29 Kasım 2017•Güncelleme: 29 Kasım 2017
İSTANBUL
Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Mehmet Güllüoğlu, afetlerin, eskiden devlet kurumlarının vazifesini oluşturan bir alan olduğunu anımsatarak, "Bu iş sadece devletin işi değildir. Özel sektör artık bazı konularda devletten sermayesiyle, insan kaynağıyla, ekipmanıyla, teknik kapasitesiyle daha güçlü. Çok daha fazla rol üstlenebiliyorlar." dedi.
Güllüoğlu, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Uluslararası İş Birliği Platformu’nun (UİP) düzenlediği ve bu yıl "Geleceğin Tasarımı: Küreselleşmenin Yeni Sınavı" temasıyla düzenlenen 8. Boğaziçi Zirvesi’nin, "Mülteciler: İnsani Zorlukları Aşmak" başlıklı oturumunda yaptığı konuşmada, insani yardım ve kalkınma yardımlarının ilişkisi konusunun ele alındığını hatırlattı.
8. Boğaziçi Zirvesi'nde devlet, özel sektör, insani yardım sektörü, Birleşmiş Milletler gibi farklı sektörlerden insanların bir araya geldiğini belirten Güllüoğlu, mülteciliğin kök sebepleri, afetler ve dünyada etkili olan çatışmalardan kaynaklı mültecilik ile Türkiye'nin bu konuda yaptığı faaliyetlere değindi.
Afetlerin, eskiden devlet kurumlarının vazifesini oluşturan bir alan olduğunu ifade eden Güllüoğlu, şunları kaydetti:
"Bu iş sadece devletin işi değildir. O toplumda yaşayan herkesin sorunudur. Herkesin adım atması gereken bir konudur. Özel sektör artık bazı konularda devletten sermayesiyle, insan kaynağıyla, ekipmanıyla, teknik kapasitesiyle daha güçlü. Çok daha fazla rol üstlenebiliyorlar. Özel sektörün sadece afetlere müdahale ve rehabilitasyon kısmının değil, risk azaltma kısmının artırılması için hususi çalışmalara ihtiyaç oluğunu düşünüyorum. Afet sektörü diye bir özel sektör vardır. Dünyadaki çalışmalar şunu gösteriyor, 1 doları risk azaltmak için harcarsanız, muhtemel bir afette 4-7 dolar arasında parayı tasarruf edebiliyorsunuz. Ama benim en çok altını çizmem gereken konu ise kurtardığınız hayatlar."
"Türkiye hükümeti bütün kaynaklarını tahsis etmiş durumda"
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Irena Vojackova-Sollorano ise hükümetlerin artık her şeyle ilgilendiği dönemin geride kaldığını söyledi. Bütün toplumun, özellikle felaketler döneminde bir araya gelmesi ve üzerine düşeni yapmasını, "Kesinlikle olması gereken." diye nitelendiren Sollorano, şöyle konuştu:
"Bu gerçek de kendini defalarca kanıtladı. Türkiye'de de çok güzel işlev gösteren bir sisteme sahibiz. AFAD var bizlerle birlikte. AFAD felaketler zamanında kısa süre içinde olay yerine ulaşıyor ve hayatları kurtarmak için çalışmalar gerçekleştiriyor. Can ve mal kaybının önlenmesi için elinden geleni yapıyor. Bir felaket sonunda bütün toplumun yaralarının sarılması lazım ve toplumun yaraları ancak özel sektör ve sivil toplum da bir araya geldiğinde sarılabiliyor. Türkiye'de çok güzel örnekler var, bu durumun uygulandığı, hayata geçirildiği. Türkiye'de mülteci durumuyla karşı karşıyayız. 3,5 milyon mülteciyi barındırıyor Türkiye. Bu noktada Türkiye hükümeti bütün kaynaklarını tahsis etmiş durumda. Mevcut bütün kaynaklarla mültecilerin yaşamlarını devam ettirmelerini sağlıyor."
Sosyal bir entegrasyon gerçekleştirmek için istihdamın önemli olduğunu, bunda da özel sektöre önemli görevler düştüğünü dile getiren Sollorano, şöyle devam etti:
"Bizler özel sektörle iş birliği gerçekleştiriyoruz. Birleşmiş Milletler olarak, Türkiye'deki sistemin bir parçasıyız. Felaketlere müdahalenin, yaraların sarılması sürecinin bir parçası olduğumuz için çok mutluyuz. Özel sektörle güçlü bir iş birliği içindeyiz. Bu da zaten sonuçlarını veriyor. Mülteci krizine baktığımda orada birçok faaliyetin gerçekleştiğini görüyoruz, birçok belediye tarafından, Türkiye genelinde. Bu noktada istihdamın desteklenmesi konusunda iş birliği gerçekleştiriyoruz özel sektörle. Bu örnekler gerçekten de çok önemli ve etkililer. Çünkü Türkiye, dünya genelinde en fazla mülteci popülasyonu barındıran ülke. Hükümet, özel sektör ve sivil toplumun işbirliğiyle mülteciler burada yaşamlarını sürdürebiliyorlar."
"Türkiye gerçek yüzünü gösterdi"
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Magdy Martinez-Soliman ise dünyanın çözülmemiş insani krizin eşiğinde olduğuna işaret etti. Türkiye'nin Suriye krizinde gerçek yüzünü gösterdiğini dile getiren Soliman, dünyada 150 milyondan fazla insanın doğal felaketler ve çatışmalardan etkilenmiş durumda olduğunun altını çizdi.
Muhabir: Çiğdem Alyanak, Güç Gönel