
Osmanlı döneminde "Sarayın arka bahçesi" olarak nitelendirilen Bolu'nun Göynük ilçesi, keşfedilmeyi bekliyor.***
ANKARA - Özcan Yıldırım
Osmanlı sarayının mutfak ihtiyacını karşıladığı için ''Sarayın arka bahçesi'' olarak nitelendirilen Göynük'e tepeden baktığınızda yeşille beyazın hakim olduğu tabloyla karşı karşıya olduğunuzu hissediyorsunuz ilk başta. Tarihi evlerin dibinden kıvrılan yoldan ilçeye indiğinizde ise adeta zamanın durduğunu fark ediyorsunuz.
Arnavut kaldırımlı yollarında şaşkınlık içinde etrafınıza bakarken, meydandaki birkaç asırlık çınar sizi dibinde yorgunluk çayı içmeye davet ediyor usulca.
Zafer Kulesi gelenleri selamlıyor
İlk olarak İskitler'in yerleştiği Göynük, daha sonraları sırasıyla Anadolu'ya hakim onlan her uygarlığa ev sahipliği yapmış. Osmanlı'nın temellerinin atıldığı havzada bulunan ilçede, doğal güzelliklerle tarih adeta bir bütünleşmiş.
İki vadi ve beş tepe üzerine kurulan Göynük'te en dikkat çekici yapı ise Sakarya Muharebesi'nin kazanılmasının ardından inşa edilen Zafer Kulesi. İlçeye en hakim tepede bulunan kule, heybetli duruşuyla yorulmaksızın Göynük'e gelenleri selamlıyor.
Karnınız da gözünüz de doyuyor
Ziyaretçilerinin hem karnını hem de gözünü doyuran Göynük mutfağının namı yüzyıllar ötesine dayanıyor. Tavuk başta olmak üzere sarayın sebze ihtiyacının karşılandığı ilçe, saraya çok sayıda aşçı ve hizmetli de yetiştirmiş.
Bu özelliklerinden ötürü ''sarayın arka bahçesi'' olarak nitelendirilen Göynük, konak ve ahşap cumbalı evlerine sahip çıkarak Osmanlı kenti özelliğini günümüze kadar taşımış. 1987'de Kentsel SİT alanı olarak kabul edilen ilçe, aralarında cami, türbe ve konağın da olduğu 127 tescili yapıyla tarihin izlerini taşıyor.
Tarihi dokusu ve zengin kültürü kadar doğal güzellikleriyle de keşfedilmeyi bekleyen Göynük, yanı başındaki Çubuk ve Sünnet gölleriyle misafirlerine eşsiz güzellikler sunuyor.