İSTANBUL
Müslüman Düşünürler Forumu Genel Sekreterliği ve Müslüman Parlamenterler Forumu Genel Sekreterliği tarafından düzenlenen "Halk İradesine Darbe Karşısında Dünyanın İmtihanı" başlıklı konferans başladı.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye olarak gerek Arap Baharı sürecinde gerekse başka konularda sürekli insan haklarının, demokrasinin, hakkın ve haklının yanında, hürriyet, adalet, eşitlik, refah, adil paylaşım, iyi yönetim diyen anlayışların yanında durduklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
"Bu bir şahsın yanında duruş değildir. Bazıları bunu 'İhvan'nın yanında duruş' gibi takdim ettiler. Bizim duruşumuz ilkesel bir duruştur.
Bu duruş çerçevesinde kim ki haksızlığa muhatap oluyorsa, onun yanında durmayı hepimizin temel prensip edilmesi lazım. Eğer bunu başarabilirse dünya milletleri, devletleri emin olun haksızlık hiç bir yerde yeşermek için kendisine uygun iklim, arazi asla ama asla bulamaz."
Bozdağ'ın konuşmasında öne çıkan önemli ifadeleri şunlar:
- "Bütün ülkeler veya ulusal ya da uluslararası toplumlar, bütün dünyaya çıkar gözlükleriyle baktığı zaman dünyada kıyamete kadar sağlıklı ve adil, barış içerisinde, herkesin refah içinde yaşadığı, eşitliğin, hürriyetin, barışın tam olduğu bir düzeni kullanma imkanı asla olmayacaktır"
- "Öyleyse bu çıkar konusunu insan hakları açısından hep beraber revize etmemiz lazım. Adalet, hürriyet, insanların yaşama hakkı açısından revize etmemiz lazım"
- "Ülkeler için 'demokrasi, hürriyet, eşitlik' diyoruz. Peki uluslararası toplum, yapılar, devletler için eşitlik, demokrasi ne zaman diyeceğiz?"
- "Bu işin uluslararası toplum müdahil olmadığı sürece uzun bir sürece devam edeceği de hepimiz tarafından açık şekilde görülüyor. Acaba Suriye'de ölenler gayrimüslim olsaydı BM bu kadar seyirci kalır mıydı? Kalmazdı. Bizim onun için insana ve haklarına dil, din, mezhep eksenli bakışı artık sorgulamamız lazım."