13 Mayıs 2017•Güncelleme: 13 Mayıs 2017
YALOVA-İsmail Ersan
Bağlarbaşı Mahallesi'ndeki gecekonduda yaşayan 53 yaşındaki Filiz İzi'nin hayatı, 3,5 yıl önce eşinin vefatından sonra daha da zorlaştı.
Eşlerinden ayrılan iki kızı ve 3 torunu ile down sendromlu çocuğunun tüm sorumluluğunu üstlenen İzi, hayatından şikayet etmeden, çocuklarının kimseye muhtaç olmaması için çabalıyor.
İzi, AA muhabirine, 5 çocuk annesi olduğunu ve 2 kızının evli olarak yaşamlarını sürdürdüğünü söyledi.
Diğer 2 kızının eşlerinden ayrıldığını ve çocuklarıyla yanına yerleştiğini belirten İzi, down sendromlu oğlu Kerem ile kalabalık bir aile olarak yaşadıklarını anlattı.
İzi, yaşadığı onca zorluğa rağmen hiçbir zaman karamsarlığa düşmediğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Eşim yaşarken omuzlarımda biraz yük vardı. O öldükten sonra yük arttı. Çok zorlanıyorum. Evin hem babası hem de annesiyim. İkindi vakti gelince el arabamı alıp işe gidiyorum. Yatsıya doğru eve geliyorum. Zor ama yine de şükrediyorum. Beterin beteri var. En azından kimseye el açıp yalvarmıyoruz. Alın terimizle kazandıklarımızı yiyoruz. Sosyal Hizmetlerden ve devletimizden Allah razı olsun, oğlum Kerem'e bağlanan maaş var. O maaşı ona harcıyorum. İster istemez omuzlarımdaki yük çok olduğu için mecburen çalışmak zorundayım. Tek amacım oğlumu mutlu etmek. Kronik astım hastasıyım. Dizlerimde sorun var. Yaşam koşulları çok zor. Bir ihtiyacını alıyorsun diğerini alamıyorsun. Elektrik faturasını yatırıyorum, su faturası kalıyor."
Bir sokağa günde 3 kez gittiğini anlatan İzi, şöyle konuştu:
"Yağmur, kar, kış oluyor, bazen işe çıkıyorum hava çok güzel oluyor ama sonra yağmura tutuluyorsun. Yağmurun dinmesini beklersen hava kararacak çok şey toplayamayacaksın. İster istemez ıslanıyor, zorluk çekiyorsun. Sabahleyin de topladıklarımızı satıyoruz. Bir gün işe gitmediğim zaman bir yerde bir açık oluyor. Günlük 10-25 lira bazen 30 lira kazanıyorum. Benim tek sermayem ayaklarım. Ne kadar çok gezersen o kadar çok karton geri dönüşüme gidecek mal toplama şansın var. O kadar da çok para kazanma şansın var. Kerem'in engelli maaşından başka gelirimiz yok. Tek arzum hayatta ben soğan yiyeyim, çorba içeyim ama bir tek çocuklarım mutlu olsun, iyi yaşasınlar. Kimseye muhtaç olmasınlar. "