İbrahim Erikan
21 Kasım 2015•Güncelleme: 22 Kasım 2015
ADANA - İBRAHİM ERİKAN
Kerkük Vakfı Sözcüsü ve Çankaya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahir Nakip, Suriye'deki Türkmen bölgelerine yönelik operasyonları ve Irak'taki Türkmenlerin durumunu AA muhabirine değerlendirdi.
"Kendi halinde yaşayan" Türkmenlerden silahlananların köyünü ve toprağını korumak için bunu yaptığını söyleyen Nakip, şöyle devam etti:
"Hem Suriye'de hem de Irak'ta, Türkiye hariç herkes Türkmenleri çiğneyip geçiyor. Suriye'nin hiçbir şehri, tamamen Türkmenlerden oluşmuyor. Lazkiye'den tutun Halep'e kadar, Tel Abyad, Azez, Cerablus'a kadar... Ama tamamen Türkmenlerden oluşan bazı köyler var, şimdi bunlar ya PYD'nin kontrolüne girdi ya da DAEŞ'in. Irak'ta da durum bundan farklı değil. Telafer, 350 bin nüfusludur ve tamamen DAEŞ'in kontrolünde, Kerkük nüfusunun şu anda yüzde 25'i Türkmendir, tamamen Kürtlerin kontrolünde. Tuzhurmatu'da Türkmenler hakim, silahlandılar ve şehirlerini koruyorlar ama Peşmerge bunu bir türlü hazmedemiyor."
"Türkiye'nin çok aktif rol alması lazım"
Nakip, ABD'nin Türkmenler ve bölge hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını ve bazı konularda kusuru bulunduğunu ileri sürdü. Rusya'nın da aynı şekilde taraflı ve kusurlu olduğunu iddia eden Nakip, "Türkiye'nin bu durumda çok aktif bir rol alması lazım ve korkmadan, çekinmeden konumunu telaffuz etmesi lazım" dedi. Nakip, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Herkesin bir hesabı var ama hiç kimse DAEŞ ile mücadelede samimi değil. Burada mutlaka siyasi çözümle askeri çözümün yan yana yürümesi lazım. Fırat'ın batısındaki bölgenin, Azez'e kadar güvenlik bölgesi olması, Türkiye'nin olmazsa olmazıdır. Telafer'in kurtarılması, Türkiye'nin olmazsa olmazıdır. Türkiye, hükümet kurulduktan sonra risk alıp mutlaka Suriye'deki güvenli bölge konusunda Rusya, Avrupa ülkeleri ve ABD ile görüşme yapıp dediğini kabul ettirmeli. 'Siz kabul etmeseniz de bu bölgeler, benim için kırmızı hattır, buraları korumam lazım' demeliyiz. Buraları korumadığımız zaman Anadolu tehlikeye düşer."