İSTANBUL
Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü öğrencilerine "Libya ve Arap Baharı Nereye?" başlıklı konferans veren İşler, "Arap Baharı" tabirinin çok erken bir isimlendirme olduğunu kaydederek, "Nitekim yaşadığımız olaylar da bunun bir bahar olmadığını ortaya koymakta" dedi.
Bu olaylara "Arap Sonbaharı" demenin daha doğru olduğunu vurgulayan İşler, şöyle devam etti:
"Esen rüzgarlar artık olgunlaşmış veya kurumuş yaprakların düşmesine neden oldu. Bazı diktatörler, devlet adamları saf dışı kaldılar. Sonbaharın arkasından zaten kış geliyor. Bu kış hafif olabilirdi ama birtakım manipülasyonlarla kışın çok şiddetli geçtiğini görüyoruz."
"Arap Baharı" kapsamındaki olayların Arap coğrafyası için ilk niteliğinde olduğunu dile getiren İşler, "Arap Baharı bütün müdahalelere rağmen ciddi bir değişim dinamiğini ortaya koyuyor. Bu bir değişim arzusudur" dedi.
Bu sürece İslam dünyasının ihtiyaç duyduğu radikal, zihinsel bir devrim olarak bakmak gerektiğini anlatan İşler, “Artık cin şişeden çıkmıştır. Bu bölge ancak halkların talebi yerine getirilirse, işte o zaman sükuna erer. Arap Baharı iyi değerlendirildiği takdirde tüm İslam dünyasının ihtiyaç duyduğu tarihi bir değişimin kapılarını açacaktır" diye konuştu.
"Doğruları söyledik"
Emrullah İşler, Türkiye'nin geçen 4 yıl boyunca bölgedeki halkların taleplerinin gerçekleşmesi için çaba sarf ettiğini belirterek, "Geriye doğru bakıp bir muhasebe yapıldığında Türkiye olarak ben diyorum ki vatandaşımızın, gelecek nesillerin başını öne eğdirmeyeceğiz. Hakkı söyledik, doğruları söyledik, kimseden çekinmedik ama dinletemedik. Bölgede bu acılar yaşanıyor" dedi.
İslam dünyasının etkili, sonuç alacak ortak platformlar kurması gerektiğini ifade eden İşler, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın bu konuda yetersiz kaldığını dile getirdi.
"Libya’da petrol değil, kardeşlerimizi görüyoruz"
Libya Özel Temsilcisi sıfatıyla bu ülkeyle ilgili değerlendirmeler de bulunan İşler, bu sıfatla ilk ziyaretlerini yüzde 20 katılımla gerçekleşen seçimde oluşan parlamentonun bulunduğu Tobruk’a yaptığını hatırlattı. İşler, bu ziyarette Türkiye ile ilgili ön yargıları gidermeye çalıştıklarını anlattı.
İşler, muhataplarına "Libya’da siyasi bir kriz vardır. Bu siyasi kriz de yine siyasi müzakereler yoluyla çözülebilir. Biz diyaloğu destekliyoruz. Bir an önce ateşkesin sağlanması lazım. Bir uzlaşı hükümeti kurulmalı. Bizden taleplerinizi de karşılamaya hazırız. Biz Libya’ya baktığımızda petrol değil, kardeşlerimizi görüyoruz” mesajını verdiklerini kaydetti.
Libya'nın fiilen ikiye bölünmüş olduğuna işaret eden İşler, "Doğudaki hükümetin hür iradesi bulunmuyor. Kendi göbeklerini kendileri kesemiyorlar. Libya’da bu kadar yoksulluğa, sıkıntıya rağmen hava saldırısı yapılabiliyor. Dışarıdan aldıkları destekle karşı tarafa gidip hava saldırılarıyla taciz ediyorlar. Bu bir sonuç getirmez, bırakın dedik" diye konuştu.
Kaddafi döneminin Libya'ya verdiği en büyük zararın yetişmiş insan kaynağı bulunmaması olduğunu söyleyen İşler, "Vizyonsuz, bakış açısı olmayan insanlar siyasi süreçlere giriyorlar, onu da ellerine yüzlerine bulaştırarak çatışmaya dönüştürebiliyorlar" dedi.
