WASHINGTON
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD'nin başkenti Washington'daki temasları kapsamında Amerikan-Türk Konseyi'nin (American-Turkish Council-ATC) kahvaltılı toplantısına katıldı.
Toplantıda konuşan Kılıçdaroğlu, Türk ekonomisinin sıcak siyasete teslim edilmemesi ve ekonomiyi güçlü kurumların yönetmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’ye giden yabancı yatırımcının önünü görebilmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, yatırımcılar için o ülkedeki demokrasi ve insan haklarının da önemli olduğuna dikkati çekti.
Yabancı yatırımcının güven duyması için o ülkenin Merkez Bankası’nın özgür olması, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özerk olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, kamu harcamaları ve kamu ihalelerindeki saydamlığın ve objektifliğin de önemine işaret etti.
"Türkiye, TTIP sürecinde devredışı bırakılmamalı"
Kılıçdaroğlu, CHP olarak Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği için her türlü desteği hükümete verdiklerini kaydederken, ABD ile AB arasındaki Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması (TTIP) sürecinin de kendileri açısından çok önemli olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, bu sürecin müzakerelerinde mutlaka Türkiye'nin de görüşünün alınması gerektiğini, Türkiye'nin devredışı bırakılması halinde bu anlaşmanın Türk ekonomisine çok zarar vereceğini belirtti.
Türkiye'de değişimi ve dönüşümü savunan CHP
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine, gittikleri pek çok ülkede Türkiye'de bir ana muhalefet partisinin varlığının yeteri kadar hissedilmediğini, Türkiye'nin sadece AK Parti'den ibaret olduğu gibi bir algının bulunduğunu gördüklerini kaydederek, "Oysa biz 90 yıllık bir partiyiz, Türkiye'nin kuruluşunda harcımız var ve kendimizi tüm dünyaya anlatabilmeliyiz. Biz seküler sistemi, kadın-erkek eşitliğini, özgürlüğü ve demokrasiyi, sivil toplumu, üniversitelerin özerkliğini savunuyoruz, yani biz yönümüzü ve yüzümüzü çağdaş uygarlığa çevirmiş bir partiyiz. Şöyle bir algı vardı, 'Adalet ve Kalkınma Partisi Türkiye'de değişim yapmak istiyor, Türkiye'de modernleşmeyi gerçekleştirmek istiyor ama CHP buna engel oluyor'. Ama bugün geldiğimiz noktada şu çok net ortada, Türkiye'de değişimi ve dönüşümü, uygarlığı, seküler sistemi savunan CHP'dir ve değişime karşı olan, Türkiye'yi bir ortaçağa, bir Ortadoğu ülkesine dönüştürmeye çalışan parti de başka bir partidir" dedi.
Kılıçdaroğlu, CHP'nin dış politikasını da, "samimi, tutarlı, karşılıklı eşit çıkar dengeleri üzerine kurulu, yönünü batıya, çağdaş uygarlığa çevirmiş" bir dış politika olarak tanımladı.
Anayasa Mahkemesi'nin kararı
Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi'nin Mustafa Balbay ile ilgili kararına ilişkin olarak da "Anayasa Mahkemesi şimdi bugün bir karar vermiş, umarım bu karar (CHP'nin tutuklu İzmir Milletvekili Mustafa Balbay) Sayın Balbay'ın özgürlüğüne kavuşmasına önemli bir katkı yapmış olur" dedi.
Bütün komşularımızla kavgalıyız
Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası İlişkiler Okulu’ndada bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, "Komşularla sıfır sorun politikasını gündeme getiren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu. Fakat kaderin cilvesine bakın ki şu anda komşumuz kalmadı. Bütün komşularımızla kavgalıyız. 'Sıfır sorun' diyeceksiniz ama herkesle kavga edeceksiniz, bu kolay becerilecek bir başarı değil" dedi.
AB çifte standart uygulamamalı
Kılıçdaroğlu, "Biz Türkiye’nin Avrupa için kolay hazmedilecek bir ülke olmadığı biliyoruz, bunun bilincindeyiz ama Avrupa Birliği’nin bu gerçekten yola çıkarak bize çifte standart uygulamaması gerekir" şeklinde konuştu.
Yanlış bir politika Suriye’de şiddetin artmasına yol açtı
Kılıçdaroğlu, "İktidarda biz olsaydık, kesinlikle El Kaide, El Nusra gibi militanların Türkiye topraklarından Suriye’ye girmesine asla izin vermezdik. Cihadcı grupların Türkiye’de kamp kurmalarına asla izin vermezdik. Türkiye üzerinden El Kaide’ye silah gönderilmesine asla izin vermezdik. Suriye’de çatışan taraflardan biri durumuna asla gelmezdik. İzlenilen yanlış bir politika Suriye’de şiddetin artmasına yol açmıştır" ifadelerini kullandı.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Mısır'la ilişkilerin bozulmasının da Ortadoğu’nun geleceği açısından bir risk olduğunu söyledi.