ANKARA
28 Şubat dönemine ilişkin, 103 sanığın, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak" iddiasıyla yargılandıkları davanın 37. duruşması başladı.
Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katılıyor. Duruşmayı sanık yakınları da izliyor.
Üye Hakim Süleyman Köksaldı, sanıkların yoklamasını aldı.
Bazı sanık avukatları, müvekkillerinin duruşmalardan vareste tutulmaları için dilekçe verdi.
Duruşmada, sanıklar savunmalarını yapmaya devam edecek.
Emekli Orgeneral Ahmet Çörekçi'nin sorgusu
Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Ahmet Çörekçi'nin, sorgusu yapıldı.
Mahkeme üyelerinden Hakim Süleyman Köksaldı'nın, "Hava Kuvvetleri Komutanı olarak, farklı hükümetlerle MGK toplantılarına katıldınız. Bu hükümetlerle, 54. Hükümet arasında yapılan toplantılar arasında fark varmıydı? Hava nasıldı? Laf çakmalar varmıydı?" sorusuna Çörekçi, "Kanunda yazıldığı şekilde, MGK toplantıları yapılmıştır, hiçbir farklılık yoktur. Merhum Erbakan'a da aynı saygı gösterilmiştir" yanıtını verdi.
Üye Hakim Hakan Oruç'un, "28 Şubat MGK toplantısında, "demokrasi dinle nasıl bağdaşacak?" gibi ifadeleriniz var. Sanki o dönemde, Türkiye'de dini bir yönetim varmış gibi yapılan bir konuşma olarak düşünüyorum. Bu konuşma bir baskı olarak mı yapıldı?" sorusu üzerine Çörekçi, "Ben tüm insanlara, değerleri, düşünceleri ne olursa olsun eşit gözle bakarım. Din, inançlı olanlar için her tarafta geçerlidir, ancak devletin hükümleri anayasada belliyse buna da karşı gelinmesi düşünülemez. Ben, MGK toplantılarına girmeden önce çalışmalar yapıp girerdim, bu da öyle bir değerlendirmem olabilir" dedi.
Oruç'un, "406 nolu MGK kararının taslağı önceden Genelkurmay Başkanlığı'nca hazırlanmış mıydı?" sorusuna Çörekçi, "Hayır" cevabını verdi.
Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin'in, "Dini hassasiyeti yüksek personelin eş ve çocuklarının giyimine dikkat edilmesi, sicil notunun düşük tutulması gibi emirler var. Bu yaklaşımı nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine, Çörekçi, şöyle konuştu:
"Savcılık kendisine uygun yönleri iddianameye almış, olmayanları almamıştır. Bu emir istihbarata karşı koymak içindir ve Genelkurmay her yıl yayınlamaktadır. Bunlar, personeli korumak için gereklidir. İdeoloji, din gibi çeşitli oluşumlar Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sakıncılar getirir. Biz tek tip görünürüz. Dolayısıyla biz, personelimizi takip ederiz. İstihbarata karşı koyma tedbirleriyle ilgili direktif yayınlanmıştır. Bu her sene yazılır. Personeli korumak silahlı kuvvetlerin başındakilerin, karargahın görevidir."
"Sizi kınıyorum"
Müşteki Avukatı Yılmaz Bölükbaşı'nın, "Silivri'de devam eden davalarda Fatih Caminin bombalanması gibi konular gündem oldu. 8 Ekim 1996 tarihinde Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın kullandığı F-16 uçağı, Yunan uçaklarınca düşürüldü. Ben de bir çağrışım yaptı ama bunu söylemek istemiyorum. Bunlar, darbe ortamının hazırlaması, olgunlaştırılması, bunun için mevcut hükümetin ülke içinde ve dışında yalnız olduğunun hissettirilmesi noktasında birtakım eylemler miydi? Böyle olacağına inanmıyorum, ama bunu birkez de sizden duymak istiyorum" sorusuna, Çörekçi, yanıt vermedi.
Bölükbaşı'nın, "dönemin komutanlarının, emekli olmasının ardından bazı şirketlerin yönetim kurullarında görev almasına" ilişkin sorusu üzerine Çörekçi, "Ben emekli olduktan sonra hiçbir firmada çalışmadım. Çalışma hakkımızı niye yasaklıyorsunuz? Biz size ne yaptık? Ben çalışmadım, arkadaşlarımın yüzde 99'u da çalışmadı. Yüzde biri için böyle bir suçlama neden yapıyorsunuz? Sizi kınıyorum" dedi.