TBMM
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Çiçek, dün Genel Kurul'da CHP Grup Başkanvekili Muharem İnce'nin kendisine ve TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a yönelik sözlerinin anımsatılması üzerine, ''Kaba ve yaralayıcı üslubun, saygısızca söylenen sözlerin ne kendisine ne partisine ne de siyaset kurumuna bir getirisi olmaz. Bu siyaset değildir, boşboğazlıktır. Ne yapalım, boşboğazı cehenneme atmışlar, 'cehennemin odunu yaştır' demiş'' açıklamasında bulundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'yla dün görüşürken üzüntüsünü ifade ettiğini belirten Çiçek, Kılıçdaroğlu'nun İnce'yi ikaz ettiğini söylediğini aktardı. Çiçek, ''Belli ki Sayın Genel Başkan da bu üsluptan rahatsız'' dedi.
Genel Kurul'da dün yapılan işlemde İçtüzük hükümlerine aykırı bir durum olmadığını vurgulayan Çiçek, olağanüstü toplantı çağrısı karşısında İçtüzüğün hükümlerinin harfiyen uygulandığını söyledi.
İşlemlere hiç kimsenin itirazının olmadığını belirten Çiçek, şu değerlendirmede bulundu:
''İçtüzüğe ve teamüllere uygun bir işlem yaptık Meclis olarak. Eğer kendince yanlış bir şey varsa bu kadar kaba, bu kadar saygısız bir üslup kullanmak yerine daha düzgün bir ifadeyle kendince yanlış bulduklarını söyleyebilirdi. Bir başka husus da şudur; dün toplantıya bana verilen bilgiye göre 125 sayın milletvekili katıldı. Biri bağımsız. Yani toplantı isteyen iki partiden katılan milletvekili sayısı 124'tür. Halbuki iki partinin Meclis'teki toplam sayısı 164. 8'inin gelemeyeceğini biliyoruz, geriye 154. Demek ki 154 katılması mümkün olan sayın milletvekilinden dünkü yoklamada 124 kişi var. Yani 30 kişi toplantıya katılmamış. Nasıl olacak da TBMM Başkanvekili, 'toplantı yeter sayısı vardır' diyecek Meclis'i açacaktı. Bunu görmek lazım.
Terör gibi herkesin yüreğini yakan bir olay Meclis'te konuşulacaktı, toplantı yapılabilseydi. Böylesine önemli bir olay için kullanılacak üslup bu mu olmalıdır? Daha ciddi, daha sorumlu davranmak gerekirken, sorunlu konuşmalar zaten kamuoyunda başka tartışmalar açar. 'Bunlar toplantı yapsaydı böyle bağırıp, çağıracaktı' tarzında bir kanaate götürür.''