"Ülkeye daha fazla silah girmesi barışa hizmet etmeyecektir"
AK Parti Milletvekili ve Libya Özel Temsilcisi Emrullah İşler, Libya'daki diyalog sürecinin ruhuna uygun biçimde tarafların ateşkese riayet etmelerinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Çatışmaların durmasını arzu ettiğimiz bir dönemde ülkeye daha fazla silah ve mühimmat girmesi barışa hizmet etmeyecektir. Bu bağlamda, Libya’ya silah ambargosunun kaldırılmasına yönelik olarak BM Güvenlik Konseyi’ndeki girişimleri yapıcı bulmuyoruz" dedi.
Beşiktaş'ta Malta Köşkü'nde gazetecilerle yemekte bir araya gelen İşler, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Libya'nın istikrar ve güvenliğinin yeniden tesisine büyük önem atfettiğini belirterek, "Devrimin başından bu yana bu anlayışla hareket ettik. Libya’da kalıcı barışın tesisi amacına yönelik olarak BM kolaylaştırıcılığında sürdürülen kapsayıcı diyalog sürecine desteğimiz aynı kararlılıkla sürmektedir" diye konuştu.
"Bu çabalarımızda gerek uluslararası aktörlerle gerek Libya’daki taraflarla iletişim kanallarımızı açık tutmaya devam ediyoruz" diyen İşler, kalıcı çözümün Libya’daki tüm tarafların katılımıyla ve uluslararası toplumun desteğiyle sağlanabileceğine inandıklarını ifade etti.
İşler, bu çerçevede, Libya Özel Temsilcisi olarak, 20-21 Ekim 2014 tarihlerinde Tobruk, Misurata ve Trablus, 3 Kasım 2014 tarihinde ise Beyda'yı ziyaret ettiğini hatırlattı.
İşler, bu ziyaretlerde verdiği mesajları şöyle özetledi:
"Libya'daki sorun siyasidir. Dolayısıyla sadece siyasi diyalogla çözüm bulunabilir. Meşruiyet tartışmaları bizi herhangi bir sonuca götürmez. Ateşkes sağlanmalı ve hava saldırıları sona ermelidir. BM’nin siyasi diyalog başlatma çabalarını destekliyoruz. Siyasi diyalog süreci kapsayıcı olmalıdır. Libya'daki tüm kesimler sürece katılmalıdır. Terörist gruplar dışında, tüm siyasi aktörler diyalogda yer almalıdır. Tüm tarafların destekleyeceği ulusal birlik hükümeti kurulmalıdır. Dış müdahale kabul edilemez."
Kasım ayında Ankara’yı ziyaret eden BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Bernardino Leon’la yaptığı görüşmede de bu mesajları etraflıca aktardığını anlatan İşler, "Çözüme yönelik çabalarda eşgüdümün sağlanmasını teminen, Leon’la yakın diyaloğumuz sürmektedir" diye konuştu.
Genel Ulusal Kongre (GUK) Başkanı Nuri Ebu Sehmeyn'in Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun daveti üzerine 16 Ocak 2015 tarihinde Türkiye'yi ziyaret ettiğini anımsatan İşler, "Görüşmelerde muhatabımıza, BM tarafından başlatılan siyasi diyalog sürecine katılım sağlanmasının ve ulusal birlik hükümeti kurulmasının önemini vurguladık. Ayrıca, konuk GUK Başkanı’nın Türkiye’de Leon’la görüşmesini de sağladık" dedi.
Libya’daki BM sürecine davet edilen diğer tarafı da önce 14 Ocak, sonra da 27 Ocak'ta Türkiye'ye davet ettiklerini söyleyen İşler, "Davetimize ilke olarak olumlu yanıt veren Temsilciler Meclisi Başkanı İsa Guveyder'in ziyareti için tarih belirlemede maalesef ilerleme sağlanamadı. Karşı öneride bulunacaklarını belirttiler. Ancak bildirmediler. Bizim kapımız kendilerine açıktır" ifadelerini kullandı.
İşler, 24 Ocak'ta Cezayir’e bir ziyaret gerçekleştirerek Dışişleri Bakanlığı Nezdinde Mağrip ve Afrika İşlerinden Sorumlu Delege Bakan Abdülkadir Messahel ile Libya konusunda verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini aktararak, "Libya’daki krizin çözüme kavuşturulması konusunda Türkiye ve Cezayir’in görüşlerinin örtüştüğünü memnuniyetle müşahede ettik" dedi.
