyor. Bu sürülen likidite bir şekilde bir yerlere takılıyor" dedi.
Onları görünce kaygım daha da arttı
Geçen ay Finlandiya'da dar çerçeveli bir toplantıya katıldığını ve 2 gün boyunca Avrupa'nın geleceğinin tartışıldığını anlatan Babacan, "Avro Bölgesi ne olacak, Avrupa ekonomisi nasıl canlandırılabilir? Siyasi olarak en üst noktadaki kişiler diyebileceğimiz kişilerle 2 gün geçirdikten sonra açıkçası benim kaygım daha da arttı. Özellikle politikalar konusunda kısa vadeli bakış ve günü kurtarma yaklaşımı Avrupa'nın en önemli problemi..." diye konuştu.
Sürecin özü: Devletin herkesi aynı samimiyetle kucaklaması
Çözüm sürecinin son derece önemli olduğunu ifade eden Babacan, çözüm sürecinin siyasi reformların da bir bakıma doğal bir sonucu olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu çözüm sürecinin özü ne? Aslında çok açık... Çözüm sürecinin özü: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin etnik kökeni ne olursa olsun, mensubu olduğu din mezhep ne olursa olsun, Kültürel oryantasyonu ne olursa ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesi, devletin aynı samimiyetle kucaklıyor olması... Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin aynı haklardan ve özgürlüklerden doyasıya istifade edebilmesi. İşin özü bu."
Ali Babacan, "Daha hak etmeden refahı yaşamak istiyorsak orada sorun var. Kazanacağız, sonra harcayacağız. Kazanmadan harcama aileleri de ülkeleri de felakete götürüyor, yanı başımızda Yunanistan belki de en iyi örnek" diye konuştu.
Babacan, 2023 yılında İstanbul'un dünyanın en önemli on finans merkezinden biri olması hedefinin iddialı ama gerçekçi bir hedef olduğunu söyleyerek, "Frankfurt'tan Mambai'ye Singapur'a kadar giden coğrafyada İstanbul'a alternatif olabilecek bir başka finans merkezi görmüyorum" dedi.