27 Temmuz 2016•Güncelleme: 27 Temmuz 2016
İSTANBUL-Sefa Mutlu
Emekli Özel Kuvvetler Albayı Abdülkadir Uğurlu, irticai faaliyetten orduyla ilişkisinin kesilmesi ve askeri lise döneminden itibaren karşılaştığı FETÖ yapılanması hakkında AA muhabirine açıklamada bulundu.
Yetiştirilme tarzında şehadet olgusu olduğunu dile getiren Uğurlu, "İnanan insanların gönlünde yatan ölüm şekli şehadettir. Bizde de böyle bir anlayış vardı ve asker olmaya böyle karar verdik. Namazımı askeri liseden itibaren hiç saklamadım. Kuleli Askeri Lisesi'nde o zamanlar mescit yoktu. Harp Okulu ve görev yaptığım kıt'a da dahil olmak üzere ibadetimi hiç saklamadım." dedi.
Uğurlu, başarılı bir kıt'a kariyeri sürdüğünü anlatarak, sicillerinin yüksek olduğunu ve erken terfiyi hak ettiğini söyledi.
"Saklanmamız lazım' derlerdi"
Üç yıl Sarıkamış'ta görev yaptıktan sonra Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda askerlik hayatına devam ettiğini anlatan Uğurlu, şunları söyledi:
"İlk zamanlar FETÖ veya Fetullah Gülen'in ayrı bir yapı olduğunu hiç kimse fark etmiyordu. Nurcu diye adlandırılıyorlardı. Nur talebelerinin ekibi veya grubu diye bakılırdı. Namaz kılmazlardı. Kılanlar gizli veya imayla kılardı. Tuvalette abdest alırlardı. Ben kızardım onların bu hallerine. Onlar da 'Saklanmamız lazım, atarlarsa ne yaparız' gibi şeyler söylerlerdi. Duvardan teyemmüm yaparlardı. Onları Fetullah'ın grubu diye adlandırmak aklımızın ucundan geçmezdi. 1996'da Nur talebesi bir büyüğümüz, Gülen hakkında 'Boynu altında kalsın. İslam'a onun verdiği zararı Firavun veremezdi.' dedi. O dönemden sonra bunların hareketlerine baktım. Çok elim ve vahim durumdaydılar."
Uğurlu, 1995 Aralık ayında irticai faaliyet nedeniyle ordudan emekli edildiğini aktararak, "İlk atılan grubuz biz. Bir kısmı yüz kızartıcı suç nedeniyle atıldı. Geriye kalanı ise namaz abdest sahibi insanlardı. Nur talebelerinden atılan vardı. Sonradan değişik bir grup olduklarını öğrendiğimiz şahıslardan atılan olmadı. İnançlı insanlar TSK'dan atılırken, FETÖ mensuplarından atılan duymadık." dedi.