KÜTAHYA
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ''Sağlık çalışanlarına şiddet eylemini yineleyen kişilerin tutuksuz yargılanmamaları hususunda Adalet Bakanlığımız ile çalışmalara başladık'' dedi.
Kütahya Valiliği'ni ziyaret ederek, Vali Kenan Çiftçi'den ilde yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi alan Akdağ, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Akdağ, bir gazetecinin, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet eylemlerine ilişkin sorusu üzerine, sözlü veya fiili olsun sağlık çalışanına şiddetin hiçbir türlüsünü kabul etmediğini, bu konuda çok kararlı olduğunu daha önce de ifade ettiğini söyledi.
Herhangi bir şiddet davranışı gösteren ve daha sonra bunu tekrarlayan kişilerin tutuksuz yargılanmalarını doğru bulmadığına dikkati çeken Bakan Akdağ, şöyle devam etti:
''Bir kişi gidecek, görevi başında bir doktora, bir hemşireye saldıracak, hücum edecek ve bunu 2-3 gün sonra bir daha yapacak. Birincisinde neyse ama ikincisinde de tutuksuz yargılanacak. Sağlık çalışanlarına şiddet eylemini yineleyen kişilerin tutuksuz yargılanmamaları hususunda Adalet Bakanlığımız ile çalışmalara başladık. Gerekirse Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile görüşeceğim. Toplumda hastalıklı ruh haline sahip, şiddeti alışkanlık haline getirmiş, bunu, görevi insan hayatı kurtarmak olan, hayatını buna adamış sağlık çalışanlarına karşı bile gösteren kişilere asla müsamaha göstermeyeceğiz. Daha birçok tedbir alacağız. Önümüzdeki bir ay içinde hem vatandaşlarımız hem de sağlık çalışanları için şiddet eylemleriyle ilgili tedbirler peşi sıra gelecek.''
28 Şubat
Akdağ, Dumlupınar Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Kütahya 4. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, 28 Şubat sürecinde postal sesini duyar duymaz hazır ola geçenler arasında yüksek yargı mensupları, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeleri, üniversite hocaları, siyasetçiler, sermaye sahipleri, medya patronları ve köşe yazarları gibi kesimler olduğunu söyledi.
Bu sözünden, o dönem için bu vasıflara sahip olan herkesi suçladığının anlaşılmamasını istediğini belirten Akdağ, şöyle devam etti:
''Her kim 28 Şubat'ta birilerinin postalını yalamışsa, sözüm onlaradır. Bunlar 1960'ta Adnan Menderes ve arkadaşlarını şehit edenlerin kafa ve ruh yapısını taşıyanlardır. Bu kafa yapısı, 12 Eylül'de yaşlarını büyüterek astıkları çocuklar için, 'Asmayıp da besleyecek miydik' diyen kafadır. Bu kafa yapısı, 'Bir sağdan astık, bir soldan astık' diyecek kadar insanlıktan nasibini almamış olanlardır. Onlar bilsinler ki, bu zulme ortak olmuşlardır. Bir de maalesef günümüz politikacıları içinde bütün bunlara alkış tutan, avukatlık yapanlar var. Bunlar kim biliyor musunuz? Kim 'Ben Ergenekon'un avukatıyım' dediyse, kim 'Neredeymiş bu Ergenekon, bana gösterin' dediyse, işte onlar 1960'ın, 1980'in, 28 Şubat'ın kafa yapısını taşıyan, maalesef darbe heveslilerine alkış tutan, 'Vesayetinizden memnunuz' diyenlerdir. Darbeler demokrasinin kara günleridir ve darbeleri yapanlar demokrasinin de ülkenin de yüz karalarıdır.''