ANKARA
Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Sedat Zavar ve İlker Usta, başka suçtan tutuklu sanık Hasan Palaz, tutuksuz sanıklardan 6'sı ile müştekiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Başbakanlığın avukatları katıldı.
Duruşmada, sanıklar Ali Özdoğan ve Enes Çiğci hakkındaki yakalama müzekkereleri ile sanık Serhat Demir hakkındaki gıyabi tutuklama kararının infaz edilemediği bildirildi.
Sanık Mehmet Yüksel'in avukatının beyan ve taleplerini içeren dilekçe verdiği belirtilen duruşmada, sanık Seyit Saydam'ın avukatının da müvekkilinin suçsuz olduğu yönlü dilekçeyi mahkemeye sunduğu kaydedildi.
Müşteki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Ali Özkaya söz alarak, davanın açılmasına sebep olayın, müvekkilinin Davos'ta "one minute" demesiyle başladığını, uluslararası örgütlerin, müvekkilinin yakınındaki kamu görevlilerine, dinleme faaliyetini başlattıklarını bildirdi.
MİT'in çalışmasına göre, akademiden arkadaş olan sanıklar Sedat Zavar ve Serhat Demir'in Eylül 2011'e kadar konuşmalarının bulunmadığına ancak dinleme cihazı konulması sonrasında yoğun biçimde görüştüklerine işaret eden Özkaya, 18 Ekim 2010'daki HSYK, sonrasındaki Yargıtay ve Danıştay seçimleriyle örgütün buralarda yoğun biçimde yer aldığını anlattı. Ardından özel yetkili mahkemeler ve İstihbarat Daire Başkanlığı yetkililerinin herkesi dinlemeye başladığını ifade eden Özkaya, bu tarihten sonra Erdoğan'a karşı, Çözüm Süreci'nin sabote edilmeye ve MİT'in "kumpasa" getirilmeye çalışıldığını kaydetti.
Sanıklardan İlker Usta'nın, amirlerinden izin almadan veya görevlendirilmeden Paris'e giderek, orada müdürlerin toplantısına katıldığını, Ali Özdoğan'ın ise bir buçuk yılda 11 kez yurtdışına gideceğini beyan ettiğini, izin adresini Stuttgart'ta gösterdiğini, buna karşın bunların 9'unda ABD'ye gittiğini söyleyen Özkaya, "Bu örgüt, müvekkilime bir darbe operasyonu yapmayı ve uzaklaştırmayı kafaya koymuş" dedi.
Sedat Zavar'ın, Serhat Demir'i çağırdığını ve yapılanma çerçevesinde cihazları koyduklarını anlatan Özkaya, cihazların bulunmasından sonra "Madem MİT bu böcekleri bulanları tespit etti, biz de MİT'e operasyon yapalım" diye "7 Şubat operasyonunun" gerçekleştirildiğini ifade etti.
Dinleme cihazlarının bulunmasının ardından MİT'in bazı kamu görevlilerinin ismini bildirdiğini ancak örgütün, soruşturmayı saptırmak için "Mehmet Yüksel'in eşini, Başbakanlıktaki sıhhi tesisatçıyı, çaycıyı" dinlemeye aldığını, TÜBİTAK'tan hayali raporların dosyaya konulduğunu belirtti.
"Saydam ve Gölbaşı'ndan şikayetçi değiliz"
Özkaya, sanıklardan Seyit Saydam ve Hurşit Gölbaşı'nın "bu hiyerarşi içinde olmadığı ve yalnızca görevlerini yaptıklarını" düşündüklerini bildirerek, "Sayın Cumhurbaşkanının da onayını aldım. Sayın Cumhurbaşkanı, 'Geçmişte Ergenekon ile Balyoz davalarında haklı haksız herkes aynı torbada yargılandı. Bu hataya düşmeyelim' dedi. Saydam ve Gölbaşı'ndan şikayetçi değiliz. Takdiri mahkemeye bırakıyoruz. Yine, Mehmet Yüksel'in de bu örgüt yapılanması içinde olmadığı ama olayları engelleyemediğinden görevini ihmal ettiğini düşünüyoruz" diye konuştu.
Başbakanlığın avukatı Aşkın da Gölbaşı ve Saydam yönünden şikayetlerinden vazgeçtiklerini, Yüksel'in de örgütle ilgisi olmadığını düşündüklerini kaydetti.
Sanıklardan Zeki Bulut'un avukatı Hakan Yıldız, müvekkilinin illegal örgüt kapsamı içinde gösterilmesinin doğru olmadığını iddia ederek, "Müvekkilim, Sayın Başbakanın koruma müdürüdür ve can güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Başka görevi söz konusu değil. Çok yoğun programı olan Başbakanın bu programlarına eşlik eden müvekkilimin, alt birimleri denetlemesi mümkün değildir. Müvekkilim, bin 550 günlük görevinin yaklaşık bin gününü şehir veya ülke dışında geçirmiştir. Hakkında yakalama veya tutuklama kararı bulunan 4 kişi de müvekkilime bağlı değil" ifadesini kullandı.
Sanıklardan Ali Özdoğan, Sedat Zavar, İlker Usta, Serhat Demir ve Enes Çiğci'nin avukatlarından Hasan Hüseyin Taşpınar, "Müvekkillerim, istenen işleri yerine getirmişlerdir. Atılı suçu işlediklerine dair somut delil yoktur. Müvekkillerimin telefonda görüşmeleri, yurtdışına çıkmaları, delil olarak kabul edilemez" dedi.
Aynı sanıkların avukatlarından Mehmet Sürer de dosyadaki raporları hazırlayan bütün bilirkişilerin mahkemede dinlenilmesini istedi.
Sanıklardan Mehmet Yüksel'in avukatı Beran Çelik de müvekkilinin eşinin, çaycısının dinlenerek, operasyonun yönünün değiştirilmeye çalışıldığının bizzat müşteki avukatınca dile getirildiğini belirtirken, sanık Hasan Palaz'ın avukatı Gökhan Güni, dosyadaki bilirkişi raporunun gerçekleri yansıtmadığını öne sürdü.
Diğer sanık avukatlarının da müvekkillerine yönelik suçlamaları reddettikleri duruşmada konuşan sanık Palaz, müşteki avukatlarının hukuki değil, siyasi değerlendirmelerde bulunduklarını savundu ve "Bir şeyin ispatını istiyorsanız belgesini koyarsınız. Buradakilerin hiçbirini tanımıyorum" dedi.
Zavar ise dolar aktarılan hesabın Gürsel Turan'ın şahsi hesabı olduğunu ifade ederek, "Malzemenin tarafımdan alınması mümkün değil. Satın alma birimiyle alakam yok. Gürsel ile görev birlikteliğim yok. Gürsel hakkında, hesaplarıyla ilgili birçok soruşturmanın devam ettiği bilinmektedir" diye konuştu.
Casusluk suçlamasını reddeden Zavar, "Casusluk nere, ben nere? Ben Suudi Arabistan'a istihbarat eğitimine gittim. Casus olsam orada ne işim var?" dedi.
Cumhuriyet Savcısı Şaban Yavuz, bilirkişilerin huzurda dinlenmesi yönündeki taleplerin reddini istedi. Sorgusu yapılan sanıklar yönünden dosyanın sürüncemede kalmaması açısından, ayırma kararı verilmesinin değerlendirilmesini talep eden Yavuz, varsa soruşturmanın genişletilmesi talebi, yoksa esas hakkındaki görüşlerini bildirmek için dosyanın tarafına gönderilmesi talebinde bulundu.
Ara kararlar
Mahkeme heyeti, MİT görevlisi Orhan Şengül'ün, bilirkişilerin ve sanık Mehmet Yüksel'in avukatının dilekçesinde belirttiği kişilerin duruşmada dinlenmesi taleplerini reddetti.
İhbarcı "Mehmet Kaya"nın araştırılması yönlü ara karardan, "kişinin hayali olabileceği, bulunmasının uzun zaman alabileceği, yargılamayı uzatabileceği" gerekçeleriyle vazgeçen heyet, müşteki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, sanıklardan Gölbaşı ve Saydam hakkında şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle bu sanıklar yönünden müdahilliğine ilişkin ara kararı hükümsüz bıraktı.
Sanıklar Özdoğan ve Çiğci hakkındaki yakalama müzekkereleri ile Demir hakkındaki gıyabi tutuklama kararının infazının beklenmesini kararlaştıran heyet, sanıkların eylemlerinin sübutu halinde, TCK'nın "Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme" suçunu düzenleyen 327. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen, ek savunmalarının alınmasına karar verdi.
Dosyanın, varsa soruşturmanın genişletilmesi, yoksa esasa yönelik görüşünü bildirmesi için savcılığa gönderilmesini, Zavar ve Usta'nın tutukluğunun devamını kararlaştıran heyet, duruşmayı 1 Haziran 2015 saat 15.00'e erteledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Özkaya duruşma sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, "Sayın Cumhurbaşkanının, Sayın Başbakanın, Genelkurmay Başkanımızın, Dışişleri Bakanımızın, MİT Müsteşarlığımızın, yani devletin bütün siyasi karar alma mekanizmalarına, oraya bilgi elde etmek için faaliyette bulunmak, bizatihi kendisi casusluktur" dedi.
Muhabir: Barış Kılıç, Durmuş Koçak
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