İşler, tüm bu temaslarda, Libyalılar tarafından kabul görecek bir siyasi çözüme ulaşılması yönündeki telkinleri yinelediklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Gerek uluslararası aktörleri gerek Libya’daki tarafları BM’nin diyalog çabalarına aktif katkıda bulunmaya davet ettik. Bu bakımdan, 2015 Ocak ayında BM kolaylaştırıcılığında Cenevre’de başlatılan kapsayıcı diyalog sürecini, ülkede kalıcı istikrarın sağlanması amacına yönelik önemli bir adım olarak görüyoruz. Bilindiği üzere, diyalog süreci farklı kulvarlarda Libya’daki çeşitli kesimlerin katılımıyla gerçekleştirilen toplantılar şeklinde yürütülmektedir. Sürecin ana gövdesini oluşturan siyasi toplantıların dördüncü turu 5-7 Mart 2015 tarihlerinde Fas’ın başkenti Rabat’ta düzenlenmiştir. Yarın ise yine Rabat’ta beşinci tur görüşmelerin yapılması planlanmaktadır. Söz konusu toplantılar, Dışişleri Bakanlığımızın yetkililerince takip edilmektedir."
"Önemli bir kilometre taşı olacak"
"Diyalog görüşmelerinde milli mutabakata varılarak, güçlü bir ulusal birlik hükümeti kurulması Libya’daki mevcut sorunların çözülmesi yolunda önemli bir kilometre taşı olacak" ifadesini kullanan İşler, bunun Libya’nın istikrara kavuşturulmasına matuf yol haritasının ilk adımı olacağını söyledi.
Anayasanın kabulü ve parlamento seçimlerinin düzenlenmesi ile geçiş sürecinin başarıyla tamamlanmasının hedeflendiğini dile getiren İşler, şöyle devam etti:
"Tüm bu gelişmelere rağmen, süreç halen kırılganlığını korumaktadır. Süreci, tek taraflı dış müdahale, ateşkes ihlali, hava saldırıları ve dış askeri yardım gibi istikrar bozucu eylemlerin etkisinden korumalıyız. Bu bakımdan, gerek Libya’daki taraflara, gerek uluslararası topluma önemli sorumluluklar düşmektedir. Tüm ilgili tarafların teenni ile hareket etmelerini bekliyoruz."
İşler, diyalog sürecinin ruhuna uygun biçimde tarafların ateşkese riayet etmelerinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Çatışmaların durmasını arzu ettiğimiz bir dönemde ülkeye daha fazla silah ve mühimmat girmesi barışa hizmet etmeyecektir. Bu bağlamda, Libya’ya silah ambargosunun kaldırılmasına yönelik olarak BM Güvenlik Konseyi’ndeki girişimleri yapıcı bulmuyoruz. Milli birlik hükümeti kurulmadan Libya’daki taraflara askeri yardımda bulunulmasının istikrar bozucu bir etki yapacağı unutulmamalıdır" diye konuştu.
Kurulacak milli birlik hükümeti sayesinde Libya halkının terörle mücadelede daha etkin sonuçlar alacağını ifade eden İşler, "Bu sayede, terör eylemlerine kapsamlı bir strateji çerçevesinde karşı konulabileceğine inanıyoruz. Her iki tarafa da diyalog sürecine zarar verebilecek eylem ve söylemlere son vermeleri gerektiğine yönelik telkinlerimiz sürmektedir. Türkiye Libya’yı bu çabalarında desteklemeyi sürdürecektir" dedi.
İşler, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Libya Geçici Hükümetinin ülkemizi hedef alan gerçek dışı iddiaları ve kabul edilemez tehditleri kardeş Libya halkının ülkemize yönelik hisleriyle bağdaşmamaktadır. Tobruk ve Beyda’daki muhataplarımızla tüm görüşmelerimizde, bu tür mesnetsiz iddialarda bulunmamalarına yönelik beklentilerimizi defaatle ilettik. Maalesef gerçek dışı açıklamaların ve tehditlerin devam ettiğini görüyoruz. Geçici Hükümet yetkililerinin yapıcılıktan uzak tutumlarını gözden geçirmelerini bekliyoruz."
Emrullah İşler, Dışişleri Bakanlığının açıklamalarıyla iddia sahiplerine gerekli cevabı verdiğini sözlerine ekledi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
