KARABÜK
Kent girişinde partililer tarafından karşılanan MHP Genel Devlet Bahçeli, Ovacık ilçesine geçerek belediyeyi ziyaret etti.
Burada Belediye Başkanı Mustafa Dursun'dan ilçe hakkında bilgi alan Bahçeli, belediye önünde halka seslendi.
Yerel seçimlerde oyunu en çok artıran parti olduklarını ve bir çok yerde belediye başkanlıkları kazandıklarını ifade eden Bahçeli, Türkiye'yi dolaşarak başarı göstermiş belediye başkanı arkadaşlarını ziyaret ettiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı seçiminin aceleye, adaletsiz bir şekilde sürdürülebilir duruma getirildiğini belirten Bahçeli, "Bir partinin genel başkanı hele o parti iktidardayken dolayısıyla başbakan olarak da aday olma hakkı vardır. Adaylık başvurusunu yaptıktan ve Yüksek Seçim Kurulu'nun onayından sonra en erdemli davranış başbakanlık görevinden ayrılmak ve diğer adaylarla eşit haklarda yarışmaktır" şeklinde konuştu.
"Aday Erdoğan Bey, bu konuda tarihi bir hataya düşmüştür" diyen Bahçeli, "Millet iradesiyle yapılacak olan bir seçimi meşruiyetini tartışılabilir bir halde tutarak Türkiye'ye sadece ve sadece 'cumhurbaşkanı olacağım' demek suretiyle bir inatla girdiği yarışta farkında olmadan milletimize, devletimize, demokrasimize zarar verir bir konuma gelmiştir" ifadesini kullandı.
Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın devletin imkanlarını kullandığını anlatarak, şunları kaydetti:
"Jandarma, polis, kaymakamlar, valiler emirlerinde, hangi kamu kuruluşu varsa onun müdüründen memuruna kadar hepsi görevlendirilerek bir çalışma sürdürülmektedir. Adı da basit. 'toplu tesislerin açılışı', 'toplu temel atma törenleri' vesaire vesaire."
AK Parti'nin 12 yılda özellikle TOKİ tarafından düzenlenmiş olan toplu temel atma ve açılışlarına sonuçları itibariyle dikkat edildiğinde, Türkiye'nin her tarafında inşaat, her tarafından şantiye, her tarafında tesis, her tarafında yeni yapılmış bina görülmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, bu tesislerin hiçbirinin Ovacık'a uğramadığını söyledi.
Bahçeli, şimdi aynı şeyin cumhurbaşkanı seçimi için kullanıldığını ifade ederek, "Devletin imanları kullanılıyor. Böyle bir durumda haksız bir rekabet var. Devletin imkanlarıyla geçmiş seçimlerde uygulananların cumhurbaşkanlığı seçiminde de uygulama hallerinde seçilecek olan cumhurbaşkanının hangi şaibeler altında kalacağı, bugünden belli" dedi.
"Bu dalga hep bizim sahile mi vuracak?"
Bazı yandaş köşe yazarlarının ve televizyon yöneticilerinin Başbakan Erdoğan'ı şimdiden cumhurbaşkanı yaptığını vurgulayan Bahçeli, "Hele bunların içerisinde bir tanesi var. Paralel devletten dolayı gölgelenmiş olan bir adam, iki günde ne olduysa aldatılmış kaldırılmış, beslenmeye alınmış. Şimdi diyor ki, 'Recep Tayyip Erdoğan kesin kazanır' Bu nasıl bir edeptir? bu nasıl bir düşüncedir? Bu nasıl bir demokratik adam olmak demektir? Daha seçimlere 5 gün var biraz saygılı olun" diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bugün için devletin imkanlarıyla bunu kullanmış olabilirsiniz ama öyle bir gün gelir ki, bugün her sabah 6.30'da başlayan adam kapma, bir gün de Adalet ve Kalkınma Partilileri kapma yarışına dönüşürse ne olacak? Herkes kendisine 'kimse dokunamayacak' diye mi düşünüyor? İşte silahlı kuvvetleri kaptılar, arkasından emniyeti kaptılar, 'kumpas', 'montaj' dediler. Şimdi de "dalga dalga geliyor' diyorlar. Bu dalga hep bizim sahile mi vuracak? Bir de döner AKP'ye vurursa ne olacak? O zaman buralarda yaşayan, hiçbir emek, ter dökmeyen ama sizleri istismar ederek siyaset yapanlar gün gelir bu dalgaların içerisinde bir kapılırsa ne olacak acaba? Bir gün yanınıza nasıl gelecek? Bunları hep iyi düşünmek lazım. Güçlü olduğunuz zamanlar daha mütevazi olacaksınız, daha adil olacaksınız, daha kimsesizlerin, yoksulların yanında olacaksınız. Ben 'her şeyi bilirim, her şeyi yaparım' diyerek iftiralarla yalanlarla bu iş yürümez."
Başbakan'ın dün akşam bir televizyon kanalında konuştuğunu anlatan Bahçeli, "Diyor ki, 'Ben Bakanlar Kurulu'nu ayda en az bir defa toplarım. Ya oraya giderim ya yanıma alırım. Konuşuruz görevlerimizi belirleriz, çalışırız'. Yani anayasaya aykırı bir cumhurbaşkanlığı yapacağını söylüyor. Anayasaya aykırı bir suç işlediğin gün zaten yüce divanlıksın. Sana kimse cumhurbaşkanlığı yaptırmaz ama 'illa yapacağım' diyorsan bunu da 'ben kendim yapacağım' diyorsan bunun sonuçlarına da katlanacağını söylemen lazım" şeklinde konuştu.
Bahçeli, şöyle devam etti:
"Ama 'ben bugünkü Anayasal rejim içerisinde cumhurbaşkanlığı seçimini yapılmasını arzu ediyorum. Burada da aday oluyorum. Başbakanlık görevimi de bırakıyorum. Diğer aday kardeşlerimle de eşit ve adil olarak yarışıyorum. Cumhurbaşkanı olursam Anayasa çerçevesinde çalışacağım. Anayasada ki yemine sadık kalacağım ve Türkiye'de herkesi adil kucaklayacak, adil, tarafsız herkesi kucaklayan bir cumhurbaşkanı olacağım' diye söylemesi gerekirken tutturduğu, pazarlıklı konuşturduğu bir gazeteci, televizyon yöneticisi karşısında ayak ayak üstüne atıyor, sanki ayın 10'unda adaylığı kesinleşmiş cumhurbaşkanı olmuş beyefendi. Ondan sonrada ne yapacağını anlatıyor. Bu, siyasi yönden yanlıştır. demokratik kültürümüze aykırıdır."
Bir çok siyasi parti ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun eklenmesiyle Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek verdiklerini ifade eden Bahçeli, İhsanoğlu'nu MHP olarak cumhurbaşkanı görmek istediklerini kaydetti.
Her zaman seçimler sancılı olmuştur
MHP Genl Başkanı Bahçeli, Karabük'te düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada da 12. cumhurbaşkanını seçeceklerini belirterek, bundan önceki cumhurbaşkanlarının TBMM'nin seçildiğini söyledi.
TBMM'de seçim yapılırken, huzur içerisinde, güven ortamında, Türkiye'yi istikrara kavuşturabilecek bir süreçte gerçekleştirilemediğini anlatan Bahçeli, "Her zaman seçimler sancılı olmuştur, her zaman seçimler bir siyasi krizin başlangıcı veya bir siyasi krizin sonuçlanmasını ortaya koymuştur. O bakımdan Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimleri sorunlu bir seçim olmuş, zaman zaman muhtıralara, zaman zaman darbelerle ara rejimlerin yaşanmasına da fırsat tanımıştır. Bu tecrübeleri bir kenara bırakmamak lazımdır" diye konuştu.
Bahçeli, 1980 ara rejiminde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinden örnekler vererek, "Bu sıkıntıları yaşayarak geliyoruz ama arada bir fark var. Şimdi ise mecliste değil sizlerin iradesiyle cumhurbaşkanı seçilecektir. Bu, çok önemli bir adımdır. Demokrasimiz için, devletin başını seçmede millete müracaattır. Bunu milletimiz olarak iyi değerlendirmek durumunda olmalısınız" ifadesini kullandı.
Başbakan ve Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığının kesinleşmesinin ardından Başbakanlık görevinden istifa etmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:
"Bir şahsiyet var, 'Ben cumhurbaşkanı olacağım' demiş geçmişte de bu arzusu vardı, fakat sonuç alamayacağını anladığı için kardeşi Abdullah'ı önermiş, şimdi ise diyor ki 'Ben kardeşliğimi yaptım, Abdullah bana kardeş olsun' diyerek 'aday ben olayım' diyor. Şimdi bu olma hakkını kullanabilirsin. Partin uygun görmüş seni aday göstermiş olabilir, milletvekilleri desteğini vermiş aday olman için imza atmış olabilir. Ama siyasete erdem getireceksen, siyaseti adil, dürüst, bütün adaylar arasında eşit yapmayı düşüneceksen birinci görevin diyecektin ki, 'Ben Başbakanlıktan ayrılıyorum. Diğer aday kardeşlerimle eşit ve adil ortamda yarışa giriyorum' demen lazım. Hayır Başbakan olarak devam ediyor."
Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın devletin bütün imkanlarını kullandığını belirterek, "Böyle bir seçim ortamında gerilim artıyor, bölünme artıyor, cepheleşme artıyor, iç savaşa doğru adım adım geliniyor. Ekonomik kriz önümüzdeki günlerde önemli olaylara sebebiyet verecek hale geliyor. Böyle adil olmayan bir seçimle seçilmiş bir cumhurbaşkanlığın meşruiyeti tartışılır hale gelebilir" şeklinde konuştu.
"Türkiye'de öfke kabarıyor"
Erdoğan'ın önce yargının önüne çıkarak aklanması gerektiğini savunan Bahçeli, şöyle devam etti:
"Cumhurbaşkanlığı makamında kutuplaşma olacaksa, cumhurbaşkanlığı makamında cepheleşme olacaksa, cumhurbaşkanlığı makamında kamplaşma olacaksa, orada gerilim stratejisi devam edecek, etkin temelli bölünme körüklenecek, mezhep temelli ayrımcılık teşvik edilecekse, Türkiye'nin başı da bölmeye yönelik bir hale gelecekse sonunuza katlanmak mecburiyetinde olacaksınız. Bu vebal Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy vermiş herkes için geçerlidir. Türkiye'de öfke kabarıyor. Yarın Allah muhafaza bu gerilim bir çatışmaya yönelirse ne AKP kalır ne siyasi diğer partiler kalır."
Bahçeli, bunları geçmişte yaşadıklarını, o nedenle bir kararın ertesinde olduklarını ifade ederek, "17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvetten aklanmayan, paklanmayan bir Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı olamaz, olmaması gerekir. Çık yargının önüne önce Adalet ve Kalkınma Partisi'ne el vermiş kardeşlerin huzurunda yargıya git aklan, paklan, temizlen, sana her türlü iftiranın yapıldığını ispat et, gel bu milletin başına geç, bu millet sana saygı duysun. Yargıçları sürerek, diğerlerini ortadan kaldırarak bu yol olmaz. Hal böyle olunca Recep Tayyip Erdoğan'dan cumhurbaşkanı olmaz, olmamalı" diye konuştu.
Devletin başsız kalmayacağını, "Kim olsun?" dendiğinde 12 partinin bir araya gelerek Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday gösterdiğini anlatan Bahçeli, partisinin de İhsanoğlu'na destek verdiğine vurgu yaptı.
Bahçeli, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili'yi ziyaret ettikten sonra Bartın'a geçti.
Muhabir: Ahmet Özler, Ersin Turan
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


