ANKARA - İLKNUR ÇETİNBAŞ
Ankara'da yapılan Süper Lig Finali'nde, kendisine ait erkekler 100 metre Türkiye rekorunu 10.01'e çeken ve ENKA Spor'un, erkekler kategorisindeki şampiyonluğunda büyük rol oynayan Jak Ali, AA muhabirine, geride kalan sezonu değerlendirdi.
İnişli çıkışlı bir sezon geçirdiğini, buna rağmen kötü durumdayken bile iyi dereceler çıkardığını anlatan 26 yaşındaki atlet, "Bu sezon 3 kez en iyi derecemi koştum, 3 kez Türkiye rekoru kırdım. Geçen sezon sakatlıktan dolayı çok iyi antrenman yapamamıştım, bu yıl acısını çıkardım. Koşabildiğim ve sağlıklı olduğum için mutluyum" diye konuştu.
Her yarışı tek tek ele aldığını anlatan Jak Ali, "Her yarışı bir bir geçmeliyim. Hep en iyi performansımı yaparak ilerlersem, bu beni olimpiyat madalyasına taşıyacaktır. Bu sezonu iyi geçirdim, göreceksiniz, gelecek yıl çok daha ilginç olacak" ifadelerini kullandı.
"Türkiye, Akdeniz'in Karayipler'i gibi"
Jak Ali, Türkiye'ye 2012 yılının sonunda geldiğini, burada kendini evinde gibi hissettiğini söyledi.
Türkiye'nin, Akdeniz'in Karayipler'i gibi olduğunu dile getiren milli atlet, "Burada çok mutluyum. Dünyayı gezdim ama hiçbir ülkeyi bu kadar sevmedim. Olimpiyatlarda ay yıldızı formayı giymek en büyük isteğim" dedi.
Zor bir çocukluk geçirdiğini anlatan Jak Ali, şunları söyledi:
"Annemle babam ben küçükken ayrıldı. Annem Amerika'da, babam ise Jamaika'da yaşıyor. Ben babamla kaldım. Babam dini sebeplerden koşmama izin vermeyince evden kaçtım ve spora 19 yaşımda halamın yanında başladım. Babam spor yapmamı değil, dinle ilgilenmemi istiyordu. Benimse tek isteğim koşmaktı."
Jamaika'da çok sayıda atlet olduğunu vurgulayan Jak Ali, "Jamaikalı atletlerin fizik üstünlüğü olduğunu söylüyorlar ama ben, fizik üstünlüğüne değil, çok çalışmaya inanırım. Jamaikalılar çok çalışıyorlar. Bin kişinin içinde kendinizi göstermeye çalışıyorsanız, mecburen en iyi olmak, çok çalışmak zorundasınız" diye konuştu.
"Gençlere erken yaşta fazla yükleniyorsunuz"
Jak Ali, Türkiye'de çok sayıda yetenekli genç olduğunu ancak antrenman programlarının, performansları en üst seviyeye çıkaramadığını savundu.
Antrenman sisteminin oluşması halinde birçok sporcunun olimpiyat barajını geçebileceğini kaydeden milli atlet, "Gençlere erken yaşta fazla yükleniyorsunuz. Özellikle koşuda çok fazla teknik, mekanik hata var, güç yok. Çocuklara kulüp yarışmaları dışında daha fazla yarışma imkanı yaratabilirseniz, gerçek potansiyellerine daha çabuk ulaşacaklardır" ifadelerini kullandı.
Özbilen: "Kim koştu da önünü kapadık?"
Jak Ali'yi Türkiye'ye getiren menajer Önder Özbilen ise milli atleti yabancı statüsünde getirdiklerini, iki tarafın da birbirini çok sevmesiyle millilik fikrinin ortaya çıktığını söyledi.
Jak Ali'nin, sporla yatıp sporla kalkan bir genç olduğunu, hiçbir kötü alışkanlığının bulunmadığını vurgulayan Özbilen, "Jak, Türkiye'de çok rahat etti çünkü burası, ayrımcılık olmayan bir ülke. İnsanlar sizi kabulleniyor. Jak, şu an tamamen olimpiyatlara odaklanmış durumda. 100 ve 200 metrelerin yanı sıra 4x100 bayrak takımıyla da final bekliyoruz" diye konuştu.
"Jak, dinimizi öğrenmeye çalışıyor"
Önder Özbilen, "Jak Ali'nin babası koyu bir Hristiyan ve zamanında kendisine çok baskı yapmış. Jak Müslümanlığı okuyor. Dinimizi öğrenmeye çalışıyor. Şu an bir şey yok ama Müslümanlığa sıcak bakıyor" ifadelerini kullandı